Taraf

Savaş, Kanadoğlu, Yalçınkaya

Kategori: Köşe gönderi -19 Nisan 2008 tarihinde canarkadaş yazmış..

Perihan MaÄŸden

Perihan Mağden uyuma Türkiye diyor..

Demokrasinin Pabucu

Kırmızı Top, karyolanın altına itildi. Çocuk Türk Milleti, Kırmızı Top hiç varolmamış gibi yapacak.
Kapatma Davası (Kırmızı Top) mühim değilmiş/öyle ya da böyle Bu Mesele halledilirmiş gibi hislere gark olup- Hepten unutup-
İşte AK Parti bu arada taktik geliÅŸtirmeye çalışacak. ‘Öyle mi yapsak? Böyle mi?’ ‘Diklenmeden dik durmaya’ çalışacak. UÄŸraÅŸacak.
“Kapatılmak istenen AK Parti deÄŸil;
Türkiye’de bir kez daha, Demokrasi İhtimali.” Böyle bakılmalı hadiseye.
“AMA onlar DA çok ileri gitmiÅŸlerdi.”
BU BAKIÅž: bu Büyük Gazete/Küçük CHP bakışı, halk nezdinde satın alınmasa da, itibar görmese de, HEMEN HERKES AK Parti’nin çok ileri gitmiÅŸ olduÄŸu konusunda sessiz bir konsensüs içindeymiÅŸ gibi yapılacak. Antide-
mokratların Pazarlama Teknikleri. Hep aynı.
Geçen haftalarda Taraf’taki yazısında Yasemin Çongar, Yargı’da, Anayasa Mahkemesi’nde vicdanların sızlayıp sızlamadığını sorguluyordu. Anayasa Mahkemesi Üyelerinin 367 Kararı’nı ‘zorla’, ‘zorlamayla’ aldıklarını açık seçik belirtiyor, ‘Ama olmaz paÅŸam’lara raÄŸmen, o zaman e-muhtıra yerine, d-darbe’yle (nerdeyse) tehdit edilerek, bu kararı almak durumunda ‘bırakıldıklarını’ yazıyordu.

Anayasa Mahkemesi Üyelerinin “Bu kararı torunlarıma nasıl izah ederim” diye vicdanları sızlayıp geceleri gözleri yaÅŸararak aldığını zannetmiyorum ben 367 kararını.
Dilerim öyledir. Çongar’ın yazdığı gibidir yani. Ama ben artık YARGI denince; Sabih KanadoÄŸlu, Vural SavaÅŸ gibi ‘derin yargıdan provokatörlerin’ kanal kanal dolaşıp ‘yakın gelecekte’ bulaÅŸacağımız rezillikleri (Kanuni Yorum kisvesi altında) muÅŸtuladıkları bir kör düğümle silsilesinin (gizli iktidarına) inanıyorum.
Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can’ın yazdığı raporda, AK Parti’yi kapatmama imkânlarının kuvvetle bildirildiÄŸi, oylamadan hemen önce çıtlatıldı medyamıza.
Sonra: OybirliÄŸiyle Davaya Bakma ‘hezimeti’ geldi. Ama raportörün onca emek ve hukuk bilgisiyle hazırlanmış raporu, NEDEN kamuoyuyla paylaşılmaz? Hepimizin bilgisine sunulmaz? Mahkemenin nihai kararı ve ara aÅŸamalar HEPİMİZİ ilgilendirmiyor mu?
17 klasörlük iddianamesinde Abdurrahman Yalçınkaya’nın; çok fantastik ‘ÅŸeylerden’ kanıt olarak medet umulduÄŸunu, bu ÅŸiÅŸkin iddianamedeki “Herrr ‘ÅŸey’ aleyhinize delil olarak kullanılabilir” mantığının, hukukun özüyle çeliÅŸtiÄŸini niye vurgulamıyoruz? Yeterince?
Diyelim, ‘Musa’nın Çocukları’, ‘Musa’nın Gül’ü’ gibi kitaplarında handiyse bilimkurgusal bir ırkçılıkla Gül ve ErdoÄŸan’ı ‘karalamak’
için Yahudi oldukları gerçeÄŸini(!) ’seçen’ Ergun Poyraz’ın, bu tarz ‘deÄŸerli eserlemelerinin’ iddianamede ‘kanıt’ olarak ‘kullanıldığını’ biliyoruz. BaÅŸsavcı tarafından.
O Ergun Poyraz ki, ÅŸu an Ergenekon’dan içerde. Ve de JİTEM’den kendisine yapılan para ödemelerinin makbuzlarını gösteren disk, İşçi Partisi’nde yapılan aramalarda ele geçti.
Perinçek’in Ergun Poyraz’a JİTEM’den yapılan ödemelerle ilgili sorgulandığını da biliyoruz. Peki bu denli kredibilitesi (hapishane) tavanlarında bir Irkçı/Milliyetçi Bilimkurgusal Komplolar Yazarı’nın ‘eserlerinin’ dahi kanıt olarak bulunduÄŸu bir iddianameyi, tüm o klasörleri ÅŸiÅŸiren delil enflasyonunu neden daha yakından incelemiyoruz?
Yargıtay Başsavcısı A. Yalçınkaya derhal, bir nevi Medya Yasağı empoze etti muhteşem iddianamesi incelenip eleştirilmeye başlanınca.
Bu konuda 4 Nisan 2008 tarihinde fevkâlâdenin fevkinde bir yazı kaleme aldı Hasan Celal Güzel. ‘Jüristokrasi’nin tehdidi ve gerçekler’ baÅŸlıklı.
Sabih KanadoÄŸlu’nun ADD’nin Frankfurt’taki toplantısında yaptığı ve “Ergenekon SoruÅŸturması’nın akıbetinin Åžemdinli SoruÅŸturması gibi olmaya mahkûm” olduÄŸunu müjdeleyen konuÅŸmasının 288′e girip girmediÄŸini sorguluyor Hasan Celal Güzel, dünkü yazısında.
YaÅŸar Büyükanıt, Åžemdinli’deki bombacıya, “İyi çocuktur, tanırım” diye kefil olunca 288′e (yargıyı etkilemeye teÅŸebbüs) girmiyor, Deniz Baykal 367 kararı öncesi yakın markaj ÅŸantaj cümleleriyle Anayasa Mahkemesi’ni âlenen kendi görüşlerine ‘boÄŸunca’ 288′e girmiyor, Sabih KanadoÄŸlu, Ergenekon Savcısı’na aba altından sopa gösterince 288′e girmiyor-
Bugünlerde yapmamız gereken Yargı’ya karşı büyük bir sivil sorgulamacılık- bana kalırsa.
İddianamenin ‘nesnelliÄŸini’, ‘hukukiliÄŸini’, ‘içeriÄŸinin tutarlılığını’ sorgulayalım.
Geri basmayalım.
Dökülsün saçılsın tüm o klasör birikintilerinde ne var, ne yoksa.
‘Demokrasinin Pabucu’ artık çok daha pahalı olmalı. Askeri ve Sivil Elit, güç savaşını sürdürürken her ÅŸeyi böylesine ucuzlatıp Kemalist ellerinde illa, oyuncaklaÅŸtıramamalı.

Perihan MaÄŸden/Radikal


Bu yazı 19 Nisan 2008 Cumartesi günü 12:15 gibi Köşe gönderi kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilir, yorum yapabilir veya kendi sitenizden geri izlemede bulunabilirsiniz.

Benzer Yazılar:



12 Türkçe Wordpress teması

10 Türkçe Wordpress teması


GiriÅŸ