Geçmişte birçok yazısına imzamı atabileceğim kadar okuyucusuyum Bekir Coşkun’un. Kişisel heyecanlarını olsun hezeyanlarını olsun eskiden de abartarak yazardı. Ama şu günlerde Bekir Coşkun’a bir haller oldu. Nedendir bilmiyorum yazıları tam bir provokatörlük kokuyor.Yıllar yılı halkla alay ettiğini iyi biliyorum da, geçen seferki yazısında mazbata kelimesinden yola çıkarak türete türete “deve el mazbuta” diyerek milletvekilleriyle de alay etmesine anlam veremiyorum.
Şimdi de tuttu, Atatürkçüleri vurmalı diye paranoya içerikli bir yazı kaleme aldı.
Üstelik yine halkın inancıyla alay ederek…
Neymiş efendim. Laiklik derken etrafa bakmalı ve durum tehlikedeyse, (yani etraf laik düşmanı kaynıyorsa) hemen lafı çevirip “laaaa… havle vela kuvete illa billahil aliyyil azim” demeli ve vaziyeti kurtarmalıymış.
Bekir Coşkun’a bir haller oldu…
Seçimlerde CHP iktidara gelemediği için mi böylesine agresifleşti? İmam Hatip mezunu Başbakanı beş sene daha hazmetme mecburiyetinden mi?
Bunları Arif Verimli Hocaya sormak lazım ama seçim olalı beri Coşkun’a bir haller oldu…
Durup durup provake yazılar kaleme alıyor.
Fıkra yazarlığını daha çok dindar insanlarla alay etmede kullanıyordu…
Şimdi dindar insanların seçtiğine inandığı vekillere “deve” diyerek alay etmeye başladı.
Yetmedi, seçim sistemiyle alay etmeye başladı…
Kendisi için ‘kimi seçtiğimi henüz bilmiş değilim.” derken vatandaşın da kimi seçtiğini bilmediğini yazdı. Sonra da “Bu demokrasi falan değil. Açıkçası demokrasinin soytarılaştırılmışıdır…” dedi. Bu ifade ile de, demokrasinin şimdiki temsilcilerine dokundurmuş oldu… Onlara soytarı demeye getirdi…
Son olarak da “Atatürkçüleri vurmalı” demeye başladı.
Sonra da “laik” kelimesi ağızdan çıkarken etrafa bakıp düşman kollamak gerektiğini söyleyen paranoya tipi bir portre çizdi.
***
Yok yok Bu Bekir Coşkun’a gerçekten bir haller oldu…
Eğer Bekir Coşkun’un bu gibi konularda herhangi bir paranoyası yoksa düpedüz provokatörlük yapmaktadır.
Halkın seçtiği vekillere deve, halka, kimi seçtiğini bilmeyen aptal, demokrasinin temsilcilerine de soytarı demek paranoya değilse provokatörlük değil midir?
Bekir Coşkun eğer provokatör de değilse ona birileri anlatmalı…
Artık bu ülkede böyle numaralar bitti…
Prostatlı kalemlerin Atatürk’ü değil, kendi kişisel çıkarlarını kolladıklarını halk artık anladı. Atatürk’ü asıl kimlerin istismar ettiğini çok acı tecrübeler sonunda da olsa gördü.
Onun için milyonlar, kuru kuruya Atatürk edebiyatı yapanlara oy vermedi.
Bundan dolayı da kimse kendini onaltı milyon insandan daha ileri göremez.
Üstelik Atatürk “Türk milleti zekidir” diyor.
Bu zeki milletin yarısına aptal demek en azından Atatürk’e saygısızlıktır.
Ünal Bolat Dördüncü Kuvvet Medya

Atatürkçüleri vurmalı…
BUGÜNLERDE “Atatürkçülük”, “Cumhuriyet”, “laiklik” gibi laflar etmek iyi değil.
Diyelim ki ben “laiklik” diyeceğim zaman, dört bir yana bakarım, etraf uygun mu?..
Uygunsa “Laiklik meselesine gelince…” diye başlarım. Uygun değilse, iki avucumu dizlerimin arasına sıkıştırıp, boynumu yana yatırarak sessizce otururum.
Kimi zaman kendimi tutamayıp da “Laiklik…” demek üzere ağzım açılmış, bir de “La…” hecesi çıkmışsa, ikinci heceden itibaren anında toparlarım:
“Laaa…havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim…”
Etrafıma bakarım, nasıl oldu?
Böylece durumum düzelmiş olur.
*
“Atatürkçülük” keza ağza alınmamalı.
O gece televizyonu açtığımda Cengiz Çandar ile Nazlı Ilıcak, bir adamı azarlıyorlardı CNN Türk’te…
Ben adamın, programa gelirken içinde Nazlı Ilıcak olduğu halde Cengiz Çandar’ın arabasına çarptığını, Cengiz’in ondan bir tampon ile arka kapının parasını istediğini sandım.
İkisi birden azarlayıp durdular adamı.
O bey de sanki bana “Tampon parasını versem olmaz mı?” der gibi geldi. Sonra suspus kesildi, ağzını açacak oldu azarlandı, yeniden sustu.
Öbür ikisi uzun uzun söylendiler.
O kadar çok aşağılarcasına azarladılar ki, dikkat kesilip anladım; o bey Ankara’daki stüdyodan bağlanmış Atatürkçü Düşünce Derneği Başkan Yardımcısı.
Azarlanma nedeni Atatürkçülükleri…
Zaten sonunda Cengiz Çandar, “Kapatın şunu, gecenin bu saatinde bununla mı uğraşacağız” gibi laflar etti.
ADD yöneticisi ağzını açamadan gitti.
*
Bugünlerde Atatürkçülere, laik cumhuriyetten söz edenlere iyi gözle bakılmıyor.
AKP’nin seçim zaferi, bir linç başlattı.
İslam áleminin son beş asırda kazandığı tek şanlı zaferle bu ülkeyi kuran, tüm dünyanın hayran olduğu… Bu ulusa bağımsızlık, çağdaşlık ve uygarlık ufuklarını açan o büyük insanın adını anmak ve onun düşüncelerini savunmak suç oluverdi bir anda…
Doğrusunu isterseniz böyle günlerin gelebileceği hiç aklıma gelmemişti.
Atatürkçülük suç, öyle mi?..
Bu topraklarda yaşayanların Mustafa Kemal’e duyguları böyle mi olacaktı?..
Böyle midir vefa?..
Böyle midir insan?..
http://www.hurriyet.com.tr/
BEKİR COŞKUN
02.08.2007