Taraf

Tarık Akan

Kategori: ra -10 Mayıs 2008 tarihinde canarkadaş yazmış. 208 kez okunmuş..

dönüşüm
Previous Next Close
değişim

Tarık Akan..

Tarık Akan.. Hatıralarımda Canım Kardeşim filmi ile yer etmiştir, o filmi her izlediğimde ağlamışımdır, son yıllarda Tarık Nefret Akan kimliği ile izlediğim Tarık Akan o filmde bile buz adamdır..

YouTube videolarına bakarsanız o; yürek yırtan film de bile taş kalpli bir duruşuna denk gelebilirsiniz, çağrıldığı sinema söyleşilerinde bile siyaset konuşmaya çalışıp, “İyi darbe vardır, kötü darbe vardır” diye konuşması boşuna değil..

Tarık Akan ünlü olması hasebiyle benzerlerinin anlaşılmasına yarayan bir incelemede kullanılabilir..

Nedir yani, bu nefret kokan bakışlar sözler, ayrık durma.. Nedir?

En önemli etken bu tiplerin bir hiç olmasıdır (kendi varsayımları), bu kişiler kendi kendilerinin hiç olduğunu düşünürler, bu hiçlik duygusu herkese mesafeli yaklaşımı getirir, bu mesafe toplumun genel kabul görenlerinde had safhaya ulaşır, tolumunun sempati gösterdiği her şey onlara uzaktır, ve git gide topluma yabancılaşırlar, kabuklarına çekilir, bulundukları yerde kabuğun kalınlaştığını farketmeden, bu sürecin hiçliği artırdığını bilmeden ötekileşirler, hiçlik duygusu bir türlü aşılamaz, bu duygunun esir aldığı insanlar bitki gibi yaşarlar, ta ki bir yer gösterici buluna dek..

Tarık Akan örneğinde bu yol/yer göstericinin Yılmaz Güney olduğunu görüyoruz, Tarık Akan ne zaman Yılmaz Güneyle aynı çizgide olduğunu düşünmüş, o zaman hiçlikten varlığa geçtiğine inanmıştır, bu varlığa geçme kendisi gibi düşünmeyenlerin bir hiç olduğu sanrısını beraberinde getirmiştir..

İki varsayımda da bahsettiğim hiç olma güdüsünün, aşağılık kompleksinin eseri, ilk varsayımın yanlışlığını göremeyen rahatlıkla ikinciyi de düşünebilir..

Tarık Akan’ın Tarık Nefret Akan olma süreci tamamen kendi iç dünyasının eseridir, kesin kendini bildi bileli nekbet bir insandı, şu an dindarları yaratık gibi görmesi tamamen zaman ile ilgili, eskiden baş örtülü insanlarla film çevirebilirken şimdi bunu zul addetmesi şu an ortamın bunu gerektirmesinden..

Hayır, ortama göre hareket eden bir insandır demiyorum, demek istediğim eskiden başörtülü insanları hakir, hedef görmesi için sebep yoktu, o zamanlar başörtülüler evden dışarı adım atmayan, görünmeyen bir kitle olduğu için; onlara laf etmek hiç bir egoyu tatmin etmiyordu, ne zaman başörtülüler eğitim almaya, hayatta yer almaya başladı o zaman hedef tahtası oldular..

Artık onlarda aşağılık kompleksinin önlenemez değerlendirmelerine maruz kaldılar, o kompleks; dindarların hiç olduğunu her saniye fısıldıyordu, Tarık Akan ve benzerlerine.. Çünkü bir şekilde kendileri gibi değildiler..

İnsan ne kadar güçsüz olduğuna inanıyorsa o kadar tehlikelidir, hayata bakınca bunu görebiliriz, öz güveni olan insanlar daha bir pozitifdir, daha paylaşımcıdır, daha anlayışlıdır, Tarık Akan gibiler bulutda yok neyden nem kapacağız diye dolanırken, özgüveni olan insanlar; dur bir dakika ne diyor bu insanlar diye düşünür..

Tarık Akan Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneğinin kendisine verdiği, Emek ödülünü alırken yaptığı konuşmada;

“Bugüne kadar Kadir arkadaşımla ben, dincilere faşistlere karşı, ülkenin adam gibi idare edilmesi için mücadelemizi verdik. Ama artık yaşlandık. Gelin hep beraber dinci, şeriatçı basına ve televizyonlara hayır diyelim ve çalışmayalım.”

sözlerine de yer vermiş..

Bir insan diğer bir insan gurubundan nasıl bu kadar nefret edebilir eder, bu lafları nasıl eder..

Eder, eder.. Her ettği lafın kendini başka üst konumlara taşıdığını, büyüdüğünü düşünüyorsa eder..

Bu sözleri eden edebilen bir insana ona kendini yakın hisseden insanlar şunları sormalı..

Tarık abi;

Yıllar yılı her gördüğünde öcü görmüş gibi kaçtığın, bulunduğu yeri hemen terk ettğin Kadir İnanır’ı da kullanmanı bir kenara bırakalım.. Dinci, dindar dediğin insanları ne yapmayı düşünüyorsun, onları ortadan kaldırmak için bir formülün mü var, asıl bu yol faşizme gitmez mi, darbelerin iyisi kötüsü varsa bu bahsetiklerin darbe yaparsa ne yapacağız, ortak akıl bir arada yaşamayı, anlamayı, sormayı düşünmeyi gerektirmez mi, 1950 lerde beyazlar kendileri ile aynı tuvalete sıçmasına izin vermedikleri siyahların, şimdi ülkelerinin başkanı olmasına giden yolu niye açtılar, niye tıkamıyorlar, biz seninle ne yapacağız, biz bu nefret ettiğin İNSANlarla ne yapacağız Tarık abi..

Tarık abiye benim sormak istediğim bir şey yok, benim gibilerle konuşmaz zaten ama demek istediğim; ne hakkın var bu milleti bir birine düşürmeye, baban gibi hepimiz bir gün ölmeyecekmiyiz..

Lanet olsun insanların içindeki tüm komplekslere..


Bu yazı 10 Mayıs 2008 Cumartesi günü 16:24 gibi ra kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilir, yorum yapabilir veya kendi sitenizden geri izlemede bulunabilirsiniz.

Benzer Yazılar:




Giriş