Hac ve Umre
Hac ve Umre RehberiÂ

    * Hac Nedir ? * Hac Kimlere Farzdır ?
   * Haccın Fazileti
   * Haccın Hikmetleri
   * Umre Nedir ?
   * Kabe
   * Mescidi Haram
   * Hacca Hazırlık
   * Hacda Yolculuk
   * Yolculukta Namaz
   * Haccın Eda Şekilleri
   * İfrad Haccı :
   * Temettu Haccı :
   * Kıran Haccı
   * Haccın Yapılışı :
   * İhrama Girmek
   * İhrama Nasıl Girilir ?
   * İhram Nedir ?
   * Kadınların İhramı
   * İhrama Nerede Girilir ?
   * İhrama Ne zaman Girilir ?
   * İhramlıya Yasak Olan Şeyler ?
   * Tavaf
   * Tavafın Yapılışı
   * Say
   * Sayın Yapılışı
   * Traş Olup İhramdan Çıkmak
   * Hac İçin İhrama Giriş Ve Arafata Çıkış
   * Arafatta Öğle Ve İkindi Namazının Birleştirilmesi
   * Arafat Vakfesi
   * Arafat Vakfesinin Zamanı ?
   * Arafat Vakfesinin Yapılışı
   * Müzdelifede Akşam Ve Yatsı Namazlarının Birleştirilmesi
   * Müzdelife Vakfesi
   * Müzdelife Vakfesinin Zamanı
   * Müzdelife Vakfesinin Yapılışı
   * Şeytan Taşlama Remy-İ Cimar
   * Taşlamanın Yapılışı
   * Taşlamanın Zamanı Ve Atılacak Taş Sayısı
   * Taşlamada Vekalet Ve Atılamayan Taşların Kazası
   * Hac Kurbanı (Şükür Hedyi)
   * Traş Olup İhramdan Çıkmak
   * Ziyaret Tavafı
   * Ziyaret Tavafının Vakti
   * Ziyaret Tavafının Yapılışı
   * Haccın Sayı
   * Veda Tavafı
HAC NEDİR ?
Hac, İslâm�ın beÅŸ esasından birisidir. Hem malî ve hem de bedenî bir ibadettir. Hac, kelime olarak, “yönelmek, kasdetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek” anlamlarına gelir. Dini bir terim olarak hac, “Belirli bir zamanda usulüne uygun olarak ihrama girdikten sonra Arafat�ta vakfe yapmak, Kâbe�yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diÄŸer bazı dini görevleri yerine getirmek” suretiyle yapılan ibadeti ifade eder. Bu ibadeti yerine getirene hacı denir. Hac, hicretin IX. yılında farz kılınmıştır. Haccın farz olduÄŸu hükmü, Kur�an ve Sünnette bildirilmiÅŸtir. Bu konuda tüm müslümanlar görüş birliÄŸi içerisindedirler. Kur�an-ı Kerîm�de, “Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe�yi haccetmeleri insanlar üzerinde Allah�ın bir hakkıdır.”(1) buyurulmuÅŸtur. Hz. Peygamber de, �İslâm beÅŸ temel esas üzerine kurulmuÅŸtur. Bunlar, Allah�tan baÅŸka ilah olmadığına ve Muhammed�in Allah�ın peygamberi olduÄŸuna ÅŸehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Kâbe�yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.�(2) buyurmaktadır. Hac, bilindiÄŸi ÅŸekliyle Hz.İbrahim�e kadar uzanan bir ibadettir. Kur�an ve hadisler bize, Hz.İbrahim�in haccından, insanları hacca çağırmasından bahsetmekte, (Hac 22/27-28) Kâbe�nin ve hac menasikinin tarihçesine iÅŸaret etmektedir. baÅŸa dön
Hac Kimlere Farzdır ?
Erkek olsun, kadın olsun şartlarını taşıyan her müslümana, ömründe bir defa haccetmek farzdır. Üzerine hac farz olan kimse, bu ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir. Üzerine farz olduğu halde bir takım gerekçelerle bu önemli ibadeti yerine getirmeyip ileri yaşlara ertelemek dinen uygun değildir. Bu şekilde haccını erteleyip daha sonra bizzat hac yapamayacak duruma düşen kimse, yerine bedel (vekil) göndermek zorunda kalır. Bir kimsenin hac ibadetiyle yükümlü sayılması için; müslüman, akıllı, erginlik çağına ulaşmış, hür, hac için yeterli malî imkâna sahip ve bu ibadeti yerine getirecek vakte erişmiş olması şarttır. Bu şartlardan birini taşımayan kimseye hac farz olmaz. Kendisine hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü sayılması için de, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli olması şarttır. Ayrıca boşanma veya ölüm iddeti beklemekte olan kadının, beklemesi gereken süreyi tamamlamış olması lazımdır. Hac yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek derecede hasta olanlar ile, yaşlılar, tutuklular, yurtdışına çıkışları yasaklanmış olanlar ve iddet beklemekte olan kadınlar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler. Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat haccederler. başa dön
Haccın Fazileti
Dünya ve ahiret hayatı açısından önemli bir dönüm noktası olan hac, samimi ve ihlâslı bir ÅŸekilde yerine getirildiÄŸi zaman, müslümanı günahlarından arındırır, onun Allah katındaki derecesini yükseltir, cenneti kazanmasına vesile olur ve kiÅŸiyi ahlâken olgunlaÅŸtırır. Gücü yetenlerin farz olarak ömürlerinde bir defa yapacakları bu ibadetin fazileti gerçekten büyüktür. �Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır ve günahlara sapmazsa � kul hakları hariç - annesinin onu doÄŸurduÄŸu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner�(3) hadisi ÅŸerifi, haccın ne derece faziletli bir ibadet olduÄŸunu anlatmaya yeter. Bununla birlikte haccın fazileti konusunda birkaç hadis-i ÅŸerif daha zikretmek yararlı olacaktır. Peygamber Efendimiz (S.A.S.) şöyle buyurmuÅŸtur: “Makbul haccın karşılığı Cennetten baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Umre de diÄŸer bir umre ile arasındaki günahları siler.”(4) Amellerin hangisi daha faziletlidir? ÅŸeklindeki bir soruya Peygamberimiz: “Allah ve Rasûlüne iman” ÅŸeklinde cevap vermiÅŸ; sonra hangisi ? diye sorulunca; “Allah yolunda cihad” buyurmuÅŸ, sonra hangisi? denince; “Makbul hac” diye cevap vermiÅŸtir.(5) Hacceden kimselerin Allah katındaki deÄŸeri çok yüksektir. Bu sebeple Yüce Allah onların içtenlikle yapacakları duaları geri çevirmez. Peygamber Efendimiz; “Haccedenler ve umre yapanlar Allah�ın misafirleridir. Kendisine dua ederlerse, dualarını kabul eder, Bağışlanma dilerlerse onları bağışlar”(6) buyurmaktadır. Konuyla ilgili bir diÄŸer hadis-i ÅŸerif de şöyledir: “Hac ve umreyi art arda yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiÄŸi gibi fakirliÄŸi ve günahları yok eder.”(7) Bir hadis-i ÅŸerifte de hac ve umre normalde gaza yoluyla yapılan cihada katılmayan yaÅŸlılar, küçükler, güçsüzler ve kadınların cihadı olarak nitelendirilmiÅŸtir(8) ki, bu da haccın ne derece faziletli bir ibadet olduÄŸunu göstermektedir. Yüce Allah�ın kullarını en çok affettiÄŸi gün olan Arafe gününde(9) saçı başı dağılmış, toza topraÄŸa belenmiÅŸ bir vaziyette el açıp Allah�a yalvaran kullarını Cenab-ı Hak mutlaka affeder. Önemli olan böylesine üstün bir ibadeti, gereÄŸi gibi yerine getirerek onun faziletinden yararlanmaktır. baÅŸa dön
Haccın Hikmetleri
Allah�ın emrettiÄŸi her ÅŸeyde şüphesiz insanların dünya ve ahiret hayatı için pek çok hikmetler vardır. Bu ÅŸaÅŸmaz gerçeÄŸe göre haccın da pek çok hikmetleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir: Her insan yaratılışı gereÄŸi Yüce Allah�a karşı kulluÄŸunu ortaya koymak ihtiyacındadır. Hac, kula, en belirgin bir ÅŸekilde Yüce Allah karşısında aczini ortaya koyma, kulluÄŸunu ifade etme ve onun verdiÄŸi nimetlere şükretme imkanı veren bir ibadettir. Çünkü hacı, mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak Allah�a yönelir. Sonsuz güç ve kudret sahibinin karşısında teslimiyetini ve baÄŸlılığını ifade eder. Bu durum kendisine Allah�a kul olma zevkini tattırır. Hac; renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca müslümanı bir araya getirerek eÅŸitlik ve kardeÅŸliÄŸin çok canlı bir tablosunu oluÅŸturur. Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret deÄŸildir. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle, güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaÅŸayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı ÅŸartlarda hareket ederek fiili bir eÅŸitlik ve kardeÅŸlik eÄŸitiminden geçerler. Trilyonlara hükmeden bir zenginle geçimini zor karşılayan bir fakire aynı kıyafet içinde Arafat�ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kâbe�nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal mülkle böbürlenmemeyi, İslâm kardeÅŸliÄŸi içinde tanışıp kaynaÅŸmayı ve mahÅŸeri unutmamayı öğretir. İslâm Dininin doÄŸup yayıldığı, vahyin indiÄŸi, Hz. Peygamber ve Ashabının bin bir güçlük ve sıkıntılar içinde mücadeleler verdiÄŸi ve Hz. Adem�den beri bazı peygamberlerin uÄŸrak yeri olmuÅŸ kutsal toprakları görmek, müminlerin dini duygularını güçlendirir, İslâm�a baÄŸlılıklarını artırır. Dünyanın dört bir tarafından gelen, renkleri, dilleri, ülkeleri ve kültürleri farklı, fakat hedef ve gayeleri aynı binlerce müslümanın birbirleriyle kaynaÅŸması ve görüşmesi saÄŸlanmış olur. Bu durum müslümanların birbiriyle irtibat kurmalarına, birbirlerinin dertlerinden haberdar olmalarına ve hatta ticari baÄŸlantılar kurmalarına imkan saÄŸlar. Hac ibadetiyle müslüman, Yüce Allah�ın kendisine lütfettiÄŸi saÄŸlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiÅŸ olur. Hac yapan müslümanlar sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, güçlüklere göğüs gerebilme, büyük kalabalıklarla aynı anda hareket ederek aynı ÅŸeyleri yapabilme, yardımlaÅŸma, dayanışma ve belli kurallara adapte olabilme… gibi ahlaki özelliklerini geliÅŸtirirler. Hac, müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek derin hatıralar bırakır. Bu hatıralar; müminin hacdan sonraki yaÅŸamında istikametini kaybetmemesine hizmet eder. Hac, müminin hayatında adeta bir dönüm noktası oluÅŸturur. Arafat gibi mahÅŸerin örneÄŸini oluÅŸturan bir yerde Allah�a el açıp yalvaran ve günahlarından sıyrılan bir müslüman bir daha kolay kolay eski iÅŸlediÄŸi günahlara dönmek istemez. Bu yönüyle hac, günahkar müslümanlar için bir arındırma ve iyileÅŸtirme iÅŸlemi görür. Hac sayesinde müslümanlar arasında güzel etkileÅŸimler meydana gelir. Müminler birbirlerinden güzel hasletler alırlar. Fikirlerinde müspet anlamda önemli deÄŸiÅŸmeler olur. İnsanları birbirinden uzaklaÅŸtıran ırkçılık gibi olumsuz düşüncelerin törpülenmesi saÄŸlanır. Kısaca haccın, baÅŸka ibadetlerde olmayan kendine özgü pek çok hikmetleri, ahlâkî, sosyal, ekonomik ve psikolojik yararları vardır. Yukarıda yalnızca bunlardan bazıları zikredilebilmiÅŸtir. baÅŸa dön
Umre Nedir ?
Umre, belirli bir vakte baÄŸlı olmaksızın usulüne göre ihrama girdikten sonra, tavaf ederek Kâbe�yi ziyaret etmek ve diÄŸer bazı dini görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadettir. Hacca “Hacc-ı Ekber” (büyük hac) , umreye de “Hacc-ı Asgar” (küçük hac) denir.(10) baÅŸa dön
Kabe
Haccın sebebi ve namazlarda kıblegâhımız olan Kâbe, yeryüzünde alemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk binadır. Allah’ın emriyle Hz. İbrahim ve oÄŸlu Hz. İsmail tarafından Mekke’de yapılmıştır.(11) 1. Kâbe Haccın sebebi ve namazlarda kıblegâhımız olan Kâbe, yeryüzünde alemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk binadır. Allah�ın emriyle Hz. İbrahim ve oÄŸlu Hz. İsmail tarafından Mekke�de yapılmıştır.(11) “Mescid-i Haram” denilen mabedin ortasında bulunan Kâbe, kuzeydoÄŸu duvarı 12.63; kuzeybatı duvarı 11.03; güneybatı duvarı 13.10; güneydoÄŸu duvarı 11.22 ve yüksekliÄŸi 13 m olan 145 m2 alan üzerine kurulmuÅŸ taÅŸ bir binadır. Üzeri siyah bir örtü ile örtülüdür. Örtüsü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir. Kâbe�nin köşeleri yaklaşık olarak dört ana yönü gösterir. Köşelerden her birinin ayrı ismi vardır. DoÄŸu köşesine “Hacer-i Esved” veya “Åžarki”, kuzey köşesine “Irakî”, batı köşesine “Şâmî” ve güney köşesine de “Yemânî” denir. Åžekil-1 Kâbe ölçüleri ve köşeleri “Hacer-i Esved”, Kâbe�nin doÄŸu köşesinde yerden 1.5 m yükseklikte bulunmaktadır. “Hacer-i Esved” siyah taÅŸ demektir. Hz. İbrahim tarafından tavafa baÅŸlanacak yere iÅŸaret olmak üzere konulmuÅŸtur. BaÅŸlangıçta çevresi 18-19 cm olan bu taÅŸ, çeÅŸitli yıkımlar sebebiyle birkaç defa kırılmıştır. Åžimdi, ilk olarak konulduÄŸu köşede, gümüş muhafazalı kurÅŸun içine gömülü yedi parça halinde bulunmaktadır. Kâbe�nin, kuzeydoÄŸu duvarında (Hacer-i Esved ile Irakî köşeleri arasında) Hacer-i Esved köşesine yakın ve yerden 1.97 m kadar yükseklikte bulunan altın kaplı bir kapısı vardır. Kapı 1.8 x 3.5 m boyutlarındadır. Kapı ile Hacer-i Esved köşesi arasında kalan bölüme “Mültezem” denir. Kâbe�nin kuzeybatı duvarının (Irakî ile Åžamî köşelerinin) karşısında, yerden 1.25 m yükseklikte yarım daire ÅŸeklinde bir duvar bulunur. Bu duvara “Hatim” denir. Tavaf bu duvarın dışından yapılır. Bu duvar ile Kâbe arasında kalan boÅŸluÄŸa da “Hicr-i Kâbe”, “Hicr-i İsmail” veya “Hatîra” denir. Bu boÅŸlukta Kâbe�ye yönelerek namaz kılınabilir, dua edilebilir. Ancak Kâbe�ye yönelindiÄŸi gibi buraya yönelip namaz kılınmaz. Kâbe�nin “Hatîm”�e bakan duvarının üst ortasında altından yapılmış bir oluk bulunmaktadır. Halk arasında “Altın Oluk” diye bilinen bu oluÄŸa “Mizab-ı Kâbe” denir. baÅŸa dön
Mescidi Haram
Mescid-i Haram”, Mekke�de ortasında Kâbe�nin bulunduÄŸu büyük bir mabettir. Buna “Harem-i Åžerif” de denir. Mescid-i Haram, Hz. Peygamber döneminde, Kâbe�nin etrafındaki küçük bir alandan ibaret iken ilk olarak Hz. Ömer tarafından geniÅŸletilmiÅŸ ve etrafı bir duvarla çevrilmiÅŸtir. Daha sonraları Mescid-i Haram günümüze kadar pek çok defa geniÅŸletilmiÅŸtir. Bugün Mescid-i Haram, yüz binlerce insanın içinde ibadet edebileceÄŸi geniÅŸlikte bir alana sahiptir. Resim-1 Bugünkü Mescid-i Haram�dan bir görünüş Mescid-i Haram�ın içinde, Kâbe�den baÅŸka “Makam-ı İbrahim” ve “Zemzem” kuyusu bulunmaktadır. “Makam-ı İbrahim”, yaygın görüşe göre, Hz. İbrahim�in Kâbe�yi inÅŸa ederken iskele olarak kullandığı ya da insanları hacca çağırırken üzerine çıktığı taşın bulunduÄŸu yerdir. Burası “Kâbe Kapısı” nın bulunduÄŸu duvarın karşısında Kâbe�ye yakın bir yerde bulunmaktadır. “Zemzem”, Allah�ın Hz. Hacer ve oÄŸlu Hz. İsmail�e ihsan ettiÄŸi suyun adıdır. Zemzem suyunun ortaya çıkışı şöyle olmuÅŸtur: Hz. İbrahim, Allah�ın emriyle eÅŸi Hacer ve süt emmekte olan oÄŸlu İsmail�i zemzemin bugünkü yerinde bulunan büyük bir aÄŸacın altına yerleÅŸtirmiÅŸti. O sırada Kâbe yapılmamış ve Mekke ÅŸehri kurulmamıştı. Etrafta ne bir insan, ne su, ne de bir hayat belirtisi vardı. Bu ÅŸartlar altında yaÅŸamaya devam eden Hacer, nihayet su ve yiyeceÄŸi bitince çaresiz kalmış, bir can yoldaşı görebilmek ve birkaç yudum su bulabilmek umuduyla önce “Safa Tepesi” ne, sonra da “Merve Tepesi” ne çıkmış ve bunu yedi defa tekrarlamış.(12) Merve Tepesi�ne son geliÅŸinde oÄŸlunu bıraktığı taraftan bir ses duymuÅŸ. OÄŸlunun yanına geldiÄŸinde orada Cebrâil tarafından zemzem suyunun çıkarılmış olduÄŸunu görmüş. Yeryüzündeki suların en üstünü olan “Zemzem”, halen Kâbe�nin 20 m. kadar doÄŸusunda, “Makam-ı İbrahim” e yakın bir yerde bulunan kuyudan çıkmaktadır. Bu kuyu tavaf alanının altındadır. Kuyuya biri bayanlara diÄŸeri erkeklere ait olmak üzere iki ayrı yerden merdivenlerle inilmektedir. Zemzem suyu, içildiÄŸi gibi abdest ve gusülde de kullanılabilir. Hz. Peygamber zemzem hakkında şöyle buyurmuÅŸtur: “Zemzem hangi niyet için içilirse o niyet içindir.”(13) Bu itibarla zemzem içerken dilek ve niyeti belirterek içmek uygundur. Zemzem içerken, “Allah�ım! Senden yararlı ilim, bol rızık ve her türlü dert için ÅŸifa istiyorum.” diye dua edilir. Mescid-i Haram, yeryüzündeki tüm mescidlerden üstündür. Burada kılınan namaz da diÄŸer mescidlerde kılınan namazlardan fazilet bakımından kat kat üstündür.(14) Åžekil-2 Kâbe Åžekil-3 Mescid-i Haram, Kâbe, Safa ve Merve tepelerinin üstten görünüşü baÅŸa dön
Hacca Hazırlık
Farz olarak ömürde bir defa yerine getirilmekte olan hac, günahlardan arınmak için önemli bir fırsattır. Bu fırsattan gereÄŸi gibi yararlanmak için hacca ruhen ve bedenen çok iyi hazırlanmak gerekir. Ruhi hazırlıkların başında ihlâslı olmak gelir. Çünkü ihlâs amellerin özüdür. Allah�ın rızası ihlâs ile kazanılır. İhlâssız olarak yapılacak bir hac, her ne kadar kiÅŸiyi hac yükümlülüğünden kurtarsa da, kendisinden beklenen yararları saÄŸlayamaz. Hz Peygamber; “Şüphesiz, Allah sadece kendisi için ve sırf kendisinin rızası gözetilerek yapılan amelleri kabul eder.”(15) buyurmaktadır. Bu sebeple hacca gitmeye karar veren müslüman, kesinlikle gösteriÅŸten, hac ibadeti vasıtasıyla bir takım kimselerin yanında itibar kazanma ya da övülme gibi kaygılardan uzak kalmalıdır. Bütün varlığı ile Allah�ın rızasını kazanmaya yönelmelidir. Hacı adayı, yaÅŸantısındaki İslâm�a aykırı unsurlardan kurtulmaya ve bunlara hayatında asla yer vermemeye içtenlikle azmetmelidir. Çünkü insanı, annesinden doÄŸduÄŸu günkü gibi günahlardan arındıran bir ibadetle haramlardan sıyrılamayan bir müslümanın baÅŸka türlü bunlardan kurtulması çok zordur. Bu itibarla hacı adayı, yaÅŸamına çeki düzen vermeli, İslâm�a aykırı unsurlardan arınma gayreti içine girmelidir. Böyle bir gayret içine girene Allah mutlaka yardım edecektir. Hacı adayı, yola çıkmadan önce akraba, komÅŸu, eÅŸ ve dostlarını ziyaret etmelidir. Üzerinde hakkı olanlar varsa mutlaka onların haklarını ödemeli, küs olanlarla barışmalıdır. Kısaca kutsal topraklarda düşüncesini olumsuz yönde meÅŸgul ve iç dünyasını rahatsız edecek durumlardan sıyrılmalıdır. Hac yapmaya karar veren müslüman, bir taraftan böyle iç dünyasında hacca hazırlanırken diÄŸer taraftan, bu önemli ibadeti eksiksiz yapabilmek için hacla ilgili gerekli bilgileri öğrenmeye gayret etmelidir. Müftülüklerce düzenlenen hac, saÄŸlık ve yolculukla ilgili her türlü bilgilerin verildiÄŸi Hacı Adayları EÄŸitim Seminerlerine mutlaka katılmalıdır. Hacla ilgili olarak kendisine sunulan kitap, broşür ve benzeri yayınları dikkatle okumalıdır. Diyanet İşleri BaÅŸkanlığınca verilmekte olan malzemelerin yanında, ihram, terlik, havlu ve iç çamaşır, gibi ihtiyaçları da temin etmelidir. Hac süresi boyunca yeme içme ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeteri kadar döviz satın almalıdır. İlerde maÄŸdur olmamak için dövizlerin sahte olup olmadığının kontrollerini mutlaka yaptırmalıdır. Bazı hacı adayları gereksiz yere fazla miktarda ve çoÄŸu zaman iklim ÅŸartlarına dayanamayacak ve çabuk bozulacak gıda maddeleri götürmektedir. Bu da, gümrük kontrollerinde ve intikallerde sıkıntılara neden olmaktadır. Esasen böyle bir ÅŸeye hiç gerek yoktur. Çünkü Mekke ve Medine�de istenilen her türlü gıda ve ihtiyaç maddesi bulunmaktadır. Buradan gıda maddesi satın alıp götürmektense, parasını götürüp orada satın almak daha uygun olur. Zira paranın taşınması daha kolaydır. baÅŸa dön
Hac YolculuÄŸu
Bilindiği gibi hac yolculuğu hava yoluyla yapılmaktadır. Uçuş programları, hacılarımızın bir kısmı önce Medine, bir kısmı da Mekke�ye gidecek şekilde planlanır. Uçuşlar ülkemizin çeşitli noktalarından gerçekleştirilir. Hacılarımızı taşıyan uçaklar çoğunlukla Cidde Havalimanına iner. Medine Havalimanına inen uçaklar da vardır. Ancak bunlar az sayıda ve Suud Hava Yollarına ait uçaklardır. Hac yolculuğu uzun ve kendine özgü zorlukları olan bir yolculuktur. Diyanet İşleri Başkanlığı�nca, hac farizasını yerine getirmek üzere Suudi Arabistan�a gidecek hacılarımızın bu yolculuklarını her çeşit çıkardan uzak, sağlık ve güvenlik şartları içinde yapmalarını sağlamak için, her türlü tedbirler alınmaktadır. Ancak seyahat esnasında sıkıntılarla karşılaşmamaları için hacı adaylarımızın dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Her hacı adayının bunlara uyması önem arz etmektedir. Hacı adayının yolculuğa başlarken dikkate alması gereken hususlar şöyle sıralanabilir: Hacı adayı, her şeyden önce hac yolculuğunun, ticari ya da turistik bir seyahat değil, bir ibadet yolculuğu olduğunu, bu yolda atılan her adımın, çekilen her sıkıntının, bir taraftan kendisine sevap kazandırırken diğer taraftan günahlarını eriteceğini hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. Bütün varlığıyla bu kutsal yolculuğu en iyi şekilde değerlendirmeye yoğunlaşmalıdır. Kafileye katıldıktan sonra kafile başkanı ve din görevlilerinin talimat ve uyarıları doğrultusunda hareket edilmelidir. Kafilenin düzen ve disiplini için bu çok önemlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı�nca giyilmesi ön görülen kıyafetler giyilmeli, doğru olarak doldurulmuş olan sağlık künyesi ile Hacı Kimlik Kartı boyuna takılı olmalıdır. Bunların hac sezonu boyunca da devamlı olarak takılı kalması gerekmektedir. Sürekli ilaç kullananlar, beraberlerinde götürmek zorunda oldukları ilaçlar için rapor almalı ve bu rapor yanlarında bulunmalıdır. Menenjit aşısı yapıldığına dair aşı kartlarının da yine hacı adayının üzerinde olması gerekir. Kendisine özgü, dikkat edilmesi gereken bir durumu olanlar, bunu kafile görevlilerine çekinmeden söylemelidirler. Hatta bu konuda yakın arkadaşlarını da bilgilendirmelidirler. Eşyaların üzerine kime ait olduğunu gösteren etiket yapıştırılmalıdır. Eşyalar otobüse verilirken ya da otobüsten indirilirken herkes kendisine ait olan eşyayı vermeli veya indirmelidir. Ayrıca eşyaların otobüse verilip verilmediğine dikkat edilmelidir. Havalimanlarında görevli Başkanlık personelinin uyarı ve talimatları dikkate alınmalıdır. Bagajlar bizzat sahipleri tarafından ilgililere teslim edilmeli ve alınacak bagaj fişleri korunmalıdır. İçinde ne olduğu bilinmeyen başkasına ait bir eşya Suudi Arabistan�a götürülmek üzere kabul edilmemelidir. Uçağa binerken, Cidde ya da Medine Havalimanlarında giriş işlemleri yapılırken pasaportun hacı adayının elinde olması gerekir. Bu durumda hacı adayı pasaportunu itina ile muhafaza etmeli, onu istendiğinde kolayca çıkarabilmesi için kendisine verilen pasaport çantasına koymalıdır. Aynı durum ülkeye dönerken de söz konusudur. Gümrük kontrollerinde, başkalarına ait eşyalar sahiplenilmemelidir. Kısaca, bir ibadet seyahati olan hac yolculuğunun kendine has sıkıntıları vardır. Bu itibarla sabırlı olmalı, kalp kırmamaya, kimseyi incitmemeye çalışmalı, vicdanını rahatsız edecek tavır ve hareketlerden uzak durmalıdır. Her an bir grup ve kafile içinde olduğunu unutmayarak beşeri münasebet, adap ve görgü kurallarına riayet etmelidir. başa dön
Yolculukta Namaz
Asli vatanından, dinen sefer sayılacak uzaklıkta bir yere gitmek üzere yola çıkan bir kimse yolculuk esnasında dört rek�atlı farzları ikişer rek�at olarak kılar. Gittiği yerde 15 günden az kalacaksa aynı şekilde dört rek�atlı farzları ikişer rek�at olarak kılar. Gittiği yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya karar verirse, namazlarını tam kılar. Buna göre, Arafat�a çıkmadan önce Mekke�de kesintisiz en az 15 gün veya daha fazla kalanlar, mukim sayıldıklarından, gerek Arafat�a çıkmadan önce Mekke�de, gerek Arafat, Mina ve Müzdelife�de ve gerekse Arafat dönüşü Mekke�de kaldıkları süre içinde namazlarını tam olarak kılarlar. Arafat�a çıkmadan önce Mekke�de 15 günden az kalanlar, misafir sayıldıklarından gerek Arafat�a çıkmadan önce Mekke�de, gerek Arafat, Müzdelife ve Mina�da namazlarını seferi olarak kılarlar. Arafat�tan döndükten sonra Mekke�de 15 gün veya daha fazla kalacak olanlar ise bu süre zarfında namazlarını tam olarak kılarlar. Uygulamada Medine ziyareti 15 günden az olduğundan Medine�de namazlar seferî olarak kılınır. Seferî olup da oralarda mukim olan imamlara uyarak namazlarını kılanlar, imamla birlikte namazlarını tam olarak kılarlar. başa dön
Haccın Eda Şekilleri
Hac, hac ayları denilen zaman dilimi içinde yapılan bir ibadettir. Hac ayları Hicrî takvime göre Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on günüdür. Hac, bu aylar içinde umresiz de yapılabilir, umre ile birlikte de yapılabilir. Haccın umresiz ya da umre ile birlikte yapılmasına haccın eda şekilleri denir. Haccın eda şekli üçtür:
1. İfrad haccı,
2. Temettu haccı,
3. Kıran haccı.
başa dön
İfrad Haccı :
İfrad haccı, umresiz yapılan hacdır. Aynı yılın hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmaksızın hac niyetiyle ihrama girilir ve yalnızca hac yapılırsa ifrad haccı yapılmış olur. İfrad haccı yapacak olan kimse, Mikat sınırında veya daha önce ihrama girerken “Allah�ım! Senin rızan için hac yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diyerek yalnız hacca niyet eder ve telbiye getirir. Bu ÅŸekilde hac için ihrama girdikten sonra, artık bayramın birinci günü tıraÅŸ oluncaya kadar ihramdan çıkamaz.
İfrad haccı yapan kimsenin Mekke�ye varınca yapacağı ilk tavaf, Kudüm Tavafı dır. Bunun için “Allah�ım! Senin rızan için “Kudüm Tavafı” yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diye niyet eder. Tıpkı “Tavafın yapılışı” konusunda anlatıldığı ÅŸekilde Kudüm tavafını yapar.
İfrad haccına niyet edenler, hac ihramına girmiÅŸ olduklarından dilerlerse, haccın sa�yini Kudüm tavafının ardından yapabilirler. Bu takdirde Kudüm tavafını yaparken “Iztıba” ve “Remel”(35) yaparlar. Bunlar, artık “Ziyaret tavafı”ndan sonra sa�y yapmazlar.
İfrad haccı yapanların Hac kurbanı (Şükür hedyi) kesmeleri gerekmez. Ancak arzu ederlerse sırf sevabını elde etmek için nafile olarak kesebilirler.
. başa dön
Temettu Haccı :
Temettu haccı, aynı yılın hac ayları içinde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama girerek yapılan hacdır. Temettu haccı yapacak olanlar, mikat sınırında veya daha önce umreye niyet ederek ihrama girerler. Umre yaptıktan sonra ihramdan çıkarlar. Daha sonra zamanı gelince hac için ihrama girerler. Haclarını eda ettikten sonra ihramdan çıkarlar. başa dön
Kıran Haccı
Kıran haccı, aynı yılın hac ayları içinde umre ve hacca birlikte niyet ederek ikisini aynı ihramla yapmaktır. Kıran haccı yapacak olanlar mikat sınırında veya daha önce umre ve haccın her ikisine birden niyet ederek ihrama girerler. Umre yaptıktan sonra ihramdan çıkmazlar, aynı ihramla haccı da eda eder, sonra ihramdan çıkarlar. Kıran ve temettu haccı yapanların şükür kurbanı kesmeleri vaciptir. İfrad haccı yapanların şükür kurbanı kesmesi gerekmez
Kıran haccının, aynı yılın hac aylarında Umre ve Hacca birlikte niyet ederek ikisini aynı ihramla yapmak olduÄŸunu belirtmiÅŸtik. Kıran haccı yapacak olan kimse, Mikat sınırında ya da daha önce ihrama girerken “Allah�ım! Senin rızan için umre ve hac yapmak istiyorum. Bunları kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diyerek, umre ve hacca birlikte niyet eder ve telbiye getirir. Bu ÅŸekilde niyet edip ihrama girdikten sonra bayramın birinci günü tıraÅŸ oluncaya kadar ihramdan çıkamaz.
Kıran haccı yapan kimsenin Mekke�ye varınca yapacağı ilk tavaf umre tavafıdır. Bunun için, “Allah�ım! Senin rızan için umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle.” diye niyet eder. Tıpkı “Tavafın yapılışı” konusunda anlatıldığı gibi umre tavafını yapar. Bu tavaftan sonra umrenin sa�yi yapılacağından tavafta “Iztıba” ve “Remel” yapılır. Tavaftan sonra sa�y bahsinde anlatıldığı ÅŸekilde(36) umrenin sa�yi yapılır.
Sa�ydan sonra tıraş olunmaz. Belirtildiği gibi, bayramın birinci gününden tıraş oluncaya kadar ihramda kalmaya devam edilir. Kıran haccına niyet eden kimsenin, umresini tamamladıktan sonra Kudüm tavafı yapması sünnettir. Kudüm tavafından sonra isterse haccın sa�yini yapabilir. Bu takdirde artık Ziyaret tavafından sonra sa�y yapmaz. Sa�yi, Kudüm tavafından sonra yapacaksa, tavafta ıztıba ve remel yapar.
Bundan sonra Arafat�a çıkıncaya kadar bol bol nafile tavaf ve ibadetle meşgul olur. Beş vakit namazını Harem-i Şerif�te kılmaya özen gösterir.
Kıran haccı yapanların da, Temettu haccı yapanlar gibi, hac kurbanı (şükür hedyi) kesmeleri vaciptir.
başa dön
Haccın Yaplıışı :
Ülkemizden giden hacılar, deÄŸiÅŸik iklim ÅŸartlarında uzun süre ihramda kalmanın doÄŸurduÄŸu zorlukları dikkate alarak genellikle “temettu haccı” yapmayı tercih ederler. Biz de bu durumu göz önünde bulundurarak haccın yapılışını anlatırken, haccın eda ÅŸekillerinden “Temettu haccı” nı esas alacağız. Haccın diÄŸer eda ÅŸekillerine ise, Temettu haccı ile bunların arasındaki farkları belirterek yetineceÄŸiz. Åžimdi “Temettu haccı” nın nasıl yapılacağını anlatalım: baÅŸa dön
İhrama Girmek
Hacc yapacak bir kimsenin ilk işi ihrama girmektir. İhrama girmek haccın şartıdır. İhrama girmeden hac yapılamaz. başa dön
İhram Nedir ?
Haccın ÅŸartlarından biri olarak ihram, hac ya da umre yapmaya niyet eden kiÅŸinin, baÅŸka zamanlarda iÅŸlemesi mübah olan bazı fiil ve davranışları, belirli bir süre kendisine haram kılması, yasaklamasıdır. Buna “ihrama girme” de denir. İhrama girmiÅŸ olmanın gereklerinden biri olarak bürünülen havlu ve benzeri türden dikiÅŸsiz kıyafete de halk arasında ihram denmektedir. Ancak “ihram” bu deÄŸildir. Usulüne göre ihrama girilmediÄŸi sürece söz konusu bu örtülere bürünmekle ihrama girilmiÅŸ olunmaz. baÅŸa dön
İhrama Nasıl Girilir ?
İhrama, “Niyet” ve “Telbiye” ile girilir. “Niyet” ve “Telbiye” ihramın rükünleridir. Bunlar olmadan ihrama girme gerçekleÅŸmez.
a- Niyet “Niyet”, yapılacak haccın ÅŸeklini kalben belirlemektir. Ayrıca lisanen söylenmesi müstehaptır. Burada temettu haccının yapılışı esas alındığına göre niyet umre için yapılacaktır. Şöyle niyet edilir: “Allah�ım umre yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle”
b- Telbiye (Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ ÅŸerike leke lebbeyk, innel hamde ve�n-ni�mete leke ve�l mülk lâ ÅŸerike lek) demektir. “Allah�ım! Davetine icabet ediyorum. Emrine boyun eÄŸiyorum. Bütün varlığımla sana teslim oldum. Senin hiçbir ortağın yoktur. Tekrar tekrar davetine icabet ediyorum. Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet senindir mülk de senin… Senin hiçbir ortağın yoktur.” Böylece niyet edilip telbiye söylenince ihrama girilmiÅŸ olur. Ancak ihrama girmeden önce, sünnet ya da müstehap olarak yapılması gereken hususlar vardır. İhrama girerken bunlara da riayet edilmelidir.
Buna göre: İhrama girmek isteyen kimse, ön hazırlık olarak tırnaklarını keser. Gerekiyorsa koltuk altı ve kasık kıllarını temizler, saç ve sakal traşı olup bıyıklarını düzeltir. Mümkünse gusleder. Bu gusül temizlik amacıyla yapıldığı için özel durumda olan bayanlar da guslederler. Gusül mümkün olmadığında abdest alır. Varsa güzel koku sürünür. Giymekte olduÄŸu normal giysilerini ve iç çamaşırlarını (atlet ve kilotunu) çıkarıp, sadece “izar” ve “rida”(16) denilen iki parça ihram örtüsüne sarınır. Başını açar, çoraplarını ve ayakkabılarını çıkarır. Terlik ve benzeri ÅŸeyler giyer. Bayanlar normal kıyafetlerini deÄŸiÅŸtirmezler. Bundan sonra, kerâhat vakti deÄŸilse iki rek�at “ihram namazı”(17) kılar. Namazdan sonra yukarıda belirtildiÄŸi ÅŸekilde niyet eder. Arkasından da yüksek sesle telbiye söyler. Bayanlar telbiye söylerken seslerini yükseltmezler. Niyet ve telbiye�nin yapılmasıyla ihrama girilmiÅŸ ve “ihram yasakları” baÅŸlamış olur. İhrama giren kimseye, ihramlı olduÄŸu sürece “muhrim” denir. baÅŸa dön
Kadınların İhramı
İhrama girme konusunda kadınlar da erkekler gibidir. Ancak kadınlar normal elbise ve kıyafetlerini değiştirmezler. Çorap, ayakkabı ve eldiven giyebilirler. Başlarını örterler. Fakat yüzlerini açık bırakırlar. Telbiye ve tekbir getirirken, dua ederken seslerini yükseltmezler. Özel hallerinde bulunan kadınlar ihrama girerken şu hususu dikkate almalıdırlar: Şayet adetleri bitmeden Arafat�a çıkmak zorunda kalacaklarsa, ifrad haccına niyet etmelidirler. başa dön
İhrama Nerede Girilir ?
Mekke çevresinde ihrama girmek için belirlenmiÅŸ noktalar vardır. Bunlardan her birine “mikat” denir. Mikat sınırlarının dışından hacca veya umreye gelenler bu sınırları ihramsız olarak geçemezler. Buna göre: a. DoÄŸrudan Mekke�ye gidecek olan hacı adayları, uçaklar Cidde�ye indiÄŸi ve Cidde de mikat sınırları içinde bulunduÄŸundan, uçağın kalkacağı havalimanında veya evlerinde ihrama girerler. GerektiÄŸinde uçak mikat sınırını geçmeden uçak içinde de girilebilir. Ancak pratikteki zorluÄŸu sebebiyle uçakta ihrama girme tercih edilmemelidir. b. Hacdan önce Medine�ye gidecek olan hacı adayları, Medine�de kaldıkları evlerde veya Mekke yolu üzerinde Medine�ye 11 km. uzaklıkta bulunan “Zül-Huleyfe” (Ebyâr-i Ali)� de ihrama girerler. Hac veya umre yapacak olanların mikat sınırını ihramsız olarak geçemeyeceklerini belirtmiÅŸtik. Mikat sınırını ihramsız olarak geçtikten sonra ihram giyenlere ceza(18) gerekir. Bu durumda olanlar henüz hac ve umre ile ilgili görevlerden birini yapmadan, herhangi bir mikat sınırına dönerek yeniden ihrama girerlerse ceza düşer. baÅŸa dön
İhrama Ne zaman Girilir ?
İhrama, “hac ayları” içinde girilir. Hac ayları, Åževval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on günüdür. Bu aylar, hac menasikinin baÅŸladığı ve devam ettiÄŸi aylardır. Bazı islâm bilginleri mekruh olmakla birlikte hac ayları baÅŸlamadan önce de ihrama girilebileceÄŸini söylemiÅŸlerdir. Ancak en uygunu ihrama hac ayları baÅŸladıktan sonra girmektir baÅŸa dön
İhramlıya Yasak Olan Şeyler ?
İhrama giren kimse için bazı iÅŸ ve davranışlar yasaktır. Bunlara “ihram yasakları” denir. Bu yasaklar ihrama girildiÄŸi andan, yani niyet ve telbiye anından itibaren baÅŸlar, ihramdan çıkıncaya kadar devam eder. İhramlı kimsenin “ihram yasakları” na uyması vaciptir. Yasakları ihlal edenlere, yasağın çeÅŸidine ve ihlal biçimine göre deÄŸiÅŸen cezalar gerekir.(19) İhramlı için yasak olan ÅŸeyler ÅŸunlardır: Cinsel iliÅŸkiye girmek veya seviÅŸmek, öpüşmek, oynaÅŸmak…. gibi cinsel iliÅŸkiye götüren davranışlarda bulunmak. Åžehevi duyguları tahrik edici ÅŸeyleri konuÅŸmak. Tırnak kesmek, saç sakal tıraşı olmak, vücudun herhangi bir yerindeki kılları koparmak veya kesmek, saç sakal ve bıyıkları yaÄŸlamak, boyamak, saçlara biryantin veya jöle sürmek, kadınlar oje ve ruj kullanmak, vücuda veya ihram örtüsüne koku sürmek ve parfüm kullanmak. Elbise giymek, başı ve yüzü örtmek, eldiven, çorap, topuklu ayakkabı giymek. Kadınlar normal giysilerini çıkarmazlar. Ancak ihram süresince yüzlerini açık bulundururlar. Harem denilen bölgenin (Mekke ve çevresinin) bitkilerini kesmek, koparmak. (Harem bölgesinin bitkilerini kesmek, koparmak ihramsız olanlar için de yasaktır.) BaÅŸkalarına zarar vermek, kavga etmek, sövmek, kötü söz ve davranışlarda bulunmak. İhramlı için ÅŸunlar yasak deÄŸildir: İhramlının yıkanması, kokusuz sabun kullanması, diÅŸ fırçalaması, diÅŸ çektirmesi, kırılan tırnağı ve zarar veren bir kılı koparması, kan aldırması, iÄŸne yaptırması, yara üzerine sargı sardırması, kol saati, yüzük ve bilezik takması, kemer kullanması, omuza çanta asması, yüzü ve başı örtmeden üzerine battaniye, pike ve benzeri ÅŸeyler alması, palto ve benzeri giysileri giymeksizin omuza alması yasak deÄŸildir. İşte, usulüne göre ihrama giren hacı adayları, ihram yasaklarına riayet ederek, telbiye, tekbir,(20) tehlil(21) ve salavat-ı ÅŸerife söyleyerek, Mekke�ye ulaşırlar. Harem bölgesine ulaÅŸtıklarından dolayı dua ederler. İsteyenler Dua kitabındaki Mekke�ye GiriÅŸte Okunabilecek duayı okuyabilirler. Evlere yerleÅŸip dinlendikten sonra fazla vakit geçirmeden telbiye ve tekbir getirerek Harem-i Åžerif�e giderler. Kabe�yi görünce telbiyeyi kesip tehlil ve tekbirlerle dua ederler. Daha sonra “Umre tavafı” nı(22) yaparlar. Åžekil-5 Hacer-i Esved ve tavafa baÅŸlama çizgisi baÅŸa dön
Tavaf
A- Tavaf Nedir? “Tavaf”, Hacer-i Esved köşesinden veya hizasından baÅŸlayarak tavaf niyetiyle Kâbe�nin etrafında yedi defa dönmektir. Her bir dönüşe “Åžavt” denir. Yedi ÅŸavt bir tavaf olur. baÅŸa dön
Tavafın Yapılışı
Hacer-i Esved hizasına gelmeden: “Allah�ım! Senin rızan için Umre tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diye niyet edilir. Tavafa baÅŸlamadan önce erkekler �Iztıba�(23) yaparlar. Böylece Hacer-i Esved�in hizasına doÄŸru gidilir. Bu esnada tekbir, tehlil getirilmesi ve dua edilmesi uygun olur. Hacer-i Esved�in hizasına varılınca eller, içleri Kâbe�ye doÄŸru olacak ÅŸekilde namaza durur gibi omuz veya kulak hizasına kadar kaldırılıp “Bismillahi Allahu Ekber” denildikten sonra Hacer-i Esved “istilam” edilir. İstilam, elleri Hacer-i Esved�in üzerine koyup onu öpmek demektir. Ancak hac mevsiminde bu mümkün olmamaktadır. Bu sebeple Hacer-i Esved�e uzaktan elle iÅŸaret edilip saÄŸ avucun içi öpülmekle yetinilir. Hacer-i Esved�i istilam etmek sünnettir. BaÅŸkalarına eziyet etmek ise haramdır. Sünneti yerine getireceÄŸim diye insanlara eziyet vermekten ve böylece haram iÅŸlemekten ÅŸiddetle sakınılmalıdır. Bundan sonra Kâbe sola alınarak tavafa baÅŸlanır. Tavafa baÅŸlarken ve her ÅŸavtın başında: “Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. Hamd, Allah�a mahsustur. Allah�tan baÅŸka hiçbir ilah yoktur. Allah en büyüktür. Bütün güç ve kuvvet ÅŸanı yüce ve azamet sahibi Allah�a aittir. Salat ve selam, efendimiz Muhammed aleyhi�s-selama olsun. Allah�ım! Sana iman ederek, Kitabını tasdik ederek, verdiÄŸim sözü yerine getirerek ve Peygamberinin sünnetine uyarak bu ibadetimi yerine getiriyorum” diye dua edilmesi güzel olur. Tavafın, Hatim�in dışından yapılması gerekir. Tavafın ilk üç ÅŸavtında mümkün olduÄŸu sürece erkekler “Remel”(24) yaparlar. Tavaf esnasında dua edilir, tekbir ve tehlil getirilir. Kur�an okunabilir. Tavafta telbiye getirilmez. En uygunu herkesin içinden geldiÄŸi gibi ihlâsla ve samimiyetle dua etmesidir. Mutlaka bir takım Arapça duaların okunması ÅŸart deÄŸildir. İsteyenler Dua kitabında yer alan tavaf dualarını okuyabilirler. Tavafın kesintisiz olarak yapılması sünnettir. Bu sebeple tavaf sırasında farz namaz için kamet getirilmesi, abdestin bozulması, ya da tavafı kesmeyi gerektiren baÅŸka bir mazeretin ortaya çıkması gibi durumların dışında tavafa ara verilmemelidir. “Yemen” köşesine gelindiÄŸinde, bu köşe de istilam edilir. DiÄŸer köşeler istilam edilmez. Yemen köşesi ile Hacer-i Esved köşesi arasında; “Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver. Ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru. İyilerle birlikte cennete koy. Ey mutlak güç sahibi! Ey günahları çok bağışlayan! Ey alemlerin Rabbi! ” duasının okunması güzel olur. Hacer-i Esved köşesine ya da hizasına varılınca ilk ÅŸavt tamamlanmış olur. Beklemeden tekrar istilam yapılarak ikinci ÅŸavta devam edilir. DiÄŸer ÅŸavtlar da aynı ÅŸekilde yapılır. Yedinci ÅŸavtın sonunda Hacer-i Esved tekrar istilam edilerek tavaf bitirilir. Sonra Harem-i Åžerif�in uygun bir yerinde iki rekat tavaf namazı kılınır. Tavaf namazının, kerahat vakti deÄŸilse tavafın hemen peÅŸinden kılınması daha iyidir. Tavaf namazından sonra dua edilir ve zemzem içilir. İsteyenler dua kitabında yer alan tavaf namazı duasını okuyabilirler. Ancak herkesin kendi dilinde içinden geldiÄŸi gibi dua etmesi daha güzeldir. Sonra Hacer-i Esved tekrar istilam edilerek sa�y(25) yapmak üzere Safa tepesine gidilir. baÅŸa dön
Say
Sa�y Nedir ? “Sa�y” kelimesi; koÅŸmak, hızlı yürümek anlamına gelmektedir. Hac ve umrede Kâbe�nin doÄŸu tarafındaki “Safa” tepesinden baÅŸlayarak “Merve” ye dört gidiÅŸ, Merve�den Safa�ya üç dönüş olmak üzere bu iki tepe arasındaki gidiÅŸ-geliÅŸe denir.
Safa�dan Merve�ye her bir gidiÅŸe ve Merve�den Safa�ya her bir dönüşe “ÅŸavt” denir. Safa ile Merve arasındaki yaklaşık 400 metre uzunluÄŸundaki yürüme alanına “Mes�a” denir.
Sa�y yapmak vaciptir. Sa�yin aslı, Hz. Hacer�in henüz kendisini emmekte olan oğlu Hz. İsmail için su ararken bu iki tepe arasında koşması hatırasına dayanmaktadır.
başa dön
Sayın Yapılışı
Hacer-i Esved istilam edilerek Safa tepesine çıkılır. “Allah�ım! Senin rızan için umre sa�yini yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle.” diye niyet edildikten sonra Kâbe�ye dönülerek tekbir, tehlil, salavat okunur ve içtenlikle dua edilir. Sonra Merve tepesine doÄŸru yürünür. Sa�y esnasında herkes içinden geldiÄŸi ÅŸekilde dua eder. İsteyenler dua kitabındaki sa�y dualarını okuyabilirler. YeÅŸil ışıklı direklerin arasında, erkekler koÅŸar adımlarla yürürler. Buna “Hervele” denir. YeÅŸil direkler arasında her gidiÅŸ ve geliÅŸte: “Rabbim! Günahlarımızı bağışla. Bize merhamet et. Bize ikram et. Bizim bildiÄŸimiz ve bilmediÄŸimiz bütün kusurlarımızı biliyorsun, bunları affet. Çünkü Sen mutlak güç, kerem ve ihsan sahibi olansın.” diye dua edilmesi güzel olur. Merve�ye varınca bir ÅŸavt tamamlanmış olur. Burada da yine Kâbe�ye yönelerek tekbir, tehlil ve salavat-ı ÅŸerife getirilip dua edilir. Sonra Merve�den Safa�ya doÄŸru yürünür. Safa�ya varınca ikinci ÅŸavt tamamlanmış olur. DiÄŸer ÅŸavtlar da aynı ÅŸekilde yapılır. Yedinci ÅŸavt tamamlandıktan sonra Merve�de Kâbe�ye karşı dönülerek dua edilir. İsteyen dua kitabında yer alan Sa�y bittikten sonra Merve�de okunabilecek duayı okuyabilirler. Fakat en güzeli, içe doÄŸan duaların yapılmasıdır. Bundan sonra tıraÅŸ olup ihramdan çıkılır. baÅŸa dön
Traş Olup İhramdan Çıkmak
İhramdan ancak saçlar tıraÅŸ edilmek suretiyle çıkılır. Erkekler saçlarını dipten tıraÅŸ eder veya kısaltırlar. Kadınlar ise saçlarının ucundan bir miktar keserler. Kısaltmada saçların uçlarından alınacak miktar, parmak ucu uzunluÄŸundan daha az olmaz. TıraÅŸ olduktan sonra umre ihramından çıkılmış olur. Hac için tekrar ihrama girinceye kadar eÅŸiyle cinsel iliÅŸki dahil, bütün ihram yasakları kalkar. İhramdan çıkma aÅŸamasına gelmiÅŸ ihramlı kimseler, birbirlerini tıraÅŸ edebilirler. Bu aÅŸamaya gelmedikçe ihramlılar bir baÅŸkasını tıraÅŸ edemezler. Kıran ve ifrad haccına niyet edenler ihramlı kalmaya devam ederler. Bu aÅŸamada kesinlikle ihramdan çıkamazlar. Temettu haccına niyet etmiÅŸ olanlar böylece umrelerini bitirip ihramdan çıktıktan sonra, hac için ihrama girinceye kadar Mekke�de ihramsız olarak kalırlar. Bu günlerini mümkün mertebe iyi deÄŸerlendirmelidirler. BeÅŸ vakit namazlarını Harem-i Åžerifte kılmaya ve fırsat buldukça bol bol nafile tavaf yapmaya özen göstermelidirler. Uzaktan gelenlerin nafile namaz kılmak yerine, nafile tavaf yapmaları daha uygundur. Tavaf ve namazın dışında Mescid-i Haram�da Kur�an-ı Kerim tilaveti, dua, zikir ve tesbihatla meÅŸgul olurlar. Hac için ihrama girinceye kadar böylece ibadetlere devam edilir. Zamanı gelince hac için ihrama girilip vakfe için Arafat’a çıkılır. baÅŸa dön
Hac İçin İhrama Giriş Ve Arafata Çıkış
Temettu haccına niyet edip de umresini yapmış ve böylece Mekke�de kalmakta olan hacı adayları uygulamada, hac için ihrama genellikle Zilhicce�nin sekizinci günü (Terviye günü) girmektedirler. Buna göre Zilhicce�nin sekizinci gününe gelindiÄŸinde Mekke�deki evlerde, umre ihramında belirtildiÄŸi ÅŸekilde ön hazırlıklar yapılır. Kerahat vakti deÄŸilse, iki rekat ihram namazı kılınır. Sonra: “Allah�ım! Senin rızan için hac yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle.” diyerek niyet edilir. Arkasından telbiye getirilerek hac için ihrama girilir. Böylece tekrar ihram yasakları baÅŸlamış olur. Hac için ihrama girildikten sonra, Arafat�a çıkmadan önce nafile bir tavafın (26) ardından haccın sa�yi yapılabilir. Haccın sa�yini bu ÅŸekilde önceden yapanlar artık “Ziyaret tavafı”ndan sonra sa�y yapmazlar. Fakat sünnete uygun olan, haccın sa�yinin Ziyaret tavafından sonra ve ihramsız olarak yapılmasıdır. Bu ÅŸekilde ihrama girildikten ve arzu edildiÄŸi takdirde haccın sa�yi yapıldıktan sonra kafile ile birlikte Arafat�a hareket edilir. İntikal esnasında telbiye, tekbir, tehlil, salavat getirilir ve bol bol dua edilir. Bu mübarek günlerin bereketinden olabildiÄŸince yararlanılmaya çalışılır. Arafat�a varıp çadırlara yerleÅŸilir. Hacı adayı bir süre istirahat ettikten sonra bütün varlığı ile Allah�a yönelip dua eder, telbiye, tekbir ve tehlil getirir, Kur�an okur, namaz kılar, günahlarına tevbe ederek göz yaşı döker, zikir ve tesbihle meÅŸgul olur. Zeval, yani öğle vaktine kadar böylece ibadet etmeye devam eder. baÅŸa dön
Arafatta Öğle Ve İkindi Namazının Birleştirilmesi
Öğle vaktine kadar çadırlarda ibadetle meÅŸgul olunarak bu mübarek mekanın ve zamanın feyzinden ve bereketinden azami derecede istifade etmeye çalışan hacı adayı, öğleye doÄŸru namaz için hazırlık yapar. Öğle ezanı okunduktan sonra öğle ve ikindi namazları birleÅŸtirilerek kılınır. Buna “Cem-i takdim” denir. Öğle ve ikindi namazı birleÅŸtirilerek şöyle kılınır: Ezan okunduktan sonra, önce öğlenin ilk sünneti kılınır. Sonra kamet getirilerek öğlenin farzı eda edilir. Selam verildikten sonra teÅŸrik tekbiri getirilir. Arkasından tekrar kamet getirilerek ikindinin farzı kılınır. Selamdan sonra teÅŸrik tekbiri getirilir. Böylece öğle ve ikindi namazı bir ezan ve iki kametle eda edilmiÅŸ olur. Bu iki farz namazı arasında baÅŸka namaz kılmak mekruhtur. Bu sebeple öğlenin son sünnetiyle ikindinin sünneti kılınmaz. Namazdan sonra Vakfe yapılır. Öğle ve ikindi namazları cem-i takdim ile kılınırken seferî olanlar öğleyi de ikindiyi de ikiÅŸer rek�at olarak kılarlar.(27) Åžekil �6 Mekke YerleÅŸim Planı ve Arafat�a çıkış güzergâhı baÅŸa dön
Arafat Vakfesi
A-Vakfe Nedir? “Vakfe”, durmak demektir. Arafat Vakfesi ise belirlenen zamanda hac için ihramlı olarak Arafat sınırları içinde bulunmaktır. Arafat vakfesi, haccın en önemli rüknüdür. Çünkü süresi içinde orada bulunamayanlar o sene hacca yetiÅŸememiÅŸ sayılırlar. Hz.Peygamber “Hac Arafattır”(28) buyurmuÅŸtur. Arafat, Mekke�nin 25 km. Güney doÄŸusunda bulunan geniÅŸ bir alanın adıdır. Arafat vakfesi bu alanda yapılır. Bu geniÅŸ alanın sınırları levhalarla gösterilmiÅŸtir. Arafat vakfesinin sahih olabilmesi için hac ihramına girmiÅŸ olmak ve belirlenen süre içinde Arafat�ta bulunmak gerekmektedir baÅŸa dön
Arafat Vakfesinin Zamanı ?
Arafat vakfesinin zamanı, Zilhiccenin 9. günü, yani Arefe günü öğleyin Güneş�in tepe noktasına gelip Batı�ya meyletmeye başladığı andan (Zeval vaktinden) bayramın birinci günü fecr-i sadık dediğimiz tan yerinin ağarmaya başladığı ana kadarki süredir. Bu süre içinde her ne halde olursa olsun (uykuda, baygın, vakfenin farkında olsun, ya da olmasın) bir an orada bulunan kimse vakfe farzını yerine getirmiş olur. Uygulamada ise Arafat vakfesinin yapılışı aşağıda belirtildiği şekildedir.
başa dön
Arafat Vakfesinin Yapılışı
Arafe günü Arafat�ta öğle ve ikindi namazları birleştirilerek kılındıktan sonra ayağa kalkılarak kıbleye karşı dönülür. Arafat duasının ayakta yapılması müstehaptır. Telbiye, tekbir, tehlil ve salavat getirilir. Tevbe, istiğfar ve dua edilir. Esas olan herkesin içinden geldiği gibi dua etmesidir. Ancak isteyenler Dua kitabındaki Arafat Vakfesi duasını okuyabilirler.(29) Bir süre bu şekilde vakfe yapılıp bol bol dua edildikten sonra hacılar Arafat�tan ininceye kadar kalan süreyi yine ibadet, dua ve zikirle değerlendirmeye çalışırlar. Arefe günü hac ihramıyla Arafat�ta bulunmak, bir müslüman için en büyük nasiplerden biridir. Çünkü, bu kutsal yerde ve bu mübarek zaman diliminde yapılan ibadetler geri çevrilmez. Bu itibarla müslüman Arafat�ta gönlünü her türlü dünyevi düşünce ve gailelerden arındırarak, bütün samimiyetiyle Allah�a yönelmeli, el açıp yalvarmalı, içine düştüğü günahları hatırlayıp göz yaşları içinde tevbe etmeli, af ve mağfiret dilemeli, kendisi, anne-babası, kardeşleri, çocukları, yakınları, milletinin fertleri ve tüm müslümanlar için içtenlikle dua etmelidir. Arafat�ta içinde bulunulan zaman diliminin her dakikasının çok büyük kıymeti vardır. Bu değerli vakitleri faydasız konuşmalarla, lüzumsuz meşguliyetlerle ve pek gerekli olmayan eş-dost ziyaretleri ile geçirip heba etmemelidir. Hele hele başkalarına sıkıntı ve eziyet vermekten, kötü söz ve davranışlardan, haklı bile olsa bir takım gereksiz tartışmalardan şiddetle sakınmalıdır. Bilinmelidir ki, bu mübarek yerde sevaplar nasıl kat kat olursa, günahlar da öylece katlanır. Resim-14 Arafat�tan Bir Görünüş Güneş battıktan sonra Arafat�tan Müzdelife�ye intikal başlayacağından, akşama yakın gerekli şahsi hazırlıklar yapılır. Güneşin batmasıyla birlikte Arafat�tan Müzdelife�ye doğru hareket başlar. Kafileler belli bir plan dahilinde yola çıkarlar. Akşam namazı, Müzdelife�de yatsı vaktinde, yatsı namazıyla birleştirilerek (cem-i tehirle) kılınacağı için, kendi vaktinde kılınmaz. Yolda yine telbiye, tekbir, tehlil, salavat ve duaya devam edilir. Elden geldiğince bu kıymetli vakitler değerlendirilmeye çalışılır. Müzdelife�ye varınca yatsı vaktinde, akşam ve yatsı namazı birleştirilerek kılınır. başa dön
Müzdelifede Akşam Ve Yatsı Namazlarının Birleştirilmesi
Yatsı vakti girip ezan okunduktan sonra kamet getirilerek ilk önce akÅŸam namazı kılınır. Selam verdikten sonra teÅŸrik tekbiri getirilir. Sonra ezan okunmadan ve kamet getirilmeden yatsının farzı kılınır. Selamdan sonra yine teÅŸrik tekbiri getirilir. Böylece iki vaktin farzı bir ezan ve bir kametle eda edilmiÅŸ olur. Buna “Cem-i tehir” denir. Bundan sonra yatsının son sünneti kılınabilir. Daha sonra vitir namazı kılınır. AkÅŸam ve yatsı namazları bu ÅŸekilde birleÅŸtirilerek kılındıktan sonra “vakfe” yapılacak zamana kadar ibadetle meÅŸgul olunur. İhtiyaç varsa istirahat edilir. Åžeytan taÅŸlamada (cemaratta) atılacak taÅŸlar toplanır. Bu taÅŸların Müzdelife�den toplanması zorunlu deÄŸildir. BaÅŸka yerden de toplanabilir. TaÅŸlar nohuttan büyük, fındıktan küçük olmalıdır. TaÅŸların temiz olmama ihtimali varsa yıkanır. Åžekil-8 Müzdelife�de Türk hacılarının yerleÅŸim planı ve otobüs iniÅŸ-biniÅŸ turnikeleri baÅŸa dön
Müzdelife Vakfesi
Müzdelife, Arafat ile Mina arasında ve Harem sınırları içinde kalan bir bölgenin adıdır. Müzdelife�nin sınırları levhalarla belirtilmiştir. Müzdelife�de vakfe yapmak haccın vaciplerindendir. başa dön
Müzdelife Vakfesinin Zamanı
Müzdelife vakfesi, bayram gecesi, gece yarısından itibaren güneşin doğuşuna kadarki süre içerisinde yapılır. Bu süre içinde her ne halde olursa olsun kısa bir an burada bulunan kimse vakfe görevini yerine getirmiş sayılır. Ancak sünnete uygun olan, Müzdelife vakfesinin sabah namazından sonra yapılmasıdır. Şu kadar var ki, izdiham sebebiyle belirtildiği gibi gece yarısından sonra vakfe yapıp ayrılmakta bir sakınca yoktur. başa dön
Müzdelife Vakfesinin Yapılışı
Yukarıda belirtilen süre içerisinde, Arafat vakfesinde olduÄŸu gibi, telbiye, tekbir, tehlil, salavat getirilir ve dua edilir. Asıl olan herkesin içinden geldiÄŸi gibi dua etmesidir. Ancak isteyenler Dua kitabındaki “Müzdelife Vakfesi Duası”nı okuyabilirler. Müzdelife vakfesinden sonra Mina�ya hareket edilir. Kafileler belli bir plan çerçevesinde yola çıkarlar. Yol boyunca telbiye, tekbir ve tehlile devam edilerek Mina�da kalınacak çadırlara gelinir. İsteyenler burada bir müddet istirahat edip ihtiyaç giderirler. Daha sonra izdihamın olmadığı uygun bir zamanda Büyük Åžeytanı (Akabe Cemresini) taÅŸlamak üzere ÅŸeytan taÅŸlama (cemarat) mahalline gidilir. Uygulamada Türk hacıları genellikle akÅŸam namazından sonra taÅŸlamaya götürülmektedir. baÅŸa dön
Şeytan Taşlama Remy-İ Cimar
Bayramın 1,2,3 ve 4 üncü günlerinde Mina�da bulunan ve “Büyük Åžeytan-Akabe Cemresi”, “Orta Åžeytan-Orta Cemre” ve “Küçük Åžeytan-Küçük Cemre” diye adlandırılan üç taÅŸ kümesine usûlüne uygun olarak taÅŸ atmak haccın vaciplerindendir. Bayramın birinci günü Büyük Åžeytana 7, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde ise her üç ÅŸeytana yediÅŸerden 21� er taÅŸ atılır. TaÅŸlama küçükten büyüğe doÄŸru yapılır. Ancak, Mina�da kalınmadığı takdirde dördüncü günü taÅŸ atılması gerekmez. Uygulamada bayramın dördüncü günü Mina�da kalınmadığı için bu gün taÅŸ atılmamaktadır. Åžeytan taÅŸlama; kötülükleri, haksızlıkları, zulmü ve zorbalığı bir protesto anlamı taşır. Åžeytan taÅŸlayan hacı, bu hareketiyle ÅŸeytana, ÅŸeytanın yoluna uyanlara ve bütün kötülüklere karşı çıkışını sergilemiÅŸ ve kendisinin de bundan böyle asla ÅŸeytana uymayacağını ortaya koymuÅŸ olmaktadır. Åžekil -9 Mina�da Türk Hacıların YerleÅŸim Yeri baÅŸa dön
Taşlamanın Yapılışı
TaÅŸların atıldığı kümeye yaklaÅŸarak, atılacak taÅŸ, saÄŸ elin baÅŸ ve ÅŸehadet parmaklarının uçlarıyla tutulur. “Bismillah, Allahu ekber raÄŸmen li�ş-ÅŸeytani ve hizbih” diyerek atılır. TaÅŸların her biri ayrı ayrı atılmalıdır. Hepsi birden atılırsa tek taÅŸ atılmış sayılır. TaÅŸlar, kümelerin üzerine veya kümeleri kuÅŸatan havuzlara düşecek ÅŸekilde atılmalıdır. baÅŸa dön
Taşlamanın Zamanı Ve Atılacak Taş Sayısı
a- Bayramın Birinci Günü Bayramın birinci günü, Büyük Åžeytana tarif edildiÄŸi ÅŸekilde “7″ taÅŸ atılır. Atılan ilk taÅŸla birlikte telbiyeye son verilir. Birinci günkü taÅŸlamanın zamanı gece yarısından itibaren baÅŸlar, bayramın ikinci günü tan yeri aÄŸarıncaya kadar devam eder.
b-Bayramın ikinci günü, küçüğünden başlanarak her üç şeytana 7�şerden toplam 21 taş atılır. İkinci günkü taşlama zeval vaktinde yani öğleyin güneşin tepe noktasına gelip batıya yönelmesiyle birlikte başlar, gece tan yeri ağarıncaya kadar devam eder. Şekil-10 Cemarat mahalli
c-Bayramın üçüncü günü de ikinci günde olduğu gibi küçük şeytandan başlamak üzere her üç şeytana 7�şerden toplam 21 taş atılır. Üçüncü günde taşlamanın zamanı zeval vaktinden yani öğleyin güneşin tepe noktasına gelip batıya yönelmesiyle birlikte başlar, gece tan yeri ağarıncaya kadar devam eder.
d-Bayramın dördüncü günü tan yeri aÄŸarıncaya kadar Mina�dan ayrılmamış olanlar, tan yerinin aÄŸarmasından itibaren güneÅŸ batıncaya kadar her üç ÅŸeytana “7″ÅŸerden toplam 21 taÅŸ daha atarlar. Tan yeri aÄŸarmadan Mina�dan ayrılanların bu günün taÅŸlarını atmaları gerekmez. Uygulama da böyledir. TaÅŸlamalarda, çok kalabalık olan gündüzün izdihamlı saatleri yerine, tenha olan gece saatleri, ya da akÅŸam saatleri tercih edilmelidir. Küçük ve orta ÅŸeytanlara taÅŸ atıldıktan sonra, mümkünse bir kenara çekilip dua edilir. Büyük ÅŸeytana taÅŸ atıldıktan sonra beklenmez, orası hemen terk edilir. baÅŸa dön
Taşlamada Vekalet Ve Atılamayan Taşların Kazası
Gücü yetenlerin taşları bizzat kendilerinin atmaları gerekir. Vekalet vererek başkasına attıramazlar. Hastalık, yaşlılık ve sakatlık gibi mazeretlerle taşları bizzat kendisi atamayacak durumda olanlar, vekâlet vererek taşları bir başkasına attırırlar. Vaktinde atılamayan taşların, bayramın dördüncü günü güneş batıncaya kadar atılması vaciptir. Atılmadığı takdirde ceza gerekir.(30) başa dön
Hac Kurbanı (Şükür Hedyi)
Temettu ve Kıran haccı yapanların, hac kurbanı (şükür hedyi) kesmeleri vaciptir. Her ne kadar sünnete uygun olan, hac kurbanının, büyük şeytana taş attıktan sonra kesilmesi ise de, taş atmadan önce de kesilmesi mümkündür. Hac kurbanı, Harem Bölgesi sınırları içerisinde, bayramın birinci günü tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren kesilir.(31) Hac kurbanının etinden sahibi dahil herkes yiyebilir. Temettu ve Kıran haccı yapanlar, Kurban kesme imkânı bulamazlarsa bunun yerine on gün oruç tutarlar. Bu on gün orucun üç günü, hacdan önce ve hac ihramına girdikten sonra (Mekke�de) tutulur. En uygunu 7, 8 ve 9. Zilhicce günlerinde tutulmasıdır. Geri kalan yedi gün ise, bayramın dördüncü gününden sonra olmak üzere, hacdan sonra tutulur. Bu yedi günün memlekete döndükten sonra tutulması daha uygundur. Bunların peşpeşe tutulması şart değildir. Hacılar, Kurban Bayramında şartlarını taşıyan her müslümanın kesmekte olduğu kurbanı (Udhiyyeyi) kesmek zorunda değillerdir. Fakat sevap kazanmak için nafile olarak kesebilirler. Nafile olarak bu kurbanı kesmek istedikleri takdirde vekâlet vererek memleketlerinde kestirmeleri daha uygun olur. başa dön
Traş Olup İhramdan Çıkmak
Bayramın birinci günü Büyük ÅŸeytana taÅŸ atılıp kurban kesildikten sonra tıraÅŸ olup ihramdan çıkılır. Her ne kadar sünnete uygun olan, önce Büyük Åžeytana taÅŸ atmak, sonra kurban kesmek, daha sonra da tıraÅŸ olup ihramdan çıkmak ise de, taÅŸ atmadan, ya da kurban kesmeden önce de tıraÅŸ olup ihramdan çıkmak mümkündür. Umre ihramından çıkış konusunda da anlatıldığı gibi, ihramdan çıkmak için erkekler saçlarını dipten tıraÅŸ eder veya kısaltırlar. Kadınlar ise saçlarının ucundan bir miktar keserler. Böylece hac ihramından çıkışın birinci aÅŸaması gerçekleÅŸmiÅŸ olur. Buna “ilk tehallül” denir. Bu aÅŸamada eÅŸiyle cinsel iliÅŸki dışında bütün ihram yasakları kalkar. Cinsel iliÅŸki konusundaki yasak ise, ancak Ziyaret tavafından sonra kalkar. baÅŸa dön
Ziyaret Tavafı
Ziyaret tavafı, haccın farzlarındandır. Haccın iki rüknünden birisidir. Buna “İfada tavafı” da denir. baÅŸa dön
Ziyaret Tavafının Vakti
Ziyaret tavafının vakti, bayramın ilk günü gece yarısından itibaren başlar, ömrün sonuna kadar devam eder. Uygulamada ziyaret tavafı, tıraş olup ihramdan çıktıktan sonra yapılmaktadır. Ziyaret tavafının, bayramın ilk üç gününde yapılması usûle uygun ise de, daha sonraki günlerde de yapılabilir. başa dön
Ziyaret Tavafının Yapılışı
Önce, “Allah�ım! Senin rızan için ziyaret tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diyerek niyet edilir. Daha sonra Hacer-i Esved hizasına gelerek “Tavafın Yapılışı” konusunda(32) anlatıldığı gibi tavafa baÅŸlanır ve yedi ÅŸavtla tavaf tamamlanır. Tavaf tamamlandıktan sonra belirtildiÄŸi ÅŸekilde tavaf namazı kılınır. Böylece haccın ikinci rüknü de tamamlanmış olur. Ziyaret tavafının tamamlanmasıyla hac ihramından çıkışın ikinci aÅŸaması da gerçekleÅŸmiÅŸ olur. Buna “ikinci tehallül” denir. Böylece eÅŸiyle cinsel iliÅŸki yasağı da ortadan kalkmış olur. Ziyaret tavafının, tıraÅŸ olup ihramdan çıktıktan sonra yapılması sünnete daha uygundur. Özel hallerinde bulunan kadınlar, ziyaret tavafını bu halleri sona erinceye kadar ertelerler. Arafat�a çıkmadan önce haccın sa�yini yapmamış olanlar, ziyaret tavafından sonra bu sa�yi yaparlar. baÅŸa dön
Haccın Sayı
Sa�y yapmak, haccın vaciplerindendir.(33) Arafat�a çıkmadan önce haccın sa�yini yapmamış olanlar ziyaret tavafının ardından, “Allah�ım, Senin rızan için hac sa�yini yapmak istiyorum, bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diye niyet ederek daha önce “Sa�y” konusunda belirtildiÄŸi ÅŸekilde hac sa�yini yaparlar. Hac sa�yinin, tıraÅŸ olup ihramdan çıktıktan sonra yapılması sünnete daha uygundur. Bundan sonra hacı, Mekke�de kaldığı süre içinde beÅŸ vakit namazı Harem-i Åžerif�te kılmaya özen gösterir. Bol bol nafile tavaf yapar. Mekke�den ayrılacağı sırada da “Veda Tavafı” yapar. baÅŸa dön
Veda Tavafı
Hacca uzaklardan yani Mikat sınırları dışından gelmiÅŸ olanların (Afakilerin) Mekke�den ayrılmadan “Veda Tavafı” yapmaları vaciptir. Bu, hacıların hacla ilgili olarak yapacakları son görevdir (nüsüktür). Buna “Sader Tavafı” da denir.
Veda Tavafı, “Allah�ım! Senin rızan için Veda tavafı yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diye niyet edilerek tıpkı diÄŸer tavaflar gibi yapılır. Tavafın arkasından, tavaf namazı da kılındıktan sonra çokça dua edilir, af ve maÄŸfiret dilenir. Göz yaşı dökülür. İsteyen Dua kitabındaki veda tavafından sonra okunacak duayı okuyabilir.
Nihayet ayrılığın üzüntüsü içinde göz yaşlarıyla Kâbe�ye ve Mescid-i Harama veda edilir. Ziyaret tavafından sonra herhangi bir nafile tavaf yapılıp veda tavafı yapılmadan Mekke�den ayrılma durumunda kalınmışsa, yapılan bu nafile tavaf, veda tavafı sayılır.
Özel hallerinde bulunan kadınlar, bu durumları sona ermeden Mekke�den ayrılmak zorunda kalırlarsa, veda tavafı yapmazlar, bundan dolayı bir ceza da gerekmez.
Uygulamada Temettu Haccı İle İfrad Ve Kıran Haccı Arasındaki Farklar
Buraya kadar hac ibadeti yerine getirilirken nerede, nasıl hareket edileceği, Temettu haccı esas alınarak anlatılmaya çalışıldı. Şimdi İfrat haccı ve Kıran haccının, Temettu haccından farklı olan taraflarına kısaca işaret edelim. başa dön
Hacda Kadınlarla İlgili Özel Durumlar
Hac ve umrenin yerine getirilişi açısından kadınlarla erkekler arasında bir fark yoktur. Ancak, kadınlar için erkeklerde olduğu gibi özel bir ihram kıyafeti söz konusu değildir. Elbise, baş örtüsü, çorap, ayakkabı gibi her zaman giydikleri kıyafetlerini giyerler. Yalnızca yüzlerini örtmezler.
Bir de erkeklerin yaptığı gibi telbiye, tekbir, tehlil, salavat okurken ve dua ederken seslerini yükseltmezler. Tavafta hızlı ve çalımlı yürüyerek “Remel”, Sa�yda da yeÅŸil direkler arasında koÅŸar adımlarla yürüyerek “Hervele” yapmazlar.
İzdiham olan yerlerde mümkün olduğu kadar erkeklerin arasına girmemeye özen gösterirler. Özellikle namaz kılarken, erkek safları arasında kalmayıp kadınlara ait yerlerde namaz kılarlar.
Adetliyken ihrama giren veya ihrama girdikten sonra adet görmeye başlayan kadınlar, tavafın dışında haccın bütün menasikini yerine getirebilirler. Harem-i Şerif�e giremezler.
Adetliyken ihrama giren ve ihrama girdikten sonra adetleri bitmeden Arafat�a çıkmak durumunda kalan hanımlar daha baştan ihrama girerken İfrad haccına niyet etmelidirler. başa dön
Hacca İlişkin Kusurlar Eksiklikler Ve Cezalar
Buraya kadar haccın, usulüne uygun olarak nasıl yapılacağı anlatıldı. Haccını bu şekilde eda eden bir kimse hacla ilgili görevlerini (menasiki) eksiksiz olarak yerine getirmiş olur.
Hac esnasında ihram yasaklarına uymamak, vaciplerden birini terk etmek, ya da ertelemek veya Harem Bölgesinde yapılmaması gereken bazı fiilleri yapmak gibi kusur ve eksiklikler, bir takım cezaları gerektirir. Bu cezalar, haccın kaza edilmesi, deve veya sığır (bedene) kesilmesi; koyun veya keçi (dem) kesilmesi; sadaka, bedel ödeme ve oruç tutmaktır. Şimdi bu cezaları gerektiren kusur ve eksiklikleri, tutum ve davranışları kısaca belirtelim. başa dön
Haccın Bozulmasına Neden Olan Kusurlar
Haccın Bozulmasına Yol Açan Kusur Hac için ihrama girdikten sonra henüz Arafat Vakfesi yapmadan cinsel ilişkide bulunmak haccın bozulmasına yol açar. Bu duruma düşen kimsenin, bozulan bu haccını yarım bırakmayıp tamamlaması, bunun yerine, gelecek yıllarda bu haccını kaza etmesi ve işlediği bu fiilden dolayı da bir koyun veya keçi (dem) kurban etmesi gerekir.
Umre için ihrama girdikten sonra, umre tavafını yapmadan cinsel ilişkide bulunan kimsenin de aynı şekilde umresi bozulmuş olur. Bu kimsenin, bozulan bu umreyi bırakmayıp tamamlaması, daha sonra bunu kaza etmesi ve işlediği suçtan dolayı da yine bir koyun veya keçi (dem) kesmesi gerekir. başa dön
Deve Veya Sığır Bedene Kesmeyi Gerektiren Kusur
Arafat Vakfesinden sonra, fakat henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan (ilk tehallülden) önce cinsel ilişkide bulunan kimsenin, ceza olarak bir deve ya da sığır (bedene) kesmesi gerekir. başa dön
Koyun Veya Keçi Dem Kesmeyi Gerektiren Kusur
İhramlı iken Arafat Vakfesinden sonra tıraş olup henüz Ziyaret Tavafını yapmadan cinsel ilişkide bulunan, eşini şehvetle öpmek, okşamak gibi cinsel ilişkiye yol açan davranışlarda bulunan; saçın veya sakalın dörtte birini ya da başka bir uzvun tamamını tıraş eden; bir defada, aynı anda ve aynı yerde bütün tırnakları veya bir elin ya da bir ayağın tırnaklarının tamamını kesen; elbise olarak dikilmiş giysileri on iki saat boyunca veya daha fazla giyen; başı ve yüzü örten; ayakkabı giyen; bir defada, aynı anda ve aynı yerde en az bir uzvun tamamına koku, yağ, jöle ve biryantin süren; kına yakan; saç ve sakal boyayan kimsenin ceza olarak bir koyun ya da bir keçi (dem) kesmesi gerekir başa dön
Fıtır Sadakası Kadar Sadaka Vermeyi Gerektiren Kusur
İhramlı bir kimsenin 12 saatten daha az bir süre herhangi bir giysi ve ayakkabı giymesi, başı örtmesi; saç ve sakalın dörtte birinden az kısmını tıraÅŸ etmesi; bir elin veya bir ayağın tırnaklarının bir kısmını ya da ayrı ayrı yer ve zamanlarda tamamını kesmesi; ihramlı ya da ihramsız birini tıraÅŸ etmesi… ceza olarak fıtır sadakası kadar sadaka vermeyi gerektirir.
İhramdan çıkma aşamasına gelmiş olan ihramlıların başkalarını tıraş etmelerinden dolayı herhangi bir şey gerekmez. başa dön
Bedel Ödemeyi Gerektiren Kusur
İhramlı iken, karada yaşayan av hayvanlarını avlayan, yaralayan; onların tüylerini koparan, yumurtalarını kıran; avlayanlara yardımcı olan kimse ceza olarak bedel öder. Bedel, av hayvanının kıymeti takdir edilerek tesbit edilir. başa dön
Özür Sebebiyle İhram Yasaklarına Uymamak
Hastalık, kaza geçirme ve benzeri elde olmayan sebeplerle ihram yasaklarına uyamayan kimse, ceza ödeme konusunda muhayyerdir. Bu durumda olan kişi:
a. İstediği yer ve zamanda peş peşe veya aralıklı olarak üç gün oruç tutar.
b. Veya altı yoksula fıtır sadakası miktarı sadaka verir.
c. Yahut Harem Bölgesinde istediği zaman bir koyun ya da keçi (dem) keser. başa dön
Deve Veya Sığır Bedene Kesmeyi Gerektiren Eksiklikler
Ziyaret tavafını cünüp olarak yapan kimsenin, ceza olarak bir deve ya da sığır kesmesi gerekir. Cünüp olarak yapılan tavaf (hangi tavaf olursa olsun) abdestli olarak yeniden yapılırsa ceza düşer. Cünüp olarak yapılan tavafın abdestli olarak yeniden yapılması vaciptir. başa dön
Koyun Veya Keçi Dem Kesmeyi Gerektiren Eksiklikler
Mikat sınırını ihramsız geçen; sa�yi terk eden ya da hiçbir mazeret yokken sa�yi yürüyerek yapmayan, Müzdelife vakfesini özürsüz olarak terk eden(37), Şeytan�a hiç taş atmayan veya bir günde atılması gereken taşların yarıdan fazlasını süresi içinde atmayan; farz ve vacip tavaflarda setr-i avrete uymayan; Ziyaret veya Umre tavafının son üç şavtını ya da sadece birini yapmayan; Veda tavafı yapmayan; Ziyaret ve Umre tavafını abdestsiz, Umre, Veda ve Kudüm tavaflarını cünüp halde yapan(38); Arefe günü Arafat�tan güneş batmadan önce ayrılan kimsenin, ceza olarak koyun veya keçi (dem) kesmesi gerekir. başa dön
Fıtır Sadakası Veya Sadaka Vermeyi Gerektiren Eksiklikler
Kudüm veya Veda tavafının abdestsiz halde yapılması; Veda tavafı ile Sa�yin son üç şavtının yapılmaması ya da eksik yapılması ve bu şavtların mazeret yokken yürüyerek yapılmaması; şeytan taşlamada, bir günde atılması gereken taşların yarıdan çoğu atıldıktan sonra geriye kalanların atılmaması, ya da eksik atılması(39); gibi eksikliklerden dolayı fıtır sadakası miktarı sadaka vermek gerekir. başa dön
Harem Bölgesi Yasaklarına Uymamakla İlgili Kusurlar Ve Cezaları
Harem Bölgesinin avının avlanması, kendiliğinden biten her türlü ağaç, bitki ve otların kesilmesi ya da koparılması, ihramlı olsun veya olmasın herkese haramdır. Bu sebeple Harem Bölgesinin ağaç ve bitkilerini kesip koparan kimsenin, bunların bedelini takdir ederek fakirlere vermesi gerekir. başa dön
Cezaların Ödeme Zamanı Ve Yeri
Hac esnasında yukarıda belirtilen kusur ve eksikliklerden doğan cezaları ödemek için belirli bir zaman yoktur. Ömrün sonuna kadar her zaman ödenebilir. Ancak cezaları bir an önce ödeyerek sorumluluktan kurtulmak daha iyidir.
Söz konusu cezalardan, kurbanların mutlaka Harem Bölgesinde kesilmesi gerekir. Etleri ise Harem Bölgesi fakirlerine verilebileceği gibi, Harem Bölgesi dışındaki fakirlere de gönderilebilir.
Sadaka, bedelini ödeme ve oruç cezalarının ödenmesi için belli bir yer yoktur. İstenilen her yerde bunlar ödenebilir.
Hac yaparken işlenen suç, kusur ve eksikliklerden dolayı gereken cezalar konusunda Din Görevlilerine veya fetva hey�etine başvurulması uygun olur. başa dön
Hacca Kim Vekil Bedel Gönderir
Hac görevini kendisi yapabilecek durumda olanların haccı bizzat yapmaları gerekir. Bunlar bir başkasını vekil (bedel) göndererek hac yaptıramazlar. Üzerine hac farz olduğu halde bu farzı yerine getirmeyip ölümle karşı karşıya kalan kimsenin, vefat etmeden önce, bıraktığı maldan kendisi adına hacca vekil gönderilmesini vasiyet etmesi gerekir.
Böyle bir kimsenin geriye bıraktığı malın üçte biri, onun adına hacca vekil göndermeye yeterse, bununla vekil gönderilir. Yetmezse, varisleri diledikleri takdirde kendi mallarıyla gönderebilirler. Vasiyet olmasa bile varisleri onun adına hac yapsalar, bu kimse hac sorumluluğundan kurtulur.
Aynı şekilde haccın farz olmasının şartlarını taşıdığı halde haccetmeyip daha sonra yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan hastalık, görme veya yürüme yeteneğini kaybetme gibi bir sebeple, bizzat hac yapamayacak duruma düşen kimselerin de hacca vekil göndermesi veya kendisi adına vekil gönderilmesini vasiyet etmesi gerekir.
Haccın farz olmasının şartlarını taşıdığı halde baştan beri bizzat hac yapamayacak durumda olanlar da böyledir. başa dön
Vekilin (Bedelin) Görevlendirilmesi
Hacca bedel gönderecek kimse (ölmüşse yakınları), haccın nasıl yapılacağını bilen ve hac yapabilecek nitelikleri taşıyan, aklı başında, tercihen daha önce hac yapmış ehil bir kimseyi kendisi adına hac yapmak üzere vekil tayin eder. Normal olarak hac masraflarını karşılayacak parayı kendisine verir. İfrad, Kıran veya Temettu haclarından hangisini yaptırmak istiyorsa o hacca niyet etmesini ister. başa dön
Vekil Nasıl Haraket Eder
Vekil, bedel gönderen kimsenin öngördüğü şartlar doğrultusunda hareket eder. Gönderen hangi haccın yapılmasını istemişse onu yapar. Vekil, hacla ilgili görevleri (menasiki) yaparken hep gönderen adına niyet eder. İhrama girerken, tavafa ve sa�ye başlarken, Arafat ve Müzdelife vakfelerinde, şeytan taşlarken, kurban keserken niyetini hep gönderen adına yapar. Aynı şekilde, öncelikle gönderen adına dua eder.
Kendisi ve diÄŸer müslümanlar için de dua edebilir. Mesela gönderen, ifrad haccı yapmasını istemiÅŸse, vekil ihrama girerken; “Allah�ım! Senin rızan için ……….(40) adına hac yapmak istiyorum.
Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diye niyet eder ve “Allah�ım! ……… adına, Lebbeyk! Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ ÅŸerike leke lebbeyk. İnne�l-hamde ve�n-ni�mete leke ve�l-mülk. Lâ ÅŸerike lek.” diyerek telbiye getirir.
DiÄŸer niyetlerde de aynı ÅŸekilde hareket eder ve “Haccın Yapılışı” konusunda anlatıldığı ÅŸekilde haccı eda eder. Gönderen, Temettu haccı veya Kıran haccı yapmasını istemiÅŸse, onun adına şükür kurbanı keser.
Vekil, kendisini gönderen adına tüm hac görevlerini yerine getirdikten sonra dilerse kendisi için umre yapabilir. Vekil, haccı yapıp dönünceye kadar masrafları için kendisine verilen parayı israf etmeden normal olarak harcar. Artan miktarı, dönüşünde gönderene iade eder.
Gönderen kimsenin, artan parayı almayıp vekile bağışlamasında bir sakınca yoktur. Hac, ibadet olduğundan vekilin, normal hac masrafı dışında bir ücret istemesi caiz olmaz. Hacca vekil gönderen kimsenin, üzerine farz olan hac yükümlülüğünden kurtulabilmeleri için, vekil olarak gönderdiği kimsenin hac masraflarını karşılaması gerekir.
Hac organizasyonlarında görev alanların hac yolculuğu masrafları genellikle organizasyonca karşılanmaktadır. Bu durumda görevlinin bir başkası adına vekil olarak haccetmesiyle adına hac yaptığı kişinin hac borcu ödenmiş olmaz. Görevlinin annesi babası gibi varisi olduğu kimseler bundan müstesnadır. başa dön
Başkası Adına Yapılan Nafile Hac
Bir müslümanın, yaptığı her türlü ibadet, taat ve hayrın sevabını, ister sağ, ister ölmüş olsun, bir başka müslümana bağışlaması caizdir. Buna göre, bir kimse vekil edilmese bile, başkası adına nafile hac yapar ve sevabını ona bağışlayabilir.
Başkası adına yapılacak nafile hac için, vekilin ehil olması ve adına haccettiği kimse için niyet edip ihrama girmesi yeterlidir başa dön
Umre Nedir ?
Umre kelimesi, ziyaret etmek anlamına gelmektedir. Dini bir terim olarak umre, “Belirli bir zamana baÄŸlı olmaksızın ihrama girerek Kâbe�yi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında sa�y yapmak ve tıraÅŸ olup ihramdan çıkmaktan� ibarettir.
Umrenin iki farzı vardır: İhram ve tavaf. Bunlardan ihram şart; tavaf, rükündür. Vacipleri ise sa�y ile tıraş olup ihramdan çıkmaktır.
Ömürde bir defa umre yapmak sünnettir.(41) başa dön
Umrenin Fazileti
Umrenin pek çok fazileti vardır. Özellikle Ramazan ayında yapılan umrenin sevabı pek çoktur. Hz. Peygamber umre hakkında şöyle buyurmaktadır : “Umre, diÄŸer bir umre ile arasındaki günahları siler”(42) “Ramazanda yapılan umrenin sevabı bir haccın sevabına denktir.”(43) baÅŸa dön
Umrenin Zamanı
Umre için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından bayramın dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür. başa dön
Umrenin Yapılışı
Umre yapmak isteyenler, gerekli hazırlıkları yaptıktan ve iki rek�at ihram namazı kıldıktan sonra, “Allah�ım! Senin rızan için umre yapmak istiyorum. Bunu kolaylaÅŸtır ve kabul eyle” diye niyet edip “telbiye” söyleyerek ihrama girerler.
Bu ÅŸekilde ihrama girdikten sonra Kâbe�yi usulüne göre tavaf ederler. Nihayet Safa ile Merve arasında sa�y yaptıktan sonra tıraÅŸ olup ihramdan çıkarlar. Böylece umre tamamlanmış olur. Umrenin ihramına, bu kitabın “İhrama Girmek” konusunda belirtildiÄŸi ÅŸekilde girilir.(44)
Umrenin tavafı, sa�yi ve tıraÅŸ olup ihramdan çıkılması da yine bu kitabın, “Tavafın Yapılışı” ve “Sa�yin Yapılışı” ile “TıraÅŸ Olup İhramdan Çıkmak” konularında tarif edildiÄŸi ÅŸekilde yapılır.(45)
Mikat sınırları dışında kalanlar umre için ihrama, Mikat sınırlarında veya daha önce girerler. Harem Bölgesinde bulunanlar, Harem bölgesinin dışına çıkarak ihrama girerler. Harem Bölgesi ile Mikat sınırları arasında (Hıl Bölgesinde) olanlar ise bulundukları yerden ihrama girerler.
Ülkemizden gidip de, Mekke�de bulundukları süre içinde umre yapmak isteyenler, genellikle Medine-Mekke otoyolu üzerinde ve Harem-i Åžerif�e yaklaşık 5 km. uzaklıkta bulunan “Ten�im”e giderek ihrama girmektedirler.
Bugün burada “Hz. AiÅŸe Mescidi” bulunmaktadır. Umrede Kudüm tavafı, Arafat ve Müzdelife vakfeleri, Åžeytan taÅŸlama ve Veda tavafı gibi görevler (menasik) yoktur. Haccın ihram, tavaf, sa�y ve tıraÅŸ gibi menasikinde, rükün, ÅŸart, vacip ve sünnet olan hükümler, umrenin menasikinde de söz konusudur.
başa dön
Hacdan Sonra Umre
Hac yapıldıktan sonra bir süre daha Mekke�de kalacak olan hacılar, imkân buldukları takdirde, isterlerse bayramın dördüncü günü akşamından itibaren umre yapabilirler. -Özellikle ifrad haccı yapanların, hacdan önce umre yapmadıkları için, hacdan sonra umre yapmaları uygun olur.
Temettu haccına niyet edenlerin hacdan önce ikinci, üçüncü… umre yapmaları caiz ise de, o günlerdeki izdihamı da dikkate alarak, bunun yerine bol bol nafile tavaf yapmaları ya da mümkün mertebe vakitlerini Harem-i Åžerif�te geçirmeleri daha iyidir. baÅŸa dön
Medine-İ Münevvereye Yolculuk
Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etmek, mescidinde namaz kılmak, Onun ve Ashabının yaşadığı yerleri görmek üzere Medine�ye doğru yola çıkan bir hacı, bu ziyaretiyle yalnızca Allah�a yakınlaşma amacı gütmelidir. Çünkü hacının İslami duyarlılığını daha da artıracak olan bir kutlu yolculuk, gerçekten Cenab-ı Hakk�ın rızasını kazanmanın önemli bir vesilesidir.
Zira Cenab-ı Hak, Peygamberini ziyarete gelenleri sever ve onların, onun huzurunda yapacakları duaları geri çevirmez. Hz. Peygamber de kendisini ziyarete gelenlere şefaat edeceğini bildirmiştir. Yolculuk esnasında, bol bol salatu selam getirilmeli ve Medine�ye yaklaştıkça bu daha da artırılmalıdır.
Hacı, bu ziyaretin sıradan bir ziyaret olmadığını düşünerek büyük bir tevazu, saygı ve vakarla Medine�ye girmelidir. Medine�ye girerken “Rabbim! GireceÄŸim yere dosdoÄŸru girmemi saÄŸla; çıktığım yerden de dosdoÄŸru çıkmamı saÄŸla. Bana katından, yardımcı bir güç ver”(46) duasını okuması güzel olur.
Evlere yerleşip gerekli ihtiyaçlar giderildikten ve hazırlıklar yapıldıktan sonra, Mescid-i Nebi ve Hz. Peygamber�in kabri ziyarete gidilir başa dön
H.Z. Peygamberin Kabrini Ziyaret Etmenin Fazileti
Medine-i Münevvere, İslam nurunun yeryüzüne yayıldığı Peygamber şehridir. Her karışı, İslam�ın aydınlığını insanlığa ulaştıran Allah Rasûlünün ve Sahabenin hatıralarıyla doludur. Sinesinde İslam�ın en büyük önderlerini barındırmaktadır.
İslam�ın güzelliğini insanlara ulaştırabilmek için Peygamber Efendimiz buraya hicret etmiş, İslâm devleti burada kurulmuş, İslâm�ın mesajı insanlığa buradan ulaşmıştır. Rasulüllah İslâm�ı tebliğ görevini tamamladıktan sonra burada vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Böylece Medine, Allah�ın en sevgili kulunu ve insanlığın gelmiş geçmiş en büyük önderini bağrında taşıma şerefini elde etmiştir. Asr-ı Saadet, en parlak şekilde bu şehirde yaşanmıştır.
İnsanlık tarihinin en güzel, en mutlu, en adil, en hakkaniyetli örnek ve model toplumu, Peygamber Efendimizin terbiyesinde bu şehirde oluşturulmuştur. Böylece bu şehir dünyada adeta cennet misali bir hayatın yaşanabileceğine tanıklık etmiştir. Tarih, Rasulüllah�ın sohbetine nail olan bu Sahabe neslinin oluşturduğu toplum kadar güzel bir topluma bir başka yerde ve bir başka zamanda şahid olmamıştır.
İşte Medine-i Münevvere bu güzel insanların gelip geçtiği ve pek çoğunun bağrında yattığı kutsal şehirdir. Bu sebeple büyük bir engel olmadığı sürece hacıların, Medine�ye giderek Hz. Peygamberin kabrini ziyaret etmeleri ve mescidinde namaz kılmaları büyük önem taşır.
Bu ziyaret İslâmî duyarlılığın bir göstergesidir. Sırf Allah için, İslam�ın aydınlığının insanlığa ulaştırılması yolunda çalışmanın, fedakarlığın ve gayretin en güzel örneğini vermiş insanların gelip geçtiği bu mübarek şehri ziyaret etmekle hacı, bu aydınlığın, yeniden muhtaç olanlara ulaştırılması yolunda bir şuur ve azim kazanabilirse, ziyaretindeki amaç gerçekleşmiş sayılır.
Vefatından sonra kendisini ziyaret edenler hakkında Peygamberimizin: “Beni vefatımdan sonra ziyaret eden saÄŸlığımda ziyaret etmiÅŸ gibidir.”(47)
“Kabrimi ziyaret eden ÅŸefaatimi hak eder”(48)
“Kalbinde beni ziyaretten baÅŸka hiçbir düşünce olmaksızın kim beni ziyarete gelirse, Kıyamet gününde ÅŸefaatimi haketmiÅŸ olur.”(49) buyurduÄŸu rivayet edilmektedir.
Bu itibarla hacıların Medine-i Münevvere�ye giderek Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etmeleri, mescidinde namaz kılmaları,
Peygamber sevgisini yenilemenin ve onun sünnetine bağlılığı kuvvetlendirmenin önemli bir vasıtasıdır. başa dön
H.Z. Peygamberin Kabri Nasıl Ziyaret Edilir ?
“Mescid-i Nebî”, Hz. Peygamber�in Mekke�den Medine�ye hicret ettikten sonra ilk iÅŸ olarak inÅŸa ettiÄŸi camidir. “Mescid-i Nebî”, Peygamber Mescidi demektir. İçinde namaz kılmak üzere uzak yerlerden yola çıkılacak üç mescitten biridir.(50) Bu üç mescidin diÄŸer ikisi ise, “Mescid-i Haram” ve “Mescid-i Aksa” dır. Mescid-i Nebî�nin içinde namaz kılmak çok sevaptır. Hz. Peygamber burada kılınan namazın sevabı hakkında şöyle buyurmuÅŸtur: “Benim ÅŸu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında, diÄŸer mescitlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir.”(51) Mescid-i Nebî ve Hz. Peygamber�in kabrini ziyaret ederken bazı usul ve adaba riayet edilir. Bunlar şöyle özetlenebilir: Mescid-i Nebî�yi ve Hz. Peygamber�in kabrini ziyaret etmek isteyen kimse abdest alır, mümkünse gusleder ve temiz bir kıyafet giyinir. Ziyarete giderken yol boyunca çokça salevat-ı ÅŸerife getirir. Mescid�e vardığında mümkünse “Babu�s-Selam” dan saÄŸ ayağını atarak edep ve tevazu ile içeri girer. Girerken “Allah�ım! Günahlarımı bağışla. Rahmet ve lütuf kapılarını bana aç” diye dua eder. Kerahat vakti deÄŸilse iki rek�at “Tahiyyetu�l Mescid” namazı kılar. Bu namazı mümkünse “Ravza-i Mutahhara” da kılar. “Ravza-i Mutahhara”, Hz. Peygamberin kabri ile minberi arasında kalan kısımdır. Hz. Peygamber çoÄŸu zaman namazlarını burada kılardı. Burası hakkında Hz. Peygamber: “Evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir.”(52) buyurmuÅŸtur.
Daha sonra bu ziyaret nasib olduğu için isterse iki rekat da şükür namazı kılar ve bu mübarek yerlere gelmeyi kendisine nasip eden Allah�a şükreder, dua eder. Nihayet edep ve sükunetle Hz. Peygamber�in kabrine yaklaşır. Başı hizasına gelerek yüzünü Hz. Peygamber�e çevirir. Alemlerin sevgilisi Hz. Muhammed�in huzurunda
olduğunu düşünür. Hz. Peygamber�in, kendisini görmekte ve sözlerini işitmekte olduğunun şuur ve idraki içinde:
“Es-Selâmu aleyke yâ Rasûlallah
Es-Selâmu aleyke yâ Habîballah
Es-Selâmu aleyke yâ Nebiyyallah
Es-Selâmu aleyke yâ Hayre Halkillah
Es-Selâmu aleyke yâ Hâteme�n-Nebiyyîn
Es-Selâmu aleyke yâ Seyyide�l-Mürselîn” ÅŸeklinde selâm verir, dua eder.
Hz. Peygamber�in huzurunda yapılan duaları Allah�ın geri çevirmeyeceÄŸini düşünerek ihlas ve samimiyetle içinden geldiÄŸi gibi dua eder. İsteyen Dua kitabında yer alan “Hz. Peygamber�in Kabrini Ziyaret Ederken Okunabilecek Selâm ve Dua” yı okur.
Kendisi Hz. Peygamber�e selam verdikten sonra baÅŸkaları tarafından Hz. Peygamber�e emanet edilmiÅŸ olan selamları: “Ya Rasulellah! Falan, falan…. kimselerin de selamları var. Allah katında senden ÅŸefaat diliyorlar. Onlara ve bütün müslümanlara ÅŸefaat eyle” diye tebliÄŸ eder.
Sonra bir metre kadar sağ tarafa ilerleyip Hz. Ebu Bekir�in başı hizasında durarak:
“Es-Selâmu aleyke yâ Ebâ Bekri�s-Sıddîk
Es-Selâmu aleyke yâ Halifete Rasulillah
Es-Selâmu aleyke yâ Sahibe Rasulillah” ÅŸeklinde selam verir, dua eder.
Daha sonra bir metre kadar daha ilerleyip Hz. Ömer�in başı hizasında durur. Ona da:
“Es-Selâmu aleyke yâ Ömer
Es-Selâmu aleyke yâ Emire�l-mü�minîn
Es-Selâmu aleyke yâ Faruk” ÅŸeklinde selâm verir, dua eder.
Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer�in başında selâm ve dua konusunda da, isteyen Dua kitabındaki ilgili selâm ve duaları yapabilir. Bundan sonra mescidde uygun bir yere çekilerek bol bol dua edilir. Daha sonraki ziyaretler de aynı usul ve edep dairesinde yapılır. Hz. Peygamber�e hayatında nasıl hürmet ve saygı göstermek gerekli ise, vefatından sonra da aynı şekilde hürmet ve saygı göstermek gerekir.
Bu bakımdan, Peygamberimizin kabri ziyaret edilirken, yüksek sesle bağırılmaz; hürmeti bozan, edebe aykırı davranışlarda bulunulmaz; duvarlara ve demir parmaklıklara el sürülmez; bunlar öpülmez, etrafında tavaf yapılmaz, karşısında eğilinmez, secde edilmez. Bütün bunlar bid�at ve mekruhtur.
Medine�de kalınan süre içinde beş vakit namazın Mescid-i Nebî�de kılınmasına özen gösterilir. Beş vakit namazın dışında nafile namazlarla da meşgul olunur.
Halk arasında, Medine�de sekiz gün kalıp kırk vakit namaz kılmanın gerekli olduğu kanaati yaygındır. Ancak İslami kaynaklarda bu konuda bir hüküm mevcut değildir.
Önemli olan Medine�de kalınan sürenin ibadet ve dua açısından verimli bir şekilde değerlendirilmesidir. Medine�de kaldığı süre içerisinde ayrıca ziyaret yerleri de ihmal edilmemelidir.
Uygun bir zamanda oralar da ziyaret edilir. Medine�den ayrılırken Hz. Peygamber tekrar ziyaret edilerek dua ve salatu selamlarla Medine�ye veda edilir. başa dön
Hacdan Dönüş
Hacının dönüşünü ailesine haber vermesi dinen güzel kabul edilen bir davranıştır. Sünnete uygun olan da budur. Bu itibarla hacı haber vermeden aniden çıkıp gelmemeli, mümkün olduğu takdirde dönüşünü ailesine bildirmelidir. Bu şekilde ailesinin bazı hazırlıklar yapmasına fırsat vermiş olur. Peygamber Efendimiz, uzun yoldan gelenlerin haber vermeden önce eve dönmelerini uygun görmezdi.
Aile efradının da hacıyı karşılaması güzel olur. Ancak bu karşılama, mütevazi olmalı ve aile çapında kalmalıdır. Gösteriş ve övünme imajı verecek sahnelere dönüşmemelidir. Bazılarının yaptığı gibi bir çok arabayla konvoy oluşturarak alayişli karşılamalar organize etmek dinen doğru değildir.
Hacının, dönünce iki rekat namaz kılarak bu önemli ibadeti eda etmeyi nasip ettiğinden dolayı Cenab-ı Hakk�a şükretmesi uygun olur. başa dön
Hacı Ziyareti
Hac vazifelerini yerine getirip memleketlerine dönen hacıların eÅŸ, dost, komÅŸu ve arkadaÅŸları tarafından ziyaret edilmesi güzel olur. Ziyarete gelenler “Allah haccını kabul etsin, günahlardan korusun. Bu yolda yaptığın masrafların yerini doldursun…” gibi sözlerle hacıyı tebrik ederler.
Hacı da onlar için dua edip Cenab-ı Hakk�ın onları affetmesini ve bağışlamasını diler, onlar için istiğfar eder. Peygamber Efendimiz: �Allah�ım hacıyı ve hacının bağışlanmasını dilediği kimseleri bağışla!�(55) buyurmuştur.
Bu bakımdan hacının duasını almak güzel olur. Hacı, kendisini ziyarete gelenlere hacda şahit olduğu güzellikleri anlatmalıdır. Karşılaştığı bir takım olumsuzluklardan bahsetmemelidir. Hacda kendisini gösteren birçok feyzi, bereketi ve muazzam sahneleri gözardı ederek anlatacak şikayetten başka bir şey bulamayanların, hacdan gereken istifadeyi sağladıklarını söylemek mümkün değildir.
Hacının, kendisini ziyarete gelenlere imkânları ölçüsünde ikramda bulunması da dinen güzel olur. Hacdan önce veya sonra ziyafet vermek dini bir görev değildir. Bu bazı yörelerde âdet haline getirilmiştir. Gösterişe kaçılmadığı, külfete girilmediği, özellikle fakirlerin davet edilmesine itina gösterildiği takdirde böyle bir ziyafetin dinen bir sakıncasının olmayacağı açıktır.
Ancak bir takım insanların imkanları da yeterli olmamasına ve kendileri için ağır bir külfet teşkil etmesine rağmen illa da böyle bir ziyafet vermeye kalkışmaları ise dinen doğru değildir. başa dön
Haccın Kazandırdıklarının Korunması
Hac yapmak kadar hacdan döndükten sonra, kazanılan güzel hasletlerin kaybedilmemesi de önem taşır. Kıyamete kadar insanlığın yoluna ışık saçacak aydınlığın ilk çıktığı Kutsal mekanlarda hac yaparak günahlarından arındıktan sonra bu arınmışlığın korunması, sürdürülmesi ve geliştirilmesi için gereken gayreti göstermek hacının en başta gelen görevidir.
İnsanlar hacıyı örnek müslüman olarak görmek isterler. Bu bakımdan bilhassa olumsuz tutum ve davranışlarının İslam�ın aleyhinde propaganda malzemesi yapılacağını gözönüne alarak hacı, kesinlikle doğruluktan, dürüstlükten taviz vermemeli, hakkı hukuku gözetmelidir.
Her müslümanın görevi olmakla birlikte özellikle hacı, İslâm�ın güzelliÄŸini yaÅŸantısıyla fiili olarak göstermelidir. Bu sebeple İslâm�a aykırı düşecek tavır ve davranışlardan ÅŸiddetle sakınmalıdır. Bunun için yalan, haksızlık, hıyanet, ahde vefasızlık, aldatma, kandırma, eksik ölçme ve tartma… gibi gayr-ı ahlâkî tutum ve davranışlardan daima uzak durmalıdır.
Hac bitip de memleketine döndükten sonra sırf menfaat, makam, mevki hırsı gibi birtakım basit düşüncelerle hacda kazandığı safiyeti bulandırmamalıdır. Gerek dürüstlük, doÄŸruluk, özü sözü bir olmak… gibi ahlâkî nitelikler açısından ve gerekse İslâmi bilinçlenme noktasından bir hacının, hacdan sonraki İslâmi hayatının hac öncesinden daha ilerde olması, makbul (mebrur) haccın en açık belirtisidir.
Yaptığı hac, Allah�a saygısını, takvasını ve Ahiret hayatına daha iyi hazırlanma şevkini ne derece artırmışsa haccı, Allah nezdinde o derece kabul görmüş demektir. Bundan dolayı hacı, hacdan sonraki hayatını, hac günlerinde konsantre olduğu İslami yaşantı doğrultusunda sürdürme çabası içinde olmalıdır. Allah�a verdiği sözü daima hatırında tutarak kötülüklerden, İslâm�ın onaylamadığı her türlü söz, fiil ve davranıştan uzak durmalıdır.
Ahdini bozmamalıdır. Çünkü Hacer-i Esvedi istilam, bir sözleşmedir. Bu hareketiyle müslüman, bundan böyle Allah�ın emir ve yasaklarına karşı gelmeyeceğine söz vermiş olmaktadır. Bu itibarla hacı, yaptığı bu sözleşmeyi ihlal edecek her türlü söz, fiil ve davranıştan uzak kalmaya özen göstermelidir. Şeytanın veya heva ve hevesinin peşine takılarak ahde vefasızlık etmemelidir.Hac, müslümana, müslümanların derdini dert edinme bilincini kazandırmış olmalıdır. Çünkü müslümanların derdini dert edinmeyen, onlardan değildir. Kâbe�nin etrafında, Arafat�ta, Müzdelife�de, Mina�da müminler denizinden bir damla olarak onlarla aynı kalıba girip de hacdan sonra bu denizin bir damlası olmayı reddetmek, bir hacı için nasipsizliğin en büyüğü olur.
Bu yüzden hacının gönlünde kalbinde müslümana karşı, imanlı insanlara karşı en ufak bir kin, husumet ve nefret kalmamalıdır. Müslümanların, damlaları birbirinden ayrılmayan bir okyanus gibi olmaları gerektiğini düşünerek, kendisini bu okyanusun bir damlası olarak görmeye devam etmelidir.
Bu okyanusun içinde birtakım olumsuzluklara şahid olmuşsa, okyanusun bir parçası olarak bu olumsuzlukların nasıl bertaraf edilebileceği üzerinde kafa yormalıdır. Hacı, Allah Rasûlünün 23 yıl boyunca canını dişine takarak İslam�ın aydınlığını insanlara nasıl ulaştırdığını gözü önüne getirip bu kutlu hizmetin, onun aydınlattığı yolda yeniden geliştirilmesinde hizmet alabilme azmi ve gayreti içinde olmalıdır. başa dön
——————————————————————————–
HAC
Şamil İslam Ansiklopedisi
İslâm’ın temel ibadetlerinden biri. Arafat’ta belirli vakitte bir süre durmaktan, daha sonra Kâbe-i Muazzama’yı usûlüne göre ziyaret etmekten ibaret olan ve İslâm’ın ÅŸartlarından birisini teÅŸkil eden ibadet.
Hac, HCC kökünden bir mastar olup; müslümanlara göre, bir farzın edası, hristiyanlara göre ise ibadet ve teberrük amacıyla mukaddes toprakları ziyaret etmek, demektir. Kur’an-ı Kerîm’in 22. suresinin adı da “Hac Suresi”dir.
Hac ibadeti maksadıyla ziyaret edilecek olan yerler; Kâbe, Arafat ve çevresidir. Zamanı ise hac ayları diye isimlendirilen; Åževval, Zilkâde ve Zilhicce aylarıdır. Hac’da her fiil için özel zamanlar vardır. Ziyaret tavafının, kurban bayramı sabahından, ömrün sonuna; Arafat’

