Aköz:”Merkez Medya din cahili”
Yorumlayın Kategori: Duydunuzmu, Takvim Yaprağı, 9 Ekim 2007 tarihinde canarkadaş yazmış..
Zaman’dan Nuriye Akman’ın Emre Aköz’le yaptığı röportaj;
Emre Aköz; Hem sosyolog, hem gazeteci.. Åžeriatı, imtiyazlarını kaybeden kesimlerin onları yeniden kazanma adına adalet talebi olarak yorumluyor.Aköz’le ,medya-din iliÅŸkisini üzerine…
Hem sosyolog olsun, hem gazeteci ve ben onunla medya-din iliÅŸkisini konuÅŸayım istedim bu hafta. İlk aklıma gelen Sabah’taki köşe yazılarını büyük bir ilgi ile takip ettiÄŸim Emre Aköz oldu.
Aköz, bilgisini neÅŸe ve cesaretle harmanlayan bir meslektaşım. Onunla konuÅŸurken hem öğrendim hem eÄŸlendim. Bugün yana yakıla tartıştığımız kimi olguların tarihî arka planını öylesine ilginç kavramlar üreterek ve lafı hiç gevelemeden öyle güzel özetledi ki doÄŸrusu hayran kaldım. Åžeriatı, imtiyazlarını kaybeden kesimlerin onları yeniden kazanma adına adalet talebi olarak yorumlaması bence tartışılmaya deÄŸer bir tespit. YaÅŸadığı toplumun bilinçaltını bilmeden bugünü okumaya çalışanların ilgisini çeker mi bilmem, ama “din cahilidirler, iki tane dinî kavram sorsanız bilmezler” dediÄŸi merkez medya mensuplarının herhalde bir cevap vermeleri gerekiyor kendisine.
Bir gazeteci-sosyolog olarak merkez medyanın dine yaklaşımını nasıl yorumluyorsunuz?
Merkez medya benim kullandığım bir tabir deÄŸil; ama kastedilen Sabah, Hürriyet, Milliyet, Radikal, Vatan gibi gazetelerse, buralarda çalışan, az çok yetkili konumdaki arkadaÅŸlarımız din cahilidir. İki tane dinî kavram, uygulama sorsanız, bilmezler. Öğrenmek de istemezler. Çünkü Türkiye’de, ama baÅŸka bir kültür içinde yetiÅŸmiÅŸlerdir.
Korktukları için mi bilmeyi reddederler?
Sadece dini deÄŸil, toplumu da tanımazlar. ‘Åžeriat talebi’ bizim toplumda ‘imamların, mollaların yönettiÄŸi devlet’ anlamına gelmez. Halkın ÅŸeriattan kastettiÄŸi iki ÅŸeydir: Birincisi ‘adalet talebi’… 31 Mart’ta (13 Nisan 1909), İttihat ve Terakkicilerin ordudan attığı alaylı subaylar isyan etti. Karşı taraf AvrupalılaÅŸmayı savunuyor ya… Bunlar da taleplerini dinî, yerli, geleneksel kavramlarla ifade ettiler: Orada ‘ÅŸeriat isteriz’ demek, ‘bana haksızlık ediyorsun’ demektir; yani adam iÅŸini geri istiyor, kendisi için adalet istiyor. Böylece Osmanlı-Türk modernleÅŸmecileri ‘ÅŸeriat tehlikesini’ icat etmiÅŸ oldular! Åžeriatın ikinci anlamı, geçenlerde din sosyoloÄŸu Necdet Subaşı’nın da dediÄŸi gibi, ‘ilmihal’dir. Yani adam inancını yaÅŸamak istiyor. ‘Siyasi rejim’ anlamında ÅŸeriat isteyen, çok küçük bir kesimdir. Orada bir grup, ÅŸurada bir grup… Dergi filan çıkarırlar.
Ama ÅŸeriatçı darbe tehlikesinden söz ediliyor ÅŸimdi…
Aptalca laflar bunlar. Åžeriatçı ‘darbe’ olurmuÅŸ… Darbe devlet ‘içinde’ olan bir ÅŸeydir. Darbeyi silahlı bir grup iktidarı ele geçirmek için yapar. O silahlı grup ya askeriyeden çıkar ya emniyetten. Bunlardan en az biri olamadan darbe yapamazsın.
Şeriatın darbesi olmaz da ihtilali mi olur?
Bizde olmaz. Bu ülkede hiçbir zaman ciddi bir dinî kalkışma olmamıştır. 1925′teki Åžeyh Sait isyanı, Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte imtiyazlarının elinden alındığını gören Kürt aÅŸiretlerinin isyanıdır. Mustafa Kemal’in Kürt ileri gelenlerinden Diyap AÄŸa ile fotoÄŸrafı bile var. Adamlar diyor ki “KurtuluÅŸ Savaşı’nı birlikte yaptık; ama ÅŸimdi bize kazık atıyorsunuz.” Peki neye dayanarak isyan edecek? İnsanları çevresine toplamak için meÅŸruiyetini nasıl saÄŸlamaya çalışacak? Din ile! Kürtlerin, Osmanlı’yla en büyük bağı halifeydi… Düşünün, Mustafa Kemal’in Nisan 1923′teki ‘9 Umde’ (madde) bildirisinde dahi halifeye baÄŸlılık var. Ama ilk fırsatta kaldırıyor. Onlar da ‘yeÅŸil bayrak’ açıyor. Derdi aynı: Dinî rejim kurmak deÄŸil, kaybettiÄŸi imtiyazları geri almak. Laiklik, benim tepeden inme ‘çaÄŸdaÅŸlaÅŸmacı’ diyerek, modernleÅŸmeden ayırmaya çalıştığım, devlet elitinin muhalefete karşı kendini koruma ilkesidir.
Etiketler: Din, Emre Aköz, Gazete, hayat, siyaset
