content top

Yakın

ImageShack

Bir ışık düşerse üstüne basma.
Daha yakınlaşır, korkarsın.
Bir leke, silmeye-gör
Leke kalır, sen çıkarsın.

Bir gölge, nereye gider.
Gözlerince gider, bakarsın.
Bakarsın girer gözlerinden.
Leke onun peşinden, bakarsın.

Bir ışık düşerse üstüne basma,
Gözlerine basarsın.

özdemir asaf

Devamı

Yağmur yüreklim

ImageShack

Giderken yağmur vuruyordu camlara
Yağmurun sesine karışmıştı ayak seslerin
Çaresizliği ve umutsuzluğu yaşayan biri kalmıştı geride
Ve ben, ve sen, ve sevgi ya aşkımız?
Bitmişti… Hepsi bitmişti…
Geride ise küllenmeye başlayan bir aşkta
Hala bir rüzgar bekleyen
Bir ateş parçası kalmıştı
Ve bir rüzgar bekliyordu yeniden alevlenmek için

Devamı

BEN RUHİ BEY NASILIM

ImageShack

BEN RUHİ BEY NASILIM

I

Gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
Gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi
Büyük bahçelerin küçük içinde
Saksılardan birinde
Gördüm de
Uyurken uyandırılmış gibi
Beni bir sardunya büyüttü belki.

O ben ki
Bir kadında bir çocuk hayaleti mi
Bir çocukta bir kadın hayaleti mi
Yalnızca bir hayalet mi yoksa.

Devamı

Gözlerin düşer aklıma

<p style=”text-align: center”><img src=”http://img441.imageshack.us/img441/7829/72257272vs0.png” alt=”ImageShack” border=”0″ /></p>
<!–more–>
Üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim
Kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm.
Ne senin o dilsiz uzaklığın
Ne benim bu rezil gerçeğim
Bir çift kanat kesilir gövdem
Çıkar gelirim; esmerliğine senin
Günışığı giyinmiş o sıcacık tenine.
Akşam yüzüme yüzüm sulara
Bir korku gölgesi gibi vurdukça
Düşerine sığınırım senin, aydınlık
Anılarına..
Gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin
Saçların, avuçlarıma
Alırım, tel tel sarınır
Isınır avunurum…

<a href=”http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=gozlerin+duser+aklima”>Bir Şükrü Erbaş şiiri.</a>

Devamı

“Unutamadım” çünkü; “Hepsi sana benziyor”

Müslüm Gürses’in en güzel şarkılarından oluşan, 25 YouTube videosu..

UNUTAMADIM

Kaç Kadeh Kırıldı Sarhoş Gönlümde
Bir Türlü Kendimi Avutamadım
Kaç Gece ağladım Böyle Gizlice
Ne Yaptımsa Seni UNUTAMADIM

Kim Bilir Kimler Var Şimdi Kalbinde
Sen Beni Unuttun Çoktan Belkide
Ben Hala Yaşarım Eski Günlerde
Her Şeyde Sen Varsın UNUTAMADIM

Her Sevgi Zamanla Bitermiş Derler
Benimki Bitmedi Anlayamadım
Bu Aşktan Hayır Yok Unut Dediler
Ne Yaptımsa Seni UNUTAMADIM

Hepsi sana benziyor

Bak yine soldu güneş
Yine akşam oluyor
Ömrümün kadehine
Sensiz bir gün doluyor

Sen yoksun diye inan
Dertliyim kederliyim
Gelmezsen kahrolurum
Yıkılırım sevgilim

Tadın sinmiş suyuna
Taşına toprağına
Bu şehirde ne varsa
Hepsi sana benziyor

Seni unutmak için
Ne yaptımsa olmuyor
Tüm çabalar boşuna
Elden birşey gelmiyor

Devamı

Sana geldim (Y.Hayaloğlu)

ImageShack

ImageShack

Devamı

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN…

ImageShack

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN II

ImageShack

Bilirsin ki burda değilim artık
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …
Gelir benim yüreğimde toplanır,
Dağların üstünden sıyrılan duman.
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.
Can evime bakışların saplanır;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
Senden gayrısına bakmam mümkün mü;
Gözlerimi esir alan dağlardan.
Kapımı üç defa çalan postacı
“Adresinde yok! ” Diye notlar düşer,
Eski adresimde bir hüzün eser;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Eski adresimse kurumuş bir gül,
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
Yaba yaba yelde savrulur gönül,
Firkatli turnalar geçer uzaktan.
Dalgınlığım debimetre tanımaz,
Başım çarpar bir gemi bordasına
Düşerim bir girdabın ortasına
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Birden bezeklenir sevda haritam,
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman…
Lâleler toplarım ben tutam tutam,
Bizim için çalar kıvrak bir keman.
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
Aşka ışık dokur kuşların sesi.
Seninle hep aynı yerde oluruz;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır alnıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burda değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Papatyada çiy damlası… Buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param parçayım.
Bir gün Emirgân’dayım, bir Kanlıca’da,
üsküdar’da, Beykoz’da, çamlıca’da.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu deli yürek?
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN III

ImageShack

Saçlarına pütür pütür yapışmış,
Gözlerinin rengi ile sıvanmış
Bir avuç kuru çiçek topladım.
Kırılıp dökülmesinler diye
Sevgiyle, özenle tek tek topladım.
Yürek fideledim zamana ve mekâna,
Hasat vakti geldi yürek topladım.
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek
Aşıdır, serumdur, besindir her umut,
Ey sevgili umudunu diri tut! …
Bedenim hür değil, mühlet ver bana,
Er veya geç çıkıp geleceğim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! …

Devamı

Ennio Morricone ve deha

Ennio Morricone dendiğinde aklıma; Selvi boylum al yazmalım’la Cahit Berkay ve son zamanlarda Kurtlar Vadisi dizisinin müzikleri ile gündemde olan Gökhan Kırdar geliyor, tabii E.Morricone nun diskoğrafisine bakınca kıyaslanamaz bile diyebilirsiniz, fakat Selvi boylum al yazmalım ve Cahit Berkay’ı bana hatırlatan Ennio Morricone’un benzer yüzlerce müziğe imza atmış olması, Ennio Morricone öyle bir dehaya sahip ki bunu gözle görmek için ımdb‘deki sayfasına bakmak yeterli, Dokunulmazlar, İyi Kötü Çirkin, Bir zamanlar Amerika, Kill Bill, Bonanza, Bir Avuç Dolar, Cennet sineması, Forest Gump, Twister, Bugsy, Carleone‘nin içinde olduğu 500 den fazla dizi ve filme müzikleri ile olağanüstülük katmıştır, buna rağmen 5 kez aday gösterildiği oskar ödülünü ancak 79 yaşında, o da onursal anlamda alabilmiştir. Quincy Jones, Celine Dion, ve metallica ile çalışmaları vardır, buyrun hem kısa biyografisini okuyun hem de müziklerini dinleyin.

Devamı

SEVGİYE YER KALMADI MI?

ImageShack

Uzakdoğu’da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım. Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu ve burada geçerli olan incelik,anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, kapıda tokmak ya da çan, zil türünden ses çıkaran bir gereç yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı,içerdeki “bilgelik arayıcısı” kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı.

Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu.

İçerdeki bir süre kayboldu,sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve kabı yabancıya uzattı. Bu “Yeni bir aracıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz” demekti.

Yabancı tapınağın bahçesine döndü,aldığı bir gül yaprağını dolu kabın içindeki suyun üzerine bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.

İçerdeki Budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı.

Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardır.

Devamı

BANA GÖZYAŞI BORCUN VAR !

gzyaif5.jpg

    Adam genç kadına seslendi:
    – Bana gözyaşı borcun var!Genç kadın sordu:
    – Nasıl öderim?Adam gözlerini kırptı;
    – Haydi gülümse!
Devamı
Sayfa 4 - 24« İlk..23456..1020..Son »

content top
Free Page Rank Tool