content top

Beş şeyden önce beş şeyi ganimet biliniz.

İhtiyarlık gelmeden gençliği
Hastalık gelmeden sağlığı
Fakirlik gelmeden zenginliği
Meşguliyet gelmeden zamanı
Ölüm gelmeden ömrü

Hz. Muhammed

Devamı

LOKMAN HEKİM

Ulemanın yanında dilini koru !
Evliyanın yanında gönlünü koru !
Namazdayken kalbini koru !
Yemekteyken mideni koru !
Başkasının evinde gözünü koru !
Halkın arasında dilini koru !
İki şeyi unutma: Allah’ı ve ölümü !
İki şeyi unut: Başkasına yaptığın iyiliği,
başkasından gördüğün kötülüğü !

Devamı

RENK TAKINTISI OLANLARA

Ku Klux’a!

“sevgili beyaz adam,
doğarım, siyahım
büyürüm, siyahım
güneşlenirim, siyahım

Devamı

ESKİ ZAMAN AŞIĞI

Sevda çeker, düşünürüm, ağlarım

Devamı

KAÇAK ( ŞİİR BORİS VİAN )

KAÇAK

Boris Vıan

-Cezayir Kurtuluş Savaşı’nda ölenleri anarak-

Devamı

Dilsiz Tanıklar

Dilsiz Tanıklar

Kitap

Çocukluğumdan beri kömürlüğün aynı köşesinde duran, ağzı bile hiç açılmayan çuvalın birden aklıma gelmesi, geçmişle hesaplaşma isteğim değildi. Sığ, sıradan bir istekti. Çuvalın içindekiler, herkesin evinin baş köşesine koymak için can attığı şeylerdi. Şimdi onlar modaydı. Bu husus çok da önemli değil. Önemli olan, modern hayatın keşmekeşi içerisinde unuttuğumuzu sandığımız acıların, sevinçlerin, umutsuzlukların, yenilgilerin, zaferlerin, daha nice duyguların hiç de hazırlıklı olmadığımız zamanlarda, birden kendilerini hatırlatmaları ve içimizi geçmişin sularıyla yıkamaları, arındırmaları…

Devamı

Beyza

©

Beyza

Bir resim gördüm kitabın üstünde

Sonra bir resim de ben çizdim.

Saçlarını savurdum rüzgarın hoyrat ellerine

Gözlerinde mutluluğu estirdim.

Ve adını yazdım bir kenarınaVe içimi döktüm çaresizce satırlara

Hüzünlendim birden

Ve kelimeler dizildi ardısıra

“Ben sana mecburumSen yoksun.”

Kar yağar yüce dağlaraBeyazların en beyazından

Dallara çiçekler düşer ilkbaharda

Beyaz, en beyaz, renkleri hep beyzâ…

Rüyâma girersin sabaha karşı

Titremeyle uyanırım, yokluğunla

Ansızın harfler yine dökülür dilimden

Boşlukta yine adın yazılır:Beyzâ…

Elimdeki kağıdı önce kırmızıya boyadım

Sonra yeşilden çizgiler çektim üstüne

Ve aklıma

Yıllar önce okuduğum bir kitap geldi

Sanki aynı satırları yeniden okudum:

“Yeşil bağla ala karşı

Yakışmazsa öldür beni…”

“Ve Itır çekildi pencereden

Utandı, başını öne eğdi.”

Sonra adını yazdım siyah kalemle

O yeşil çizgilerin arasına: Beyzâ…

Sonra tekrar dağlara baktım

Bu sefer renklerine is düştü

Dağ başında bulutları morarmış gördüm

Güvercinin mor kanadına

Seni sordum

Zaman sensiz geçmiyor

Uyku girmiyor gözüme geceleri

Duvarları bile beyaza boyadım

Karanlık, beyazını gölgeliyor

Düşündükçe

Tüm bunlar rüyaymış gibi geliyor

Beliriyor hayalin birdenbire duvarda

Uzanıyorum

Tutamıyorum

Bağırıyorum ardından:

Beyzââââ….

Koşuyorum ardından tüm gece boyu

Sonra kabuslar konuk oluyor

Hayallerimi darmadağın ediyor

Deli bir rüzgar

Döküyor çiçeklerini baharımın

Bir hoyrat el

Siyah küller savuruyor

Beyaz karlar üstüne…

Ve sonra kefenin biçiliyor beyaz bir kumaştan

Tabutuna yeşil bir yemeni örtüyorlar

Yeşilin en güzelinden

Yeşil sana yakışırdı, beyaz da öyle

Kefeninde bir leke bile yok siyahtan

Ama toprağın siyah eli

Karalıyor bedenini Beyzâ…

Yine beliriyorsun bir serap gibi

Sesin bu defa çok uzaklardan geliyor

Sanki cennetten, hurilerin içinden

Gülümsüyorsun…

O kadar güzelleşmişsin ki

Dünyada bu kadar yakın olmamıştım sana

Çabuk gelmemi istiyorsun Beyazlar ötesinden, çiçekler bahçesinden..

Bu kadar günahımla nasıl gelirim Beyza

Yıkanırken bedenim, kabirde kefenim kararır

Düşündükçe

Düşündükçe elemlenirim, benzim sararır…

Yeşil ve mavi boyasıydı

Sen gidince karaya büründü dünya

Karlara ve bahara leke sürdüler Beyzâ

Sen gidince bu garibi hor gördüler Beyzâ

Sana kavuşmayı bana zor gördüler, çok gördüler Beyzâ…

(Mehmet Bilir 12.01.1996 Elmadağ)

Devamı
Sayfa 20 - 20« İlk..10..1617181920

Reklam verin destek olun
content top
Free Page Rank Tool