Taraf
Change Wind Direction + Stop the Snowfall

  • Tehlike artarak sürüyor..
  • Yazar ahmet samim 25 Ağustos 2007 – 12:25 -

    CUMHURİYET İÇİN EN TEHLİKELİ OLANLAR ; AŞAĞIDAKİ, DİLE, USLUBA SAHİP OLAN, OLABİLEN VE BUNDA BEİS GÖRMEYENLERDİR, MAALESEF BU TEHLİKE ARTARAK ( 1, 2, 3 ) SÜRMEKTEDİR.

    “..Gençlerin yüzde 63′ünün Cuma namazına gitmekte oluşu, vahim bir sonuçtur. Üniversitede bir genç normal olarak ne yapar? Ders çalışır, müzikle ilgilenir, sporla uğraşır, zamanını kız ve erkek arkadaşlarıyla paylaşır.. Bundan üç beş yıl öncesine kadar böyleydi. En fazla sevinen herhalde AKP’dir..”
    Yalçın Doğan 29 10 2006

    Başkan’ın evinin önündeki en tanıdık ama en çarpıcı unsurlar, kapıdaki ayakkabılar. Üçü de erkeklere ait. Üçü de çamurlu. Bir de, kadınının bu zavallı ve hüzünlü görüntüsü beni düşündürüyor. Rol modelleri bu kadınlar mı olacak? Acaba bu evin kadınları hiç mi dışarı çıkmaz’ diye sordurtan bir görüntü. Evin girişindeki holde yere gazete kağıtları serilmiş. Kadının bakışlarında düşmanca veya fanatik bir ifade yok.
    ERTUĞRUL ÖZKÖK 21 Nisan 2006 Hürriyet

    ———————————————————————————————

    Bunlar öğrenci filan değil bunlar fahişe ( Başörtüsü eylemi yapan öğrencilere )

    Fatih Altaylı Babıali Yokuşu/Radyo D 05 09 1999

    ———————————————————————————————

    Sevgili izleyiciler, geçen hafta ben de köpekler demiştim ama Panter Emel
    aradı beni ve ‘Köpeklere hakaret etme’
    dedi. Haklıydı,artık köpeklere hakaret etmeyeceğim’.
    Cüneyt ARCAYÜREK Kanaltürk

    ———————————————————————————————


    Leman Dergisi Kapağı 06 07 2006

    ——————————————————————————————


    Turhan Selçuk 19 04 2007 Cumhuriyet

    ——————————————————————————————-

    Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız.Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz.Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız.”

    Gençlik Orkestrası’nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi..Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz.

    Türkan Saylan 12 04 2007 Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı

    —————————————————————————————

    Başörtüsü yasağını eleştirmek ulusal salaklıktır.( ( 16 Aralık 2005 )

    Gidip yakından bakmalısınız.

    Koca şehirlerde bir tek başı açık, medeni giyimli “Atatürk kızı” gördüğünüzde gözleriniz nasıl takılı kalacak, nasıl tuhaf bir şey görmüş gibi arkasından bakacaksınız, nasıl onun yapayalnız ve istisna olduğunu düşüneceksiniz?..

    7 cumhuriyet okuluna karşı 14 tarikat okulu kurabilmiş yobaz.

    Köylerden, yoksul beldelerden toplatılmış zeki çocuklara yurtlarda gece zikir seansları yaptırıldığını anlattılar bana. Belediyelerde, hastanelerde, kamu kurumlarında artık türbanlı memurlar var.

    “Dinci” olmayanları ayıklayıp atmışlar.

    İktidarın “eskinin yeniden yapılanması” programına uymayan devletin adamları ortalıktan kaybolmuş, sinmişler.

    Valiler yok.

    Kaymakamlar yok.

    Kamu görevlileri yok.

    Cumartesi sabahı dolaştığım Urfa’nın o bir zamanlar tiyatro salonunun bulunduğu, sinemaların yer aldığı, şık restoranların sıralandığı ünlü caddesine baktım:

    Sanki Arabistan. ( 5 Aralık 2006 Hürriyet )

    Erbakan’ın yetiştirdiği, ondan daha zeki ve kamuflajlı veletleri,
    onun başaramadığını başarıyorlar.

    Evet…

    Kansız oluyor…

    Pekiiii; kendini Atatürk devrimlerinin ebedi bekçisi sayan ve
    elinde silahlı güç olanların, tüm bu olanlar karşısında sessiz ve
    seyirci kalmalarına ihtimal veriyor musunuz?..

    Hayır…

    Önümüzdeki günler büyük olaylara gebe.

    Patron kuruluşlarının, esnaf ve işçi örgütlerinin, medyanın, üniversitelerin,
    aydınların pısırık, ikiyüzlü ve çıkarcı tavırları, demokratik olmayan
    müdahaleler olasılığını artırıyor
    .

    Çünkü; bu karşı devrim durdurulmasına durdurulacak.

    Burada Erbakan’ın, “Kanlı mı olacak, kansız mı?” sorusunun karşı versiyonu söz konusudur:

    “Darbeli mi olacak, darbesiz mi?..” ( 07 04 2007 Hürriyet )

    Türkiye Cumhuriyeti’nin bir güç odağı daha AKP’ye geçiyor.
    Bunu ötesinde “Tayyip çıktı Gül çıktı” hiç fark etmiyor.
    Çankaya’da Türkiye’yi temsil eden organda artık türbanlı
    bir bayan olacak. Ben bunu içime sindirmiyorum sindiremiyorum da…

    Eylemlerin şiddetini artırarak devam edeceğini düşünüyorum.
    AKP açısından çok akıllı bir manevraydı. Kendi açılarından kafası
    çalışmayan toplum kesimlerinden büyük puan aldılar
    . ( 24 04 2007 Hürriyet )

    Badem bıyıklar titredi, düşük göbekler zıpladı, tombul eller çırpıldı, yağlı dudaklar haykırdı:
    Bu uyku hali…
    Bu zavallılık…
    Bu zekásızlık artık yeter.
    ( 25 04 2007 Hürriyet )
    Bekir Coşkun
    Hürriyet

    ———————————————————————————

    T.ÖZAL a devamlı Turgut, R.T.ERDOĞAN a devamlı Tayyip ( Yıllardır )

    Sergilediğimiz oyunda biri başrolde olmak üzere çeşitli oyuncular vardı.
    Başrol oyuncumuz ne yazık ki kalıbının adamı çıkmadı. ( 25 04 2007 Hürriyet )
    Emin Çölaşan

    ———————————————————————————

    Belgrad Ormanları, Çamlıca tepeleri ve daha pek çok yeşil alan feda edilmiştir.
    Buralarda, ağaçlar füme dil, yapraklar dallar közlenmiş patlıcan görünümü arz etmekte,
    dağları taşları saran kebap dumanı ‘Keşke çiğ yeseler’ dedirtirken, kesif et kokusu
    yamyam olmadıklarına hayıflandırmaktadır
    . Sahil Yolu’nda ise, kilometrelerce uzunluktaki çim alan kenarından geçen arabalardaki seyircilerin görüş zaviyesinde olduğundan, manzara da mangal düzeyindedir : Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken,siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte,çay demlemekte ve ayaklarında ve salıncakta bebe sallamaktadırlar. Her 10 metrekarede, bu manzara tekrarlanmakta, kara halkımız kıçını döndüğü deniz kenarında mutlaka et pişirip yemektedir. Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler, zaten bu kadar kalın, bu kadar kısa bacaklı,bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı da olmazlardı! ( 27 07 2005 Radikal )

    Müslüman ülkelerden Türkiye’nin camileri, bugünkü kadar çok ve dolu olmadığı yıllarda
    böylesine ayak kokar mıydı, bilmiyorum. Ama günümüz İslamistan’ında tarihi camilerdeki ayak kokusu imansız turistleri bayıltırken, asri camilerde aynı dertten mustarip ki,mümin milletimizin ayak kokusundan duçar olan bazı vekilleri, geçenlerde ayaklarla muhatap olmayacakları VİP namaz yeri talep ettiler biliyorsunuz. Günde beş kez namaz aptesiyle yıkanan ayakların böyle kokması, ister istemez ayak mı çoraptan çıkmaz,
    yoksa çorap mı ayaktan sorunsalını içerir. Müslüman temizliğinde, kirli olan ayakkabıdır.
    Camileri kirletmemek, zaten evleri de kirletmemek için ayakkabılarını çıkaran müminler,eğer günde beş kez (namaz aptesi) ayak yıkıyor ama çorap yıkamıyorlarsa, harfiyen uydukları kutsal kitap ya çorabın icadını öngörmediği, ya da temiz ayağa temiz çorap gereğini zikretmediği içindir. Belki yeni bir tefsir, camiilerimizi özellikle yaz aylarında saran dayanılmaz kokuyu önleyebilir. ( 29 07 2005 radikal )

    İşte ben böylelerinden söz ediyorum, sayın okurlar. Çoğunluk olduklarını da düşünmüyorum.
    Ama varlar ve savundukları değerlere yakışmıyorlar. Kültür birikimi buysa, kültür ne?
    Eleştiri, polemik yeteneği, zekâ buysa düzey ne olabilir? İstanbul’u megapol yapan, besleyen,dolduran ve kirletenlerden kiminin düzeyi, ne yazık ki bu. Kirin, pisliğin altında yatan,feromon (koku salgısı) saçarak, ‘ben varım, buralardan geçtim,’ çöpleri bırakarak dolaşan CEVHER bu. Yontulmayı bekleyen hammadde bu. Buyrun eğitin, öğretin, yontun, inceltin.Hiç olmazsa takım elbiseli kravatlıları vekilleri olur, ‘havaya’ silah sıkmakla yetinirler. ( 31 07 2005 Radikal )
    Mine G. KIRIKKANAT Radikal :::: bu yazılarından sonra Radikalden
    uzaklaştırılmıştır ! Daha bu meyanda çok yazısı vardır

    ————————————————————————————-

    [….] Oy ve iktidar için inanç sömürüsünü yöntem durumuna getirenler çabalarını yoğunlaştırdılar.İftar çadırları, armağan paketleri, sözde yardımlar birbirini izlerken her organa, her birime tırmanan gericiliğe ilişkin her gün yeni yakınmalar duyulmaya başladı. Hastanelerde koridorları dolduran cuma namazları, cep telefonlarıyla öğrencilerine gerici mesajlar gönderen öğretmenler,adliye önünde gericiliği öven müfettişler, dinsel içerikli broşürler, safsata sayfalı kitaplar, neler, neler… […] Kısa zamanda nerden nereye geldiğimiz ortada. Hanedan övgüleri, hanedana acımayla Atatürk karşıtlığını yayma ve artırma çabaları, Kemalizmin kökünü Osmanlı’ya bağlama oyunları hiçbir çekinme olmadan birbirine ekleniyor. […][..] İslâmiyette olmayan bir tür ruhban sınıfı türedi. Türkiye’nin birçok yerinde ramazanda öğle namazı nedeniyle eczaneler, iftara kadar lokantalar kapalı idi, şimdi Ankara ve ilçelerinde bu yöntemi uygulayanlar var. Çocuk, yaşlı, hasta düşünen yok.

    ————————————————————————————

    [..]Yeni af yasalarıyla sıkmabaşlı gerici militanların üniversitelere doldurulup istenmeyen
    olaylara ortam hazırlandığı bugünlerde..
    ( 03 05 2004 Türk Solu dergisi Bu satırlar Yekta Güngör Özden’e ait.
    Bunları yazan kişi Anayasa Mahkemesi Başkanlığı yapmış bir hukukçu. )

    ————————————————————————————

    Karın da ODTÜ’lü müydü? Yobazın biri devlet makamını eline geçirmiş ve oradan Deniz Gezmiş’e atıp tutuyor. Deniz’i yakından tanırmış, ODTÜ’de kadınla kandırılmışmış… İyi de sen nerden biliyorsun be yobaz! Anan mı,bacın mı, nişanlın mı ODTÜ’de öğrenciydi? Yoksa siz Milli Görüş’te Anadolu delikanlılarını böyle mi
    kandırıyorsunuz? ( 04.12.2006 Türk Solu Dergisi )

    ————————————————————————————

    Yurdumun güya Müslümanları
    İSLAM dininin politik istismarı, yurdumun insanlarının gelenek ve töreleri ve bunların uygulamaları konusunda tek satır eleştiri yazmayayım, yurdumun “güya”lı Müslümanları ileti bombalamasına başlarlar.Bunların, yaşadıkları topraklarla, yurtla, vatanla ilişkileri yalnızca dinsel inançlarından ibarettir.Bunun dışında hiçbir şeyle ilgilenmezler. Örneğin
    bor ve toryum madenlerinden haberleri bile yoktur! Büyük bir çoğunluğu vergi kaçırırlar. Devletten çaldıkları parayla kurban keserler, hacca giderler.
    Özdemir İnce ( 31 01 2006 Hürriyet )

    ———————————————————————————-

    İSLAMDA SEKS
    TÜRBANLI PORNO
    İslami porno nasıl yapılır

    TEMPO DERGİSİ

    ————————————————————————-

    Biz Cumhuriyetin başına asla bir İmam Hatipliyi getirmeyiz.İmam Hatipli bir Cumhurbaşkanı olmasın diye kellemi feda ederim. Herkes tutturmuş başörtüsü. Nedir bu ya? Bana biri çıksa da anlatsa… Bir parça bezle namus mu korunur? Bu şerefsizliktir. Bunların kendine ve karşısındakine güveni yoktur. Başörtüsü bence haramdır. Kocasına da hakarettir. Allah başörtülüleri doğururken yanlarında yarım metre bez mi gönderdi? Bezi de Allah’ı da yaratan biziz. Başörtüsü de Allah da yoktur.”

    ( 28 01 2007 ADD Çankaya İlçe Yönetim Kurulu Üyesi emekli öğretmen Seher Yıldırım, )

    ————————————————————————-

    “Bu Meclis asla Cumhurbaşkanı seçmemelidir. Milletvekillerinin çoğu şaibelidir.Seçmemesi için de duyarlı insanlar elinden geleni yapmalıdır… Türban diye bir sorun yoktur.Türban rahibelerin örtüsüdür. Ancak bunları rahibeleri küçük düşürmek için söylemiyorum, onları saygım sonsuzdur.”

    Yalova ADD Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Müdafaa-i Hukuk Hareketi Yönetim Üyesi emekli astsubay Özden Yılmaz

    ————————————————————————-

    İmam-hatipte okumuş bir insanın Türkiye’de başbakan olmasını hiçbir şekilde içime sindiremem
    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok

    ————————————————————————-

    Fatih Hilmioğlu hükümetin biran önce onuru ile erken seçime gitmesini aksi takdirde onursuzca indirilebileceğini ileri sürdü.

    Hükümet alehtarı çıkışları ve Tandoğan’da yapılan mitinge üniversite öğrencilerini götürmek için sınavları ertelemesi ile gündeme gelen Rektör Hilmioğlu, yine ilginç açıklamalar yaptı.

    Hükümetin yüzde 35 ile değil yüzde 95 ile bile gelmesi durumunda devletin çeşitli kurumlarının gereken cevabı vereceğini iddia etti.

    İnönü Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu 30.04.2007 23:53

    Refah Partili milletvekillerine ; Kan içici vampir, metastas yapan habis ur’’
    Not ; Yargıtay 1. Başkanlar Kurulu’ ‘‘Bu sözler kullanılabilir’’ demiştir

    Vural Savaş 05.081999


    Kategori ra |

  • Seçme Yazılar

  • Kategoriler


    Deniz Feneri

    Pardus... Özgürlük İçin...

    Add to Technorati Favorites

    XML-Sitemap
  • Etiketler

    Canarkadaş araç çubuğu

    Canarkadaş
    Wordpress
    ABD
    DOWN