Taraf

  • A. Necdet Sezer giderken..
  • Yazar ahmet samim 25 Ağustos 2007 – 11:04 -

    CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER’İN AFFETTİĞİ TERÖRİSTLER

    Bizler bundan yaklaşık 10 yıl önce ciğerparelerini, can yoldaşlarını, babalarını ve kardeşlerini bu vatanın bekası adına şehit vermiş acılı şehit yakınlarıyız.

    Vatan adına, bayrak uğruna en yüce makam olan şehitlik mertebesine ulaştıkları için acımızın yanında gururluyuz da.

    Onlar bu vatan için, şanlı bayrağımızın ilelebet göklerde dalgalanması için canlarını ortaya koymaları gerekiyordu, koydular. Ve ulaşılacak en yüksek, en şerefli mertebe olan şehitlik mertebesine ulaştılar. Bizler onlardan anneleri, babaları, dedeleri, nineleri, eşleri, çocukları olarak büyük bir gurur duyuyoruz. Alnımız ak, başımız dik. Cennet vatanımızda huzur içerisinde özgürce yaşayabiliyorsak bunda şehitlerimizin büyük payı olduğundan hiçbir şüphemiz yok.

    Bizler yürek dağlayan bu acımızı bağrımıza taş basarak dindirerek onların hatıraları ile kendimizi teselli edip hayatımızı devam ettirmekteydik. Ta ki 2000’li yılların başından itibaren Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’in özel affıyla terörist eylemlerin faillerinin, cezaevinde yatmakta iken salıverilmelerine kadar. Ülkemizde birçok bölücü-yıkıcı eylemlere karışmış, polisimize-askerimize, kadınımıza-kızımıza, kundaktaki yavrumuza kurşun sıkan canilerin yüzlercesinin Cumhurbaşkanı Sayın Sezer tarafından affedilmesi, bizi can evimizden vurdu. İçimizde yanan ateşi biz küllendirmeye çalışırken, bu af alevlendirdikçe alevlendirdi. Öyle ki, katlanmakta zorlandığımız acılarımız arttıkça arttı.

    Ve milletimizin bu konudaki acısı bizden daha fazladır diyerek bu olayı milli bir görev saydık.

    Şehitlerimizin az da olsa ruhlarını hafifletmek istedik. Onlara karşı vefa borcumuzu yerine getirmeye çalıştık.

    Üstlendiğimiz zor görevin bilincinde olarak kendi hislerimize mağlup olmayalım, aklımızı kendimize rehber yapalım, millet için araştıralım, kendi acılarımızı çok yansıtmayalım istedik. Zaman zaman acılarımız kabardı, yutkunduk. Her şeye rağmen kendimize hakim olmaya çalıştık. Yılmadan, yorulmadan basını takip ettik, not aldık, okuduk, ilgililer ile görüştük, araştırdık. Ulaştığımız gerçekleri sizlerle paylaşma zamanının geldiği düşüncesine vardık.

    Desteğini aldığımız kişilerin varlığı bizi ümitlendirdi, cesaretlendirdi, derdimizi paylaşmaları acımızı hafifletti. Çalışmamızda her türlü desteği veren yardımlarını bizden esirgemeyen herkese sonsuz şükranlarımızı sunarız.
    Bu çalışmanın içeriği nedir?

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bu zamana kadar daha çok hukukçu kimliği ile öne çıktı. Bundan dolayı beraber çalıştığı hükümetlerle arası bozuldu. Meclisin kendisine gönderdiği yasaların bazılarını ya veto etti, ya da bekletti. Milli Güvenlik Kurulu’nda Ecevit’e kitapçığı fırlatması krizlere bile sebep oldu. Ekonomik dengelerin alt üst olması, onun bu kararlılığını etkilemedi. Ancak; demokrasiyi, laikliği, hukukun üstünlüğünü savunan ve yücelten Cumhurbaşkanı Sayın Sezer’in, samimiyetini sorgulatan gözden kaçmış çok icraatları da oldu.

    Cumhurbaşkanı Sayın Sezer, görevde bulunduğu sürede 260’ı aşkın mahkumu affetti. Cumhurbaşkanının af yetkisi var tabi ki. Ancak Sezer’in affettiği 260’ı aşkın şahıstan 200’e yakınının terörist olmasının üzerinde biraz durup düşünmek gerekiyor.

    CUMHURBAŞKANLARININ AFFETTİĞİ MAHKUM SAYILARI

    CUMHURBAŞKANI SEZER’İN AFFETTİĞİ TERÖRİST MAHKUMLARIN DİĞER MAHKUMLARA ORANI

    Her karış toprağı kan dökülerek, her bir köşesi destanlaşan kahramanlıklar sergilenerek kazanılmış, muzaffer ordular komutanı Ulu önderimizin bize emaneti olan bu cennet vatanın Nutuk’taki öz ifadesi şöyledir: “Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım. Efendiler, bu nutkumla, millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, ‘Türk gençliğine emanet ediyorum”. Bu cümlenin devamında Ulu Önder, gelecekte bize emanet edilen bu kıymetli hazinenin dahili ve harici bedbahtlarının olacağından bahseder. Bundan daha elim ve daha vahim olanının ise memleketin dahilinde yönetimde olanların gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabileceği uyarısında bulunur. Adeta bu sözler bu güne ışık tutmaktadır.

    Başta PKK ve onun destekçisi TİKKO, MLKP, DHKP-C, THKP, TDKP vb. yasadışı örgütlere mensup olan bu teröristlerin gayesi; masum yavrularımıza, savunmasız kadınlarımıza, karşı koymaktan aciz yaşlılarımıza kurşun sıkacak kadar alçakça bir vahşeti uygulayarak, Türk yurdu olan bu ülkeyi bölmek, parçalamak, kendi anlayışları doğrultusunda yeni bir devlet kurmaktır. Gözü dönmüş bu teröristler emellerine ulaşmak için pervasızca başımızın tacı askerimize ve polisimize silah çekmekte, soygun yapmakta, kamu malına zarar vermekte ve her türlü melaneti işlemektedir.

    Kamu yararını gözetmeyi düşünen Cumhurbaşkanı Sezer, AK Parti hükümetinin atamalarında son derece duyarlı davranmış, detaylı araştırma yaptırmış, gerektiğinde ilgili atamayı veto etmiştir. Fakat aynı titizliği(!) nedense terörist affı konusunda göstermemiştir.

    Aşağıda Cumhurbaşkanımız Sayın Sezer’in affettiği kişilerle ilgili detaylı bilgileri okudukça şaşıracaksınız!

    Affedilen teröristler içinde çok sayıda üst düzey örgüt militanı olduğunu

    Salıverildikten sonra tekrar örgüt içerisindeki yerlerini alarak kendilerini yakalayıp adalete teslim eden güvenlik kuvvetlerine karşı daha fazla kin duyarak eylemlere kaldıkları yerden devam ettiklerini

    Örgüte yeni teröristler kazandırıp onları yetiştirdiklerini

    Başta akrabaları olmak üzere yakın çevrelerinde çok sayıda PKK ve onun yandaşı Hizbullah, DHKP/C vb. diğer örgütlerin mensubu teröristlerin bulunduğunu

    Terörist yuvası aileleri ve bu ailelerin tümünün genlerinde vatan, millet, devlet düşmanlığı olduğunu

    9.Cumhurbaşkanımız Sayın Demirel’in de bir sözünde “Hizbullah PKK’nın türevidir” dediği gibi diğer bütün yasadışı örgütlerin aslında PKK paralelinde faaliyet gösterdiğini ve aynı bataklığın içinde yan yana, kol kola yer aldıklarını

    Affedilişe götüren senaryoda yanlış rapor düzenlemekten dolayı meslekten men cezası almış doktorların yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu ve Yardımcısı Bülent Serim’in de “ÇOK İVEDİ” imzalarının bulunduğunu

    Adeta bile bile devletin ayağının altına muz kabuğu konduğunu ve zorla üzerine bastırıldığını

    göreceksiniz.

    Ve kendinize şu soruları soracaksınız:

    Cumhurbaşkanımız Sayın A. Necdet Sezer, vatanın bütünlüğüne, milletin birliğine ve dirliğine kasteden, askerimizi ve polisimizi şehit eden teröristleri neden affeder?

    Güvenlik güçlerimizin yakalayarak adalete teslim ettiği bu azılı teröristlerin, salıverildiklerinde yine devletimiz aleyhinde ve güvenlik güçlerimize karşı bir takım eylemler içinde bulunacakları bilindiği halde neden tekrar tekrar örgütlerine geri kazandırılır?

    Biz bu soruların cevabını bulabilmek için yola çıktık. Affedilmiş teröristlerin kimler olduğundan başladık başlamasına ama… Sonunu bulamadık. Adeta dipsiz bir kuyu. Her yeni adımda bir öncekiyle bağlantılı tüyler ürpertici gerçekler çıktı karşımıza.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.’ sözünü bugün daha iyi anlıyoruz.

    Ey yüce atam! Senin yaklaşık yüzyıl önce gördüklerini biz yeni görüyoruz. Meğer ne kadar yanılmışız senin sözlerin üzerinde daha titiz durmadığımız için. Sen rahat uyu. Yeni Mustafa Kemaller gelmez bu ülkeye bir daha ama Mustafa Kemal izinde olan, damarlarında asil Türk kanı taşıyan, senin emanetin bu cennet vatanın yılmaz bekçisi evlatlarımız tükenmez. Bu topraklar Türk yurdudur ve ilelebet Türk yurdu olarak kalacaktır.

    Vatan bütünlüğümüzün en büyük teminatı olan ordumuzun, yakalayarak adalete teslim ettiği teröristlerin bu şekilde affedilip yine örgütteki yerlerini alarak ordumuza karşı tekrar kullanılmalarını içimize sindiremiyoruz. Bu durumu başta Genel Kurmay Başkanımız Yaşar Büyükanıt Paşamız olmak üzere, Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ Paşamıza, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu’na, Hava Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Faruk Cömert’e, ve Asayişten sorumlu Jandarma Genel Komutanımız Işık Koşaner Paşamıza şikayet ediyoruz.

    Cumhurbaşkanı Sezer’in affettiği teröristlerle ilgili yazılar şu başlıklarda ele alınmıştır:

    1. Cumhurbaşkanı Sezer’in polis katillerini affı insancıl mı?

    2. Son affedilen terörist mercek altında

    3. Canı çıksa huyu çıkmayan teröristler Sezer’in affıyla hapisten çıktı

    4. Sezer affetti, asker affetmedi!

    5. Genel Sekreter Nehrozoğlu’ndan kendi akrabası terörist mahkumlara ‘çok ivedi’ işlem

    6. Terörist affında etkili olan Genel Sekreter Kemal Nehrozoğlu ve yardımcısı Halil Bülent Serim

    7. Af raporlarında imzası bulunan doktorların, meslekten men cezası alan doktorlar olduğu ortaya çıktı.

    8. 10.Cumhurbaşkanımız Sezer terör örgütünün üst düzey sorumlusu mahkumları affetti.

    9. DHKP/C’li terörist mahkumlara Cumhurbaşkanı Sezer’den af ayrıcalığı

    DEVAMI İÇİN ; http://www.teroreodul.com/

    Yazar - Anasayfa

    Kategori Duydunuzmu |