Gözyaşları türbanını ıslattı..

Malum 28 Şubat ……………’nin döndüğü zamanlardı, korku dağları sarmıştı, Ali Kalkancılarla, Aczimendilerle (nereye kayboldularsa), toplumu sindirip, ne kadar banka varsa söğüşledikleri zamanlar, o günlerin devamında medyada banka reklamı salgını vardı, inanılmaz bir banka reklamları furyası medyayı kaplamıştı, özellikle bu S.Demirel denenin yiğeninin bankasının reklamı her saniye tvde, her gün boy boy gazetelerdeydi, işte o bankalar batınca ancak jetonum düştü..
Reklam ve reklamcılığın son yüzyılın en büyük sorunu olduğunu düşünmeye başladım, alan da veren de bunu kötüye kullanabiliyordu, genelleme yapmadan kendi adımıza, yani Türkiye için konuşursak, Türk milletinin en büyük sorunlarından biri de bu reklam ile iş bitirme, konum sağlama veya konum perçinleme şerefsizliğidir, öyle ki Türkiyede her türlü emele medya kullanılarak ulaşılmakta, ve bu medya paratonerleri reklam denen yasal alavere ile istenilen hedefe doğru saldırmaktadır, işte 28 Şubatta ve sonrasında aynı şeyleri yaptılar, Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde yapılan ekonomi şöyle iyi böyle iyi, ekonomiyi tutamıyoruz, çok büyüyoruz ser-seri haberlerini hatırlayın..
Ne oldu; Ülke cumhuriyetin en büyük mali krizine uçtu, 28 Şubat mimarları aslında koyun bile güttürülmeyecek insanlar oldukları için, 28 Şubat’ı yapabilmek adına medyaya, para babalarına yol verdiler, o para babaları da, Türkiyelerini, kendi milletlerini soyup soğana çevirdiler, işte böyle faydalı işlerin müsebbibi olan 28 Şubat dümeni o dönem ve sonrasında, benim kız kardeşimin hayatını da değiştirdi, kız kardeşim o dönem devletin resmi orta okul statüsünde kabul edilen, Kur’an kursunda okuyordu, bu 28 Şubat muzaffeleri, medya desteği ile yarattıkları korku havasını da arkalarına alarak bu orta okula eşdeğer sayılan Kur’an kurslarını da kapattılar, işin daha vahim boyutu, oradan mezun olan veya 1 dönem 2 dönem okuyan çocukların haklarını gasp ederek bu okulları kapattılar, yani akıl sır ermez bir şekilde kazanılmış haklarını vermeden kızları sokağa attılar, kız kardeşim 3 yıl okuduğu okuldan mezuniyet belgesi olmadan eli boş ve boynu bükük döndü, o gün okuldan geldiğinde, o kadar çok ağladı ki göz yaşları türbanını ıslattı..
Kız kardeşim orta okula 1 den tekrar başladı..
Kız kardeşim hala üniversiteyi bitiremedi..

Bu dönemi tezgahlayan halk düşmaları altta ki anketi iyi okusunlar, toplumu dönüştürmek öyle kolay bir hadise değildir, ha belki dönüştürürsünüz ama elde ettiğiniz sonuç, bir tür zombi kabilesi, hiç bir değeri, hiç bir hedefi olmayan, hiç bir gruba ait olmayan yeni bir tür, bir anlamda, yaratık bir millet olacaktır, ve yaratık ilk fırsatta sizi de yok edecektir.
İnternet haber’de bu anketi okuyunca üstte ki satırları yazmak istedim, hep aklımda olan türban’a dair resim galerisini’de Google’dan yaptım, karşılaştığım yazı ve resimlerden bir galeri oluşturdum, sabahtan beri, bir kız kardeşime, bir resimlere baktıkça, içimden malum şahıslara, “Ulan ………………………… türban veya başötüsü, adını sen koy, bu insanların gözyaşları ne olacak” diye küfrediyorum, türban/başörtüsü zulmünü anlatan karikatür, yazı ve resimlerden oluşturduğum galeriyi burada görebilirsiniz..

Türkiye’de başını kapatanların oranı ne? Artış mı var azalma mı? İşte son anket!
Türk halkı türban yasağına karşı çıkıyor. Anketin Türkiye’deki başı kapalı kadın sayısını da ortaya çıkardı. 2003 yılına oranla başörtüsü takanların sayısında artış değil azalma oldu.
Ankete göre Türkiye’de her 100 kadından 61’i başını kapatıyor
Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar’ın hazırladığı 32. Gün ve A&G araştırma şirke
tinin ortak çalışmasıyla yapılan ankette halkın yüzde 73,7’si üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılmasını istedi.
Anket çalışması; 21-23 Eylül 2007 tarihleri arasında Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde, 38 il ve 128 ilçede, bunlara bağlı 157 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 924′ü kadın toplam 1863 denekle hanelerde yüz yüze görüşme metoduyla yapıldı.
Muhafazakârlık ve yeni sivil anayasaya bakış açısını ortaya koyan araştırmada başörtüsü konusunda çıkan sonuçlara göre halkın yüzde 70′i türbanı siyasî simge olarak görmüyor.
BAŞÖRTÜLÜ SAYISI AZALDI
Ankette ortaya çıkan sonuçlara göre Türkiye’de her yüz kadından 61’i başını kapatıyor. Bunun yanısıra son 3.5 yılda başını örten kadın sayısında yüzde 2.9’luk bir azalma göze çarpıyor.
Hayrünisa Hanım’a destek
Halkın yüzde 70,5′i ise Cumhurbaşkanı’nın eşinin türbanlı olmasının sorun olmadığı görüşünde. Ankete verilen cevaplarda, yasakların kaldırılması ve özgürlüklerin gen
işletilmesinde gençlerin yaşlılara oranla daha radikal olduğu görüldü.
Türban siyasi simge mi?
AK Partililerin yüzde 87,4′ü, MHP’lilerin yüzde 74,6’sı, DTP’lilerin yüzde 70,8′i hayır derken, CHP seçmeninin yüzde 55,2’si türbanı siyasi simge olarak görmüyor.
Namaz kılanlar azaldı
“Namaz kılar mısınız” sorusuna %29.3’lük kesim “evet kılarım” derken hiç namaz kılmayanların oranı %21.8 olarak gözüküyor. Son üç buçuk yılda namaz kılanların sayısında ise %2’lik bir azalma göze çarpıyor.
Son günlerde sıkça tartışılan muhafazkarlaşma olgusunun ankete yansıma şekli ise şöyle: “AKP iktidarı ile muhafazakarlaşma arttı mı” sorusuna “evet arttı” diyenler %28.3. “Hayır artmadı” diyenler ise %54.7…
ANAYASAYA EVET DİYECEKLER
Ankette AK Parti’nin yeni anayasa taslağı hakkında da sorular yöneltildi. 18 yaş ve üstü seçmen nüfusun yüzde 45,4′ü ‘anayasa taslağı referanduma sunulursa’ evet diyeceğini, yüzde 18,5 ‘Hayır’ oyu vereceklerini söyledi.
Katılımcıların yüzde 36,1′i ise bu soruyu cevaplandırmaktan kaçındı. ‘22 Temmuz’da oyumu AKP’ye verdim.’ diyenlerin yüzde 64,5′i anayasa taslağına referandumda ‘Evet’ derken; CHP’li seçmenin yüzde 59,3′ü ‘Hayır’ dedi. //
Yazı Bilgileri
- 28 Eylül 2007
- Eskimeyen Satırlar, ra
- Yorumlayın
- 759 Kelime







