Taraf

Prev

Next

Wordpress sorun ve çözümleri Klavyenizden ctrl+f tuşlarına basın, sorununuz ile ilgili kelimeyi açılan pencereye yazıp istediğinizi bulana kadar arama yapın.. Wordpress Türkiye forumlarında tarışılmış incelenmiş konuların, tartışılmış çözülmüş sorunların linkleri, Wordpress Türkiye forumunun indexi.. Wordpress kurulum Wordpress...

Devamını oku

Wordpress tema kurulumu (video) WordPress için dünya çapında geliştirilen binlerce tema vardır. WordPress tema kaynaklarından indirdiğimizbir temayı kurmak için öncelikle FTP aracılığıyla tema dosyalarını sunucuya yüklememiz gerekiyor. İndirdiğimiz temanın içeriğini sitemiz /wp-content/themes dizini altına yükleyip yönetim panelinde...

Devamını oku

Wordpress eklenti kurulumu (video) Eklenti dosyalarını sitenizin kurulu olduğu sunucunuz /httpdocs/wp-content/plugins klasörünün içine atın, (httpdocs kısmı bazı sunucularda publichtml diye adlandırılmış olabilir) daha sonra siteniz/yönetim/eklentiler bölümünden eklentinizi etkinleştirin. Yükleyeceğiniz eklentiyi ilk defa yüklüyorsanız...

Devamını oku

Wordpress Bilgileri Dökümanı 2.6.2 Evvelki gün Can Paçacı Wordpress bilgimizi sorgulayan bir yazı kaleme almış ve banada yazısında yer vererek Wordpress için hazırladığım videolu anlatımlara değinmişti, benim Wordpress bilgileri Dökümanını yayımlama çalışmalarım sırasında, Can'ın da Wordpress bilgileri konulu bir yazı yazması...

Devamını oku

400 Wordpress eklentisi (Açıklamalı) (Wordpress... Yazı 01 09 2008 itibariyle güncellenmiş, bilinen çalışmayan eklentiler silinmiş, Wordpress 2.6 ile uyumlu 150 eklenti eklenmiş, kırık linkler düzeltilmiştir.. Aldığım tavsiye üzerine Yeni başlayanlar için Wordpress dökümanını güncellemeye çalışıyorum, orada kullanmak için derlediğim Wordpress...

Devamını oku

Carlos Latuff ve Türkiyede karikatüristler Türkpanzer sitesinin sahibi Ömer sayesinde tanıştığım Carlos Latuff bir insanın nasıl delikanlı, nasıl omurgalı olabileceğinin ip uçlarını veriyor.. Ömer Carlos Latuff karikatürleri ile bir galeri oluşturmuş bende oradan kopyala yapıştır yaparak Facebook ve site galerilerimin arasına Carloss Latuff...

Devamını oku

Wordpress kodları (Son yazı-SonYorum..) Wordpress sisteminde son yazılar, son yorumlar, kategoriler gibi özellikleri - listeleri sitemizde görüntülemek için gereken kodlardan derlediğim örnek kodları burada ve burada görebilirsiniz, resim numarası ile eşleşen kodu temanızda görünmesini istediğiniz yere örneğin genelde kullanılan sidebar.php...

Devamını oku

Google XML Sitemaps ve kurulumu (Wordpress Sitemap) Bu eklenti sitemap dediğimiz site haritasını oluşturur. Site haritasının amacı sitenizi ziyarete gelen arama motoru botlarına yol göstermektir. Onlara göstereceğiniz yol, neredeyse site ziyaretçi sayısını belirleyeceği için önemlidir, ayrıca; eklenti mütemadiyen Barış Ünver tarafından Türkçeleştirilmektedir.. Eklentiyi...

Devamını oku

Wordpress teması bulabileceğimiz 230 site WordPress'in sevilmesinin ve çok kullanıcısının olmasının bir sebebi de tema çeşitliliğinin olmasıdır. WordPress için geliştirilen ve hemen hemen hepsi internet üzerinden ücretsiz olarak dağıtılan binlerce temadan birini ©WordPress.org resmi tema sitesinden indirip kullanabiliriz. Bu sitenin dışında...

Devamını oku

Türkçe eklentiler Türkçeleştirdiğim veya duyurduğum eklentiler

Devamını oku

400 Wordpress eklentisi (Açıklamalı) (Wordpress... 201 © Genki Pre-Publish Reminder (TR) Yazı editörü sayfanızda hatırlatma pencereleri oluşturarak buralara not yazmanızı sağlar. Link 202 © Samsarin PHP Widget Bazen sidebara php kodlarını ekleyemeyebiliyoruz bu eklentiyi sitemizde aktifleştirince sidebarımızda php kodlarını widgetle ekleyebiliyoruz. 203...

Devamını oku

Wordpres sürüm yükseltme (Video) Sürüm yükseltme adımlarını şöyle sıralayabiliriz, (bir adım kalmamalı geriye:).. Başlamadan önce 1. Veritabanınızı yedekleyin. 2. Tüm WordPress dosyalarınızı ve, eğer varsa, .htaccess dosyanızı yedeğini alın. 3. Aldığınız yedeklerin tekrar kullanılabilir olduklarından emin olun. 4....

Devamını oku

Türkçe temalar Türkçeleştirdiğim veya duyurduğum temalar..

Devamını oku

Yerel ve normal Wordpress kurulumu (Resim+Video) Wordpress kurulum videosunu indirin.. Birinci bölümde ücretli veya ücretsiz kendi sunucunuzda Wordpress kurulumu, ikinci bölümde ise ücretsiz Easyphp programı ile bilgisayarınıza Wordpress kurulumunu anlattım.. Ücretli sunucuda Wordpress kurulumu: Sunucu kontrol panelinde veritabanları bölümünde...

Devamını oku

Türkçeleştirdiğim 52 Wordpress teması Önizleme resimlerine tıklayarak büyütebilirsiniz. Unnamed Special Edition Yapımcı: Xu Yiyang TEST : Tick Tock Green Yapımcı: Kaushal Sheth TEST : Unnamed Yapımcı: Xu Yiyang TEST : MK-Aconyte Yapımcı: Ekta Paneri&MonkeyKING TEST : İÇİN RESME TIKLAYARAK...

Devamını oku

twitter

Beyazperdenin kirli yüzü…

Kategori : Sinema

ImageShack

Sinema tarihinin ünlü film kahramanlarına dair bir En İyi 10 listesi hazırlansa, listenin yarısı eli silah tutan adamlardan oluşur. Hadiseyi Fransız gerçekçiliği ile iyice sertleştirmiş olan ‘Suç İmparatorluğu’ bizi sinemanın suça olan ilgisine bakmaya zorluyor.

1960’lara kadar sinemada gangster filmi izleyenler, genellikle hep kanun adamının tarafından bakmışlardır hikâyeye. Suçlular pek konuşmadıkları gibi, gönüllerinde cinayet, gasp, hırsızlık, haraç gibi insanlıktan nasibini almamış duygu ve eylemler barındırırlardı; başka bir şey değil. 1960’larda sinemada başta Yeni Dalga ve Godard’ın sokak serserilerinin de yardımıyla bu kaide değişmeye başladı. Artık hikâyede gangsterlerin tarafında olmakla kalmıyor, filmin kanun adamını da resmen ‘kötü adam’ belliyorduk. “Bonnie ve Clyde”ı hatırlayın! 1960’larda yavaş yavaş değişmekte olan bu kaide, yerini 1970’lerde devasa gangster temsillerine devretti.

“Baba” serisi kuşkusuz sinema tarihinde mafyayı en organize haliyle kanlı canlı ekrana getirmeyi başaran anıtsal bir mihenk taşıydı. Marlon Brando’nun sinema tarihinin en usta kompozisyonlarından biri olan Don Corleone’si yedinci sanata güçlü bir damga vurdu. Oğlu Michael’ı canlandıran Al Pacino ise bu rol sayesinde sinema tarihinin en karizmatik aktörleri arasına adını çıkmamacasına kazıdı. Yönetmeni Francis F. Coppola tarafından sonradan bir üçlemeye dönüştürülen “Baba” bir mafya ailesinin görkemli bir büyüme ve çözülme öyküsünü eksene alıyordu.

Ardından Coppola’dan bayrağı bir başka usta yönetmen, Martin Scorsese devraldı. Önce küçük bir film olan “Mean Streets”le küçük suçluları anlattı. 1990’da ise en az Coppola’nın meşhur serisine kafa tutacak bir başyapıt olan “Sıkı Dostlar”la selamladı sinemaseverleri. Mafya filmlerinin gediklisi olan Robert De Niro, Ray Liotta ve Joe Pesci başroldeydiler. Gözünü karartıp mafyanın içine giren ve kendi deyimiyle “kendisini bildi bileli hep gangster olmak isteyen” Henry Hill’in (Liotta) 20 yılı aşkın süren mafya üyeliği macerasına odaklanan film Scorsese usulü çarpıcı şiddet sahnelerinden de nasibini almıştı.

Usta yönetmenin şiddetle ve mafyayla randevusu burada bitmedi elbet. 1995’te “Casino” filmiyle bu kez hadiseye Las Vegas’taki kumarhanelerin penceresinden baktı. Kim bilir kaçıncı kez De Niro’yla çalıştığı bu epik suç filminde… Ve tabii ki geçen sene ustaya çok ama çok gecikmiş bir Oscar getiren “The Departed/Köstebek”i de unutmamalı. Ünlü bir Hong Kong polisiyesinden uyarlanan bu sıkı Scorsese yapıtı meseleye hem suçlu hem kanunî cenahtan hınzırca bakmayı başarıyordu.

Mafyaya gerçekten çok düşkün yönetmenlerden bir diğeri ise Brian De Palma’ydı. (Bu yönetmenlerin bile hep İtalyan kökenli olmasına ne demeli!) 1983 yapımı başyapıtı “Scarface/Yaralı Yüz” Al Pacino’nun suretindeki Tony Montana’yı öyküler. Montana, 1980’de Küba’dan ABD’ye ‘sızışının’ hemen akabinde elini suça (e haliyle kana da) bulamaktan çekinmez ve mafya dünyasının basamaklarını bir bir tırmanır.

De Palma’nın bir diğer önemli suç filmi ise “The Untouchables/Dokunulmazlar”dı. Bu kez öykünün merkezinde -gene- Robert De Niro’nun canlandırdığı Al Capone vardır. Peşinden ise Kevin Costner, Sean Connery ve Andy Garcia gibi dev aktörlerden mürekkep bir ‘kanun topluluğu’ kovalamaktadır. Şu sıralar Capone’un Chicago’ya yeni ayak bastığı dönemi ele alan bir devam filminin hazırlıklarında olduğunu belirtelim yaşlı kurt De Palma’nın. De Palma/Pacino işbirlinde ortaya çıkan ve bu iki filmden “Yaralı Yüz”e biraz daha yakın duran “Carlito’nun Yolu” ise Porto Riko’dan gelip New York’u teröre boğan Carlito Brigante’ye yöneltir kamerasını.

Geliyor, Tarantino geliyor!

Gangsterlerin de birer yaşamları, duyguları, üzüntü ve mutlulukları olduğunu gösteren adamların başını Arthur Penn, Coppola, De Palma ve Scorsese gibi usta yönetmenler çekiyorsa, bu suçluların uzun uzadıya ‘geyikler’ çevirebileceklerini ve aslında sanıldığı kadar ciddi bir hayatları olmadığını gösteren adam da 90’ların yeniyetme sinemacısı Quentin Tarantino’dan başkası değildi. Zaten Tarantino’nun suçlularına bakıldığında, bu adamların özellikle Scorsese’nin yapıtlarındakine çok şey borçlu oldukları açıkça ortaya çıkar. Hem bir depo soygunundan sonra birbirine giren suçluları konu alan “Rezervuar Köpekleri”, hem de karman çorman bir hikâye içinde gündelik meseleleriyle haşır neşir ‘eli silahlı’ fanileri anlatan “Ucuz Roman” mafya filmlerine getirdikleri yenilikçi bakış açılarıyla el üstünde tutulan Tarantino filmleri hiç kuşkusuz.

90’lara kadar mafyanın komedi unsuru olabileceği kimseciklerin aklına gelmezken, Tarantino’yla birlikte başlayan bu yeni dönemde gangsterlerin tüm ağırbaşlılığı yerini ağır bir mizaha bıraktı. Bir tarafta “Bugsy”, “Hoffa” gibi ağır abi kabilinden gangster filmleri bu türün ciddi kanadının artık pek de ilgiye mazhar olmadığını düşündürürken, diğer yanda biraz komediyle türün sınırlarının tatlı bir genişleme yaşadığı da tartışılmazdı. Sylvester Stallone bile bir aralar televizyonlarımızda sıklıkla gösterilen “Oscar” filminde hem bu tip filmlerle hem de kendi imajıyla dalga geçmeyi biliyordu.

Benzer şeyleri “Analyze This/Anlat Bakalım” için de söyleyebiliriz. Hem de bu kez kendi imajıyla dalga geçen adam mafya filmlerinin yıkılmaz armadası Robert De Niro’dan başkası değildi. Bir mafya babası (De Niro) ile psikiyatristi (Billy Crystal) arasındaki tadına doyulmaz ilişki sayesinde gördük ki, günümüzde gangsterler ağır terapiye ihtiyaç duymakla kalmayıp vicdan azabı da çekebilen, basbayağı komik adamlar da olabiliyorlarmış.

Aynı tat ve dokuları barındıran “Mickey Blue Eyes”da da tatlı yüzlü, şeker dilli Hugh Grant’in “Baba” serisinin en ‘baba’ aktörlerinden James Caan karşısında ezilip büzüldüğüne tanık oluyorduk. Zira evlenme arifesindeki bu genç adam kayınpederinin dev bir mafya örgütünün başında oturduğunu bilmiyordu. Öğrendiğinde de ağzını bıçak açmıyordu. Efsanevi Z.A.Z. grubunun elinden çıkma “Jane Austen’s Mafia” ise işin artık ne derece sulandırılabileceğinin kanıtıydı maalesef ve dudaklarımızda buruk bir tebessüm bırakmaktan öteye gidemedi.

Evet, koskoca “Baba”dan yıllar sonra, günümüzde sinema salonlarında bir mafya filmi oynarken katıla katıla gülen insanlara rastlamak vaka-ı adiyeden sayılıyor artık. Bu elbette mafya adamlarının sinemadaki prestij kaybına değil de, daha ziyade sinema sanatının izleyicilerine yeni seçenekler sunma konusunda içine düştüğü derin arayışlara yorulabilir. Sonuçta sinemada ‘köpeğin adamın ısırmasının’ orijinal bir yanı yok bugünlerde, artık tüm yapımcılar oturmuş ‘köpeği nasıl adama ısırtırız’ın hesabını yapıyor.

BURÇİN S. YALÇIN-ZAMAN

http://genclik.zaman.com.tr/?bl=8&hn=564

Yorumunuz

Lütfen kuralları okumadan yorum yapmayınız.. uyarı

Free Page Rank Tool