Yürü be Tuğçe
Kategori: Köşe gönderi -22 Eylül 2007 tarihinde canarkadaş yazmış..
%46.6 dan sonra Tuğçe Baran’a bir haller oldu, iyi de oldu, en demokrat, en delikanlı kadın yazar (köşe) namını alnının ak sütü gibi hakediyor, mahalle baskısını çok güzel açmış, aslında her zaman, her yerde, her ülkede olan, sağcı ve solcu yobazların her daim baskı yaptığı bir dünyayı çok güzel anlatmış (Bir de içimden bir ses ulan oğlum yeme bu numaraları her gazete de böyle dengeyi sağlayanlar yok mu ? diyor).
Haysiyet, evet!
Dün açtığımız konuya devam.. Demiştim ki Şerif Mardin’in sözünü ettiği “mahalle baskısı” gerçektir, vardır, giderek da artabilir ama “haysiyetsizlik” diye de bir başka gerçek var…
Aman tatsızlık çıkmasın, aman herkes beni sevsin, aman işlerim bozulmasın, aman müdürüme gıcık gitmeyeyim diye diye evet yaşam tarzları değişiyor, cumalara gidiliyor, gösterişli iftarlar veriliyor, Roma tatili yerine umre yapılıyor, etek boyları uzuyor, bikiniler mayolara, mayolar yarı kapalı bir takım giysilere dönüyor falan filan.
Yani mahalle baskısı 3 birimse, haysiyetsizlik 33 birim tam gaz gidiyor.
Kendi istediği için dönenlere hiç itirazım yok. Kendileri bilir, saygı duyarım.
Ama mahalle baskısından korkanlardan da biraz daha fazla “haysiyet” ve cesaret bekliyorum.
Madem etek boylarının yavaş yavaş ve çaktırmadan kısalacağından endişe ediliyor, madem üniversitelerde türban serbest bırakılırsa kimsenin başı açık gidemeyeceğinden endişe ediliyor, madem Malezyalaşmaktan endişe ediliyor..
Eh işte o zaman da “aksiyon” zamanıdır.
Lokantacısından, otobüsçüsüne, gazetesinden öğrencisine herkesin “kendini” koruma zamanıdır..
Yapılacak şey basit.
Olduğu gibi devam etmek!
Bu kadar! Öbür tarafın başını açmaya, çarşafını çekiştirmeye falan gerek yok. Saygı duyarak ama taviz vermeden hayatına devam. Neyse o.
Daha çok açılmaya da gerek yok. Daha çok içmeye de gerek yok. Hele hele kavga etmeye hiç gerek yok.
OLDUĞUNUZ GİBİ KALIN YETER!
Yeterince insan var bu ülkede olduğu gibi kalarak karşı güç oluşturabilecek.
***
Fakat tabii bu seferki bireysel bir eylem olacaktır.
Çağlayan, Tandoğan, Gündoğdu mitinglerine benzemeyecektir. Topluca bir arada olmanın getirdiği tatlı güven olmayacaktır. Bayrakların gölgesi, Atatürk’ün himayesi, polisin kordonu olmayacaktır.
Yaşadığınız yer memleketimizin muhafazakar bir şehri, kasabası veya mahallesi olabilir.
Yalnız kalabilirsiniz.
Arkadaşlarınız sizi yarı yolda bırakabilir.
Zorluklar çekebilirsiniz.
Ama..
Kim demiş ki “haysiyetli” olmak kolaydır diye..
***
Demiş ki bir Utku Keskin yazım hakkında:
“Madem o kadar cesur gitsin de Sultanbeyli’de bir ay yaşasın bakalım “ Mahalle baskısı” nasıl oluyor anlar belki. Ya da Elazığ veya Selçuk Üniversitesinde 1 dönem okusun. Yemez ama. Öyle arabana binip alışveriş merkezinden evine evinden alışveriş merkezine giderek “mahalle” yaşantısını anlayamazsın. Gel bir de Sultanbeyli’nin haftalık pazarında alışveriş yap. 122 S ye binip evine git… İçinde bulunmadığın yaşamı hakkında çıkarsamalar sana mı kaldı…”
Doğru söylüyor. Sultanbeyli’de yaşamıyorum. 122 S’ye değil 59 C’ye biniyorum. Yaşadığım mahallede kapalılar yarıdan fazla ama bir baskı yok.
Ama bildiğim bir gerçek var ki bu ülkede mahalle baskısı oldum olası vardır. Ben bundan 17 yıl önce, bir dinci oğlan, benim için “ kafirdir, bulaşmayın” dediği için tam dört yol boyunca sınıfında tecrit edilmiş biriyim. Hakiki anlamda tecritten söz ediyorum. Ortaokul lise yıllarım kabus gibi geçti. Mahalle baskısı nedir feci iyi biliyorum.
Ama nereye kadar? Aslanlar gibi kendimi korudum ve sonunda kabul edildim.
Haysiyet, evet. Haysiyet!
Bırakın herkes sevmesin sizi. Bırakın çağırmasınlar düğünlerine. Bırakın dolma getirmesinler. Sevilesi insanlarsanız severler, değilseniz yine sevmezler.
Yeter ki olduğunuz gibi kalacak kadar “cesur” ve “haysiyetli” olun.. Ve bunu yaparken de sevimsizleşmeyin..
Tuğçe Baran / Vatan
Bu yazı
22 Eylül 2007 Cumartesi günü 23:34 gibi
Köşe gönderi kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilir,
yorum yapabilir veya kendi sitenizden geri izlemede bulunabilirsiniz.
Benzer Yazılar:
Olay yeri inceleme: Masaldinle.Com →





