Türkpanzer sitesinin sahibi Ömer sayesinde tanıştığım Carlos Latuff bir insanın nasıl delikanlı, nasıl omurgalı olabileceğinin ip uçlarını veriyor..

Ömer Carlos Latuff karikatürleri ile bir galeri oluşturmuş bende oradan kopyala yapıştır yaparak Facebook ve site galerilerimin arasına Carloss Latuff karikatürlerini de ekledim..

Carlos Latuff

8,9 yaşımdan bu yana karikatür ve okuma sevgim nedeni ile şu anda karikatürist denilen kişilerin hepsinin ya net olarak ilk çizdiği günleri, yada çoğu yaşıtım olduğu için ilk dönemlerini bilirim..

Karikatürist diye bilinen – geçinen bu arkadaşların neredeyse tamamı, din düşmanı, sağ düşmanıdır, zaman içinde de sığ insanlara dönüşmüşlerdir..

Afra ve tafralarından yanlarına da yaklaşılmaz, karikatür dergileri toplam yüz bin satmamaktdır ama, onlar kaf dağında, onlar AYDIN’dır, 30 yıldır kendi milletine küfredebilen adamlar bunlar, o kadar olacak..

En önemli icraatları, Türk milletini kötülemek, küçümsemek, aşağılamak olan, bu güruh son demlerini yaşadığının farkında olarak iyice ilgili medyaya eklemlenmiştir, bu sayede her şeyi bilen abi, ayar veren abi, oturduğu yerden dünyayı sallayan abi tiplemeleri ile halka hakarette sınırları iyice aşmışlardır..

Bunlar ilgili medya ile aynı duruş ve zihin yapısına sahip olduğu için bu eklemlenme çok kolay gerçekleşmiştir, zira; iki grubun ortak noktası; ne yazar ne çizerlerse vatandaşın bunların tersine hareket etmesidir..

Carloss Latuff karikatürlerine baktığınız zaman bunları hatırlamamak imkansızdır, Carlos Latuff her türlü güç odağına inanılmaz sert eleştiriler getirirken, bizim karikatüristlerin tek bildiği yere tüküren halkımızı ve hükümetleri yerden yere vurmaktır..

Bizim karikatüristlerimiz yerli yabancı tüm güç odaklarının dolaylı hamisidir, güçsüz arap alemine, son Putin dönemi bir yere kadar hariç Rusya’ya, kısaca doğuda olan her şeye saldırmak ise onların asli görevidir, bizim karikatüristlerimiz halklarına duyduğu nefretle beslenir, (ama bir kısım halk) halkın değer verdiği ne kadar gelenek, görenek varsa hepsi karikatür – sanat adı altında yerden yere vurulur, burada da güç – ideoloji odaklı bir çifte standart söz konusudur, sağcı, sünni olanla ilgili konu, her tür eleştiri malzemesi olurken, solcu, ulusalcı, alevi ile ilişkili her konu müsamaha – tolerans ile karşılanır, Türkiyenin en büyük çizerlerinden, ve Türkiyenin en terbiyesiz adamlarından biri domuzlu türban karikatürü yaptığında bir tane karikatür emekçisi, uzmanı, bir iz’an sahibi çıkıp “ama bu yannlışş” demez..

Bu sıfır omugalı adamların hem solcu hem yasakçı olmaları yeterince açıklayıcıdır aslında, dünyada solun savunduğu her şeyin Türkiyede tersini savunup sol sol sol diye kafa şişirirler, 20 yıldır baş örtüsü – türban yasağının en hızlı savunusu bunlar tarafından yapılır, ara sıra sağ siyasilerin bu sayede oy topladığını, bu konunun çözülmesi gerektiğini mecburen dile getirirler, şu sıra Türk solunun yaşadığı zemin kayması bunları da faşizme yaklaştırmış, özgürlük kelimesi karikatürlerde (direkt kendileri söz konusu değilse) neredeyse kullanılmaz olmuştur..

Karikatürist camiasını daha net çözümlemek için son olaylara bakmamız yeterde artar bile, daha önceki sahte çürük raporu vakalarında nasıl? yarsav başkanının çürük raporunda nasıl?, Çankaya belediye başkanının ses kaydı benzeri siyasi durumlarda o zaman nasıl? şu an nasıl? tepkiler vermişlerdir??..

Çook önceleri parayı bulup, şu an bir nebze bağsız kalabilecek yaşıtım karikatüristler, sizin onurlu birer karikatürist olarak anılmanız için; tarafsız karikatürlere imza atıp, bunları da internet denen çayıra salmanız yeter..

(Şimdi göz attım, inanılmaz ama gerçek, bu hafta yine yere tüküren orasını burasını kaşıyan İNSANlar çizmişler, otuz yıldır aynı nakarat pes ki pes)

Carloss Latuff karikatürleri galerim..

Brezilya’lı karikatürist carlos latuff’un 530 karikatürü bir arada tek dosyada..

Linkten indirebilirsiniz..

250 karikatür Irak 280 karikatür filistin işgalini ele almakta, indireceğiniz dosya da ayrı ayrı yer almaktadır..

http://www.fileserve.com/file/fu6ay7u
UYARI KONUDA GEÇEN UYGULAMA VE EKLENTİLERİN SİSTEMİNİZLE UYUMLU, GÜNCELLERİNİ BULUP DENEMELİ, KULLANMALISINIZ

7 Yorum -“Carlos Latuff ve Türkiyede karikatüristler”

  1. Can Arkadaş iyi ki varsın.

  2. Harun Karadeniz yazmış:

    Meraklısına ufak bir bilgi. Türkiyede Filistin davasına sahip çıkıyor isen “islamcı” olmak zorundasın gibi garip bir önyargı var.
    Filistin davasındaki iki önemli isim. Latuf ve Leyla Halid bunun böyle olmadığının kanıtıdır. İkiside sıkı komünisttir.
    1970’li yıllarda Türkiyeli Komünistler Filistinde kamplar kurup Filistin’lilerle birlikte savaşıyordu.
    Türkiyede Amerikan uçak gemilerinin yanaşmaması için eylemler yapıyorlardı.
    Bugün AKP ve pek çok sağcı partinin tepe kadrosunu oluşturan “insanlar” ise bu komünistlere karşı cuma namazı çıkışı toplu saldırı yapıyordu.
    arada balık hafızamızı yenilemek lazım!

  3. josef yazmış:

    Yorumunuz yorum kurallarına uygun için olmadığı için yayınlanmadı.

    Yorum kurallarını okumadan, kurallara uymadan yapacağınız sonra ki yorumların yayımlanmayacağını önceden belirtmiştim, kurallar size uygun değilse yorum yapmamalısınız, örneğin; knşmk değil, konuşmak, .cvbnı değil, cevabını, türkiede değil, Türkiye’de yazmayacaksanız, yazmayın.

    • @josef

      Önce ki yorumuna, yarın devam ederim diye not düşmüş ama vaktim olmadığı için devam edememiştim, sen yeni yorumunla yine sahne almışsın, yeni yorumunda ilk yorumuna yazdığım uyarıyı kaale almadığın için yorumun onaylanamadı.

      Önce ki ve onaylanmayan yorumuna gelince;

      Öncelikle insanın karikatürsit’i, esnaf’ı, bankacısı, zengin’i, yoksul’u, yoktur, insan ya adamdır, ya da değildir.

      Bu bahse konu karikatürsitlerin, karikatüristliğinden ziyade adamlıkları sorunludur, bu kişiler 30 yıldır, Türkiyelileri eleştirir, aşağılar, beğenmez, onlara sorarsanız, bu millet yere tüküren, kırlarda pijama ile piknik yapan, asosyal, erken boşalan, espriden anlamayan garip bir kitledir, ulan bir kez de iyi bir şey çizin de dişimizi kıralım…

      Bunun benzeri bir durum apartman yöneticilerinde görülür, apartman yöneticileri de kapıcılara aynı gözle bakar, apartmanın çatı katından konuşurca bir eda ile kapıcı ile diyaloğa girer, kapıcı ve ailesine sürekli yön vermeye çalışır, sürekli bir şeyleri empoze etme histerisi ile kapıcı ve çevresine yaklaşırlar, bu nedenle o kapıcı ve ailesi daha da içe kapanır, izole bir hayat sürer, o apartman yöneticisi ne diyorsa tam aksi istikametde hareket ederler.

      Bizim karikatüristlerimizde öyle, halkına karşı sürekli bir ifşaa faaliyeti içindeler, her şeyi onlar bilir, ama her şeyi onlar yapar, halk bi bok bilmez, halk bilmek den aciz olduğu için olsa gerek, bizim karikatüristelerimizn ÖĞRETEN ABİ diye karikatür karakteri bile vardır.

      Yani demem o ki;

      Sen bana bir şey öğreteceksen önce adam olacaksın, önce asıl hakim zümreye, holdinglere, medya baroneslerine, medya maşastelerine laf yetiştir, sonra gel sıradan vatandaş ile uğraş, adam Sarıyer ormanlarını talan edecek, üniversite kuracak, o zaman ki belediye başkanı tek başına kalacak, o zaman ki hükümetin desteği ile orman katliamı ile, orman içine KOÇ gibi üniversite kurulacak, sen karikatürist olarak tırnağını oynatmayacaksın, sonra bık bık da bık bık, diye aleme nizam vermeye kalkacaksın.

      Eski tabirler güzeldir, ne derler; ne verdin elime, ne çalayım yüzüne.

      Bu karikatürist bozmaları bu milletin eline ne verdi ki bu halk ne çalsın yüzlerine….

      Bu karikatürsitler değil mi;

      367 kararına sesiz kalanlar, bu karikatürsitler değil mi? e-muhtıralara sessiz kalanlar, bu karikatürsitler değil mi? medya da yaşanan şerefsziliklere se çıkarmayıp, aynı medyaya eklemlenenler..

      Yazdıklarından anlaşıldığı kadarıyla ne egemen güçlerden, ne de komünizm, ne de emperyalizmden haberin yok.

      Türkiyedeki egemen güçler kim, asker ve tüsiad mı? yoksa; iki de bir iktidardan indirilen, ortalama 2,5 yılda bir seçim yapılan bir ülkede, medya eliyle sürekli şamar oğlanı haline getirilen siyasiler mi, kim?

      Türban sorunundan daha iyi, egemen güç testi yapabileceğimiz ikinci bir örnek var mı?

      Türban kanunen serbest, anayasal hak olmasına rağmen neden yasak.

      Türkiye’de yaşayan kadınların %’60’ı başını örterken, büyük holdinglerin tamamında neden tek türbanlı çalıştırılmıyor, bu holdinglerin tamamına yakını kendi ülkelerinin ve dünyanın emperyalisti olan yabancı holdiglere bağımlı değil mi? bizim holdinglerin, bağlı oldukları x holdinglerin etkisi ve güdümü ile bu tutumları söz konusu olabilir mi? dahası, bu ne biçim perhiz, bu ne biçim lahana tatlısı; dış ülkelerde egemenler denince akla, toprak ağaları, ya da patronlar gelirken biz neden hep hükümetler, hep hükümetler……

      Bizim hükümetlerin, meclisin, elinin zayıf olması, en uzun süreli görev yapan bakan veya başbakanların, 2 bilemedin 3 yıl görev yapıyor olması dış egemen güçlerin ve içerde ki uzantılarının bir oyunu olamaz mı?

      Dışarda ki egemen güçlerin (hani komünistlerin sevmediği güçler), içerde ki en önemli ve hem resmi, hem gayri resmi temsilcileri bizde ki malum holdinglere tekabül etmiyor mu?

      Şimdi; bu çizer zevat, hangi egemen güçle mücadele ediyor, yoksa egemen gücün maskarası mı olmuşlar, Almanyanın en önemli holdingi ile yakından yakın teması olan medya patronunun kuyruğuna yapışarak mı emperyalistlere, egemenlere cephe alacaklar, senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu yoksa, sağ da sol da okuduğun kalıplardan aklında kalanları mı buraya yorum diye yazıyorsun.

      Carlos ile bu karikatüristleri tabii ki yan yana getiremezsin, Carlos’un postal yalayıcılığı yoktur, bizimkiler aylık yayınlanan ANDIÇ’ları gözmezden gelir, TSK’nın haftalık basın açıklaması yapmasını normal bulur, bizimkiler darbe çağrısı yapan rektörlerin, öğretim üyelerinin brunch arkadaşıdır, bizimkiler 40 dan önce erotik pozlar verme hayaliyle yanıp tutuşan “aydın” köşe yazarları ile aynı mahalledendirler, bizim karikatürsitlerimiz rüyasında kitap satış rakamlarını, Carlos ise filistinlileri görür..

      Uzatmaya gerek yok; bizim karikatüristlerimiz hangi egemenin yanında yer alıyor, sürekli ülkenin çoğunluğun oyunu alan parti ile sabah öğle ikindi demeden beş vakit uğraşırken, x parti neden koruma altında, yoksa; doğru tek ve evrensel değil mi?, a partisine ayrı b partisine ayrı doğrular, kriterler mi var, (yoksa bizim karikatüristlerimizin elinde, x partisinin egemenlerin, y partisinin bilmem nenin adamı olduğuna dair belge mi var) bizimkiler hangi egemen güce karşı ne zaman cephe almış ki? egemenlik söz konusu ise tüm kadınlarının yüzde altmışının başı bağlı bir ülke de, o kesimin de sözünün geçmesi gerekmez mi, bizim karikatüristlerimiz bu kesim söz konusu olunca neden gözlerine türban bağlıyorlar, insanlar, an be an başındaki bez parçası nedeniyle göz yaşı döküyorken bizim karikatüristlerimiz hangi güçden yana..

      Özetle; a kişi gibi düşünmeyebilir, b partisi ile aynı fikri alt yapıya sahip olmayabilirsin, ama; adamsan her an, her ortamda, her ne olursa olsun, doğruyu savunur, rüzgara göre yön değiştirmezsin, Voltaire ne demişti; ….. katılmıyorum ama, fikirlerini ifade edebilmen için canımı……..

      Son olarak bir soru?

      Carlos Latuff ikna odalarını nasıl ele alırdı, bizim karikatüristler ne yaptılar ??????

  4. josef yazmış:

    arkadaşm sn bu adamlara sığ adamlar demişin ki yanlış bişey bu. eğer latuffu göklere çıkartıp bizim karikatüristlerimizi yere vuruorsan yanlış. şöyledir ki ; bizim karikatüristlerimizin çoğu malesef ki dünya çapında karikatüristler değillerdir ve bu yüzdendir ki kendi ülkesinde olan olay ve gelişmeleri çizmektedir. ve eğer bizim karikatüristlerimizi sağ düşmanı olarak nitelendiriosan latuffu iyice incelemeni tavsiye ederim yine de bir şeyler gözzüne çarpmazsa buraya tekrar yaz bn sana ulaşırım;)

    Yorumunuz aleyhde olduğu için yayınlanmadı sanmayın diye yayınlanmıştır, yorum kurallarını okumadan, kurallara uymadan yapacağınız sonra ki yorumlar yayımlanmayacaktır.

    • 1979 / 1995 arası yayımlanan tüm mizah dergilerini, tüm çizgi romanları, tek sayı atlamadan ücreti ile alıp okumuş biriyim.

      Bu adamlara sığır demedim, sığ dedim, sığ oldukları da doğru.

      Bunu çizenler sığ plus tiplerdir.

      Ne şimdi bu karikatür mü, espri mi, eleştiri mi, yetenek mi.

      Bunlar (Turhan Selçuk) değil mi? türbanlı domuz çizenler, bunlar değil mi? Nuri Kurtcebe dünya çapında bir kalemken (daha bir çok uluslarası çizer olabilecek yetenek vardır) her türlü terbiyesizliği karikatür diye ne diye ortalığa salmaktadır, bu sığlıkdan başka ne olabilir.

      İnsan aklını zorlayan dizelerin yazarı Metin Üstündağ, bir röportajında Türban’ın artık siyasi simge olduğunu nasıl söyleyebilmektedir, siyasi simge olan her hangi bir şey yasaklanabilir diye bir saçmalık dünyada nerede var, karikatür dergileri ağzına kadar siyaset doluyken, siyasi simgelerin yasağını savunmak nasıl bir mantık, biri de çıkıp bunlar siyaset aracı oldu diye karikatür dergilerini kapatsa ne olacak.

      (Bana ulaşmana gerek yok, buraya yaz ben okurum)

Yorumlayın

Lütfen kuralları okumadan yorum yapmayınız.. uyarı

*

Güvenlik <