Kategori: Eskimeyen Satırlar, 19 Temmuz 2008 tarihinde canarkadaş yazmış, 11 kez okunmuş..
MEKSİKA SINIRI
hep bir meksika sınırım olsun isterdim,
alamancı komşumuzun siyah beyaz tevesinde
kovboylar hep meksika sınırına giderdi
kimse dokunamazdı sınırı geçtiler mi
meksika sınırı isterdim en sevdiğim şairlere
hep hapiste olurlardı nedense
hapis yatmış olurdu yoldaşım gönüldaşım
saf tutmak istediğim namazda omuz omuza
hapse düşersin derlerdi
tutup ciğerimden yazsam
en sevdiğim filim artisi
hapsi boylardı illaki
Devamı »
Etiketler: meksika sınırı, Şiir
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 28 Haziran 2008 tarihinde canarkadaş yazmış, 10 kez okunmuş..
Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş et, yanılmazsın.”
İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır,onun dediği olurdu.
Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:”Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları,sakalları dökülür.”
Devamı »
Etiketler: Türkler
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 8 Mayıs 2008 tarihinde canarkadaş yazmış, 170 kez okunmuş..
biraz bahar gerekiyor allahım ben hiç iyi değilim
biraz çağla birkaç erguvan gerekiyor
ahmet hamdi tanpınar biraz da zarifoğlunun geç dönemleri
sağcılık gerekiyor biraz, biraz isyan, biraz unutuş
hem toz olurum istesem hem korkarım gitmekten
karakoncolos bahtım şikayetçidir benden
yordum seni ey yeşil gözlü şair ama gene de korudum
seni koruyunca ben baharı kaybettim
Devamı »
Etiketler: Şair, Şiir
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 10 Nisan 2008 tarihinde canarkadaş yazmış, 139 kez okunmuş..
Etiketler: , ABD, Amerika, darbe, işgal, katil amerika, Katliam
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 29 Şubat 2008 tarihinde canarkadaş yazmış, 242 kez okunmuş..
51 yıl önce Amerika’da çekilen bir fotoğrafla önceki gün İstanbul’da çekilen fotoğraf arasında çok ilginç benzerlik var. Birinde zenci bir kız, diğerinde türbanlı bir kız.


Yıl 1957 ABD-Arkansas’ta tarihe geçecek bir fotoğraf çekildi. ABD Anayasa Mahkemesi siyahi öğrencilerin de beyazların gittiği okullara gidebilmesi önündeki yasakları kaldırınca Arkansas eyaletindeki Little Rock kenti lisesine kaydolan 9 siyahi öğrenciden Elzabeth Eckford, okula girmeye çalışırken beyaz öğrenciler tarafından sözlü ve fiili saldııya uğramıştı.
Ve tam 51 yıl sonra İstanbul Aydın Üniversitesi’nde aynı fotoğraf. Anayasa’da yapılan değişiklikle üniversitelere başörtülü girmek serbest oldu. Ve Üniversitenin kampüsüne girmek üzere olan türbanlı bir öğrenci aynı şekilde, tıpkı 51 yıl önce olduğu gibi sözlü ve filii saldırıya uğradı. İtilerek içeri gözyaşları içinde girdi.
İlk fotoğrafı 51 yıl önce Reuters çekmişti. ikinci fotoğrafı ise Akşam Gazetesi çekti.
Etiketler: , başörtüsü, hayat, neofaşist, türban
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 27 Kasım 2007 tarihinde canarkadaş yazmış, 313 kez okunmuş..

BEN RUHİ BEY NASILIM
I
Gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
Gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi
Büyük bahçelerin küçük içinde
Saksılardan birinde
Gördüm de
Uyurken uyandırılmış gibi
Beni bir sardunya büyüttü belki.
O ben ki
Bir kadında bir çocuk hayaleti mi
Bir çocukta bir kadın hayaleti mi
Yalnızca bir hayalet mi yoksa.
Devamı »
Etiketler: , cansever, Edebiyat, Edip, Şair, Şiir
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 10 Kasım 2007 tarihinde canarkadaş yazmış, 284 kez okunmuş..

Balçiçek PAMİR’in Aziz Nesin’in oğlu, Ali Nesinle yaptığı röportaj.. Ali Nesin, röportajda; adam gibi adam olmayı, solcu veya sağcı olmayı değil adam olmayı önemsediğini, ezber bozan görüşleri ile hayata dair her konuyu bir kez daha düşünmemiz gerektiğini hissettiriyor, düşünen insanlardan olduğunu, bu röportaj bir kez daha gösteriyor.

Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin: “Türk solu halktan kopuk. ‘Cumhurbaşkanının karısı başörtülü olmaz’ diye tutturmuşlar. Niye? Semra Özal’la bu devletin saçı sarıya boyandı. Niye o hakaret diye algılanmadı, bu öyle sayılıyor?”..
O Aziz Nesin’in oğlu. O bir matematik profesörü. Aslında röportaj vermeyi sevmiyor, “Konuşmak yerine düşünmem gerekir” diyor. Ali Nesin’le İzmir’in Şirince Köyü’nde kurduğu “Matematik Köyü”nde buluştuk. Aslında kuramadığı demem lazım, çünkü Ali Nesin, her yıl düzenli olarak yürüttüğü yaz okulunu babasının vakfına ait bir arazi üzerinde hayata geçirmeye çalışınca olanlar oldu. Önce “Arazi üzerine imar izni yok” dendi, ardından “İzinsiz eğitim veriyorsunuz” suçlaması yapıldı. Şimdi ise “Tarımsal amaçlı elektrik enerjisinin kaçak olarak kullanıldığı” ortaya çıktı. Sonunda okul mühürlendi ve yaklaşık 30 genç matematikçi açıkta kaldı. Onlar da çareyi çadırlarda buldu. En yakındaki ormana yerleşen matematikçilerin imdadına başbakan Erdoğan yetişti ve “Sorun yasal zeminde çözülsün” dedi. Dedi ama Ali Nesin ve öğrencileri hâlâ, dünyanın ilk matematik köyü’nde çadırlarda ders yaparak, okullarındaki mühürün kaldırılmasını bekliyor. Nesin ile Matematik Köyü’nü, babası Aziz Nesin’i ve AKP’yi konuştuk.
Devamı »
Etiketler: Ali Nesin, Aziz Nesin, Gazete, Röportaj, Sabah
Kategori: Eskimeyen Satırlar, 8 Kasım 2007 tarihinde canarkadaş yazmış, 1,434 kez okunmuş..
Etiketler: , 8.0, Böyle mi olacaktı, Beşiktaş, Futbol