Oray EĞİN ilk kimden dayak yiyecek..
Kategori: Köşe gönderi -30 Mayıs 2007 tarihinde ahmet samim yazmış. 185 kez okunmuş..
Oray EĞİN çok sabırsız; Türkiyenin Yeni H.ULUÇ u olacağım diye, yerinde duramıyor, her gün yeni bir bahane bulup birilerine, hakaret, aşağılama, saygısızlık içeren, tahrik edici yazılarla ortaya çıkıyor. Son aparatı İbrahim Tatlıses, bu günkü yazısında Tatlısese yıllardır söylenenleri ilk kendi söylüyormuşcasına, hem saygısızca hemde yazısında İboya atfettiği vandallıkla, İbo beni dövermi hayali ile yazmış.Neler dememişki; vandal (kaba saba, cahil) hiç utanmaz sıkılmaz, bulaştığı herkese zarar verir..
Üç kez bulaşmak tabirini kullanmış, 2 kezde bu adam diye hitab ediyor, arsız diyor..
Tam H.ULUÇ stili konuda bahsi geçenlere ağzına geleni, hakkın olmayan herşeyi, en sivri uslupla yazarak, etik ve erdemden bahsetmek.. Ufaktan bir darp olayı ile populariteye zirve yaptırmak.. Yıllarca bu olayı zırt pırt gündeme getirerek suyunu çıkarmak..
Bellimi olur bu yazısı sayesinde benimde 10 yıldır dinlemediğim, siyasi duruşunda soru işaretlerinden başka bir şey göremediğim Tatlıses O Eğine istediğini verir..
Buyrun altta bugünkü Akşam gazetesinde yayımlanan Tatlıses yazısı, siz karar verin siftah Tatlısesden gelebilirmi ? İnşallah böyle bir şey olmaz..
SÖZ AĞIZDAN ÇIKANA KADAR SENİN ESİRİNDİR. SÖZ AĞIZDAN ÇIKTIKTAN SONRA SEN ONUN ESİRİ OLURSUN
Urfalılara mektup
Dünün magazin gündeminde Asena’nın “Dobra Dobra” programındaki dayak itirafıyla diğer haberlere atfedilen önemi kıyaslıyorum. Magazinciler, Asena’nın çok önemli açıklamasını birinci gündem maddesi olarak kabul etmemişler, Deniz Seki’nin fazla kilolarıyla ilgili yapılan esprilere öfkelenmesi birinci sıraya çıkmış Kelebek’te. Aysun Kayacı’nın tenis oynaması, reklam aşklarının mucidi Serdar Ortaç’ın Antalya’da bir kızla öpüşmesi de Asena’nın dayak yemesinden daha önemliymiş.
Oysa sıradan, alışılagelmiş bir dayak açıklaması değil Asena’nınki. Diyor ki “İbrahim Tatlıses’ten 2000’in haziran ayında çok kötü bir dayak yedim. İlişkimiz başlamak üzereydi. Hatırladığım kadarıyla önce fiziksel şiddet oldu. Sonra buz kovasını fırlattığını gördüm. Kanlar içinde hastaneye götürüldüm.” Belki de ölümden döndü… Dahası, bu kadarını anlatan bir kadının içinde daha neler saklıdır.
Bunu hayatta en çok sevdiğini söylediği kadına yapan bir adam, kim bilir başkalarına daha neler yapmıştır…
PİŞMANLIK YOK
Magazin gazeteciliğinin içinde sosyal ve toplumsal bir boyut da taşıması gerektiğine inanıyorsak, Asena’nın bu açıklamasından daha iyi bir fırsat olamaz. Nasıl ki Gamze Özçelik’in görüntüleri bir magazin haberi değildi, Asena’nın açıklaması da magazin gündeminde kaybolup gidecek bir dayak ifşaatı değil.
Bu ülkede kadın olmaktan aile içi şiddete kadar pek çok şey açıklıyor birkaç cümlesi. Bir dayaktan hastaneye kaldırılıyor ve bu haber öylesine geçiştiriliyor, gündemin altında eziliveriyor.
Beni çok şeye işaret eden bu haberde en çok İbrahim Tatlıses’in durumu ilgilendiriyor. Yer yerinden oynamıyor, ortalık sarsılmıyor! Kimse kıpırdamıyor ve İbo’ya çıkıp “Neler oluyor” diyemiyor. Bu İbo’yla ilintili kaçıncı dayak haberi ve faili elini kolunu sallaya sallaya geziyor. Hiçbir utanma, sıkılma, pişmanlık olmadan. Bıyıkaltı arsızlığıyla gülmeye, bu Türkiye onun çiftliğiymiş gibi dolanmaya devam ediyor.
Birilerinin ona bu kasabada şerifin başkaları olduğunu hatırlatmasının vakti çoktan gelmedi mi?
Nasıl bir korku yarattıysa insanlar üzerinde, İbrahim Tatlıses’e de dokunulmuyor, laf söylenmiyor. O da bu ülkenin dokunulmazları arasına girmiş, medya bu payeyi de eliyle ona armağan etmiş.
Bu bizim ayıbımız. Peki bunlara rağmen onu hâlâ izleyen, el üstünde tutan, albümlerini alan, şarkılarını dinleyen, hiçbir şekilde prostesto etmeyen insanlara ne demeli?
İbo’nun her yaptığı Türkiye’de yanına kâr kalıyor. Sauna Çetesi’ne bulaşıyor, susuluyor. Oğlu adam öldürüyor, üzeri kapatılıyor. Uyuşturucu kullandığını itiraf ediyor, deşilmiyor. Her türlü suça bulaşıyor, hiçbiri yapışmıyor ve hep yakayı sıyırıyor.
HEPİMİZİN UTANCI
İbrahim Tatlıses’in böylesi elini kolunu sallayarak gezebilmesi hepimizin utancı değil mi?
Silah sesleri, şiddet, öfke, küfür dolu bir hayat İbrahim Tatlıses’inki. Çevresi için sürekli terör saçan bir adam. Bulaştığı herkese sadece zarar veriyor. Politik olarak doğru hiçbir davranışı yok. Kadınlara karşı nasıl şiddet uyguluyorsa, çevresindeki yaşlılara da aynı zararı veriyor.
Ne sivil toplum örgütleri ayaklanıyor, ne feministlerin gücü yetiyor bu vandalın sesine karşı. Ne yaparsa yapsın, hiç tökezlememesi, ona yönelik örgütlü bir tepki olmaması da anlaşılır gibi değil.
O muazzam sesi, kendine özgü şarkı söyleşiyi bile bunları unutturacak kadar kuvvetli değil…
Ve şimdi bu adam kalkmış milletvekili adayı olduğunu söylüyor. Urfa’dan bağımsız aday olup Meclis’e girecek, oradan da halkına hizmet edecekmiş. Bütün bunların fiilen sahip olduğu dokunulmazlığa hukuken de sahip olmak için tezgah olduğunu anlamayan var sanki… Bir kadını hastanelik eden bir adamın, sırf bu sebepten bile Meclis’imizde olabilme ihtimalini içime sindiremiyorum.
TEŞVİK EDECEK
İbo’nun milletvekilliği canının her istediğini yapmaktan çekinmeyen, ama her yaptığı onarılmaz hasarlar açan birini sadece daha fazla teşvik etmeye yarayacaktır. Daha fazla saunaya gitmesine, kadın dövmesine, yaşlılara eziyet etmesine yasal yol açılmış olacaktır.
Bugün Türkiye’nin en büyük sorunu yeni Meclis’ten hangi partinin iktidar olacağı değildir, o Meclis’te İbrahim Tatlıses gibi bir hukuk tanımaz vandalın olup olmayacağıdır.
Ben Urfa halkına güveniyorum. Çarşılarında cinayet işlenmesinin yolunu açarak şehirlerini kana bulayan, aile, kadın, çocuk gibi kavramlara hiçbir kutsiyet katmayan bu adama oy atmaya vicdanları el vermeyecektir umarım. Urfa bu kadar duyarsız değildir.
Oray EĞİN
Akşam
30 05 2007
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=78880,10,6 Buradaki yazılarını, özellikle ikinci yazısının sonunu çok takdir edeceksiniz.
Bu yazı
30 Mayıs 2007 Çarşamba günü 06:35 gibi
Köşe gönderi kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilir,
yorum yapabilir veya kendi sitenizden geri izlemede bulunabilirsiniz.





