BEYZA
Kategori: canarkadaşk -19 Mart 2007 tarihinde canarkadaş yazmış..
Bir resim gördüm kitabın üstünde
Sonra bir resim de ben çizdim.
Saçlarını savurdum rüzgarın hoyrat ellerine
Gözlerinde mutluluğu estirdim.
Ve adını yazdım bir kenarınaVe içimi döktüm çaresizce satırlara
Hüzünlendim birden
Ve kelimeler dizildi ardısıra
“Ben sana mecburumSen yoksun.”
Kar yağar yüce dağlaraBeyazların en beyazından
Dallara çiçekler düşer ilkbaharda
Beyaz, en beyaz, renkleri hep beyzâ…
Rüyâma girersin sabaha karşı
Titremeyle uyanırım, yokluğunla
Ansızın harfler yine dökülür dilimden
Boşlukta yine adın yazılır:Beyzâ…
Elimdeki kağıdı önce kırmızıya boyadım
Sonra yeşilden çizgiler çektim üstüne
Ve aklıma
Yıllar önce okuduğum bir kitap geldi
Sanki aynı satırları yeniden okudum:
“Yeşil bağla ala karşı
Yakışmazsa öldür beni…”
“Ve Itır çekildi pencereden
Utandı, başını öne eğdi.”
Sonra adını yazdım siyah kalemle
O yeşil çizgilerin arasına: Beyzâ…
Sonra tekrar dağlara baktım
Bu sefer renklerine is düştü
Dağ başında bulutları morarmış gördüm
Güvercinin mor kanadına
Seni sordum
Zaman sensiz geçmiyor
Uyku girmiyor gözüme geceleri
Duvarları bile beyaza boyadım
Karanlık, beyazını gölgeliyor
Düşündükçe
Tüm bunlar rüyaymış gibi geliyor
Beliriyor hayalin birdenbire duvarda
Uzanıyorum
Tutamıyorum
Bağırıyorum ardından:
Beyzââââ….
Koşuyorum ardından tüm gece boyu
Sonra kabuslar konuk oluyor
Hayallerimi darmadağın ediyor
Deli bir rüzgar
Döküyor çiçeklerini baharımın
Bir hoyrat el
Siyah küller savuruyor
Beyaz karlar üstüne…
Ve sonra kefenin biçiliyor beyaz bir kumaştan
Tabutuna yeşil bir yemeni örtüyorlar
Yeşilin en güzelinden
Yeşil sana yakışırdı, beyaz da öyle
Kefeninde bir leke bile yok siyahtan
Ama toprağın siyah eli
Karalıyor bedenini Beyzâ…
Yine beliriyorsun bir serap gibi
Sesin bu defa çok uzaklardan geliyor
Sanki cennetten, hurilerin içinden
Gülümsüyorsun…
O kadar güzelleşmişsin ki
Dünyada bu kadar yakın olmamıştım sana
Çabuk gelmemi istiyorsun Beyazlar ötesinden, çiçekler bahçesinden..
Bu kadar günahımla nasıl gelirim Beyza
Yıkanırken bedenim, kabirde kefenim kararır
Düşündükçe
Düşündükçe elemlenirim, benzim sararır…
Yeşil ve mavi boyasıydı
Sen gidince karaya büründü dünya
Karlara ve bahara leke sürdüler Beyzâ
Sen gidince bu garibi hor gördüler Beyzâ
Sana kavuşmayı bana zor gördüler, çok gördüler Beyzâ…
(Mehmet Bilir 12.01.1996 Elmadağ)
Bu yazı
19 Mart 2007 Pazartesi günü 21:38 gibi
canarkadaşk kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilir,
yorum yapabilir veya kendi sitenizden geri izlemede bulunabilirsiniz.






Mehmet Bilir Yazmış:
Arkadaşlar, şiirde üç mısrayı bugüne kadar hep atlamışız.
“Dünyada bu kadar yakın olmamıştım sana ” mısrasından sonra
“Çabuk gelmemi istiyorsun
Beyazlar ötesinden, çiçekler bahçesinden..
Bu kadar günahımla nasıl gelirim Beyza.. ”
şeklinde devam edecekti. Antoloji.com’a muhtemelen giriş yaparken farkına varmamışız. Paylaşan tüm arkadaşların düzeltmesini temenni ederim.
Saygılarımla..
19 Mart, 2007, 00:16canarkadaş Yazmış:
Hatırlatmanız ve böyle doğa üstü bir şiir için teşekkürler, böyle bir şiiri yazabilen bir insanın olası duyarlılığı içinde ayrıca tebrikler, Bedirhan Gökçe, bu şiirinizini, bana göre çok güzel okur, sizin bu konuda ne düşündüğünüzü sormak isterdim.. Hayırlı geceler.
19 Mart, 2007, 00:35aytac Yazmış:
oldukca guzel bir şiir tesekkurler…
19 Mart, 2007, 22:50Mehmet Bilir Yazmış:
Çok teşekkür ederim.
Bedo abi bu şiiri uzun vakittir okur. İnsan önüne çıkan nadir şiirlerimden. Dergilerde filan da yer almıştı. Gerisi bende saklı..
http://www.antoloji.com/siir/sair/sair.asp?sair=19804 adresinde birkaç tane daha var.
Bedirhan abi son zamanlarda nasıl okuyor takip edemiyorum. Bu kaydedilen ses, kim kaydetmişse ona çok teşekkür ederim. Zaman olarak 1999 yazılmış. Yeni okumaları belki çok daha farklıdır..
Eskiden kullandığı müzik daha farklıydı. radyoda iken daha seçiciydi. O müziğe şiir tam oturuyordu. Bu müzik Beyza’nın duygu yoğunluğuna ve havasına eğreti duruyor. Vurgular da eskisine göre daha farklı. Sanki daha sıradanlaşmış gibi. Eski kayıtlarımı bulabilirsem onları göndereyim size. Aradaki farkı değerlendirebilirsiniz belki.
Ya da şunu diyebilirsiniz: “Arkadaş, daha ne istiyorsun.. Ne güzel okuyor.. Senin kulakların eskisine alışmış.. Sana ondan eğreti duruyor”
Buna da katılırım. Biz eski radyo dinleyicileri hep bu ikileme düştük. Özellikle müziklerde.
Ama usta’mın ağzına, yüreğine sağlık.
Ve arayan, dinleyen tüm Beyza yüreklilerin yüreklerine sağlık..
Yorumunuza çok memnun oldum. Size de böyle duygu yüklü, sağlıklı, uzun bir ömür dilerim.
Saygılarımla
Mehmet Bilir
19 Mart, 2007, 11:00canarkadaş Yazmış:
Ne demek, ben teşekkür ederim, Beyza, diğer şiirleriniz ve yorumlarınız için.. Bedirhan Gökçe yi 2002/2005 arası her gece radyoda dinlerdim, Allah vergisi müthiş bir ses ve TRT geçmişi nedeniyle olsa gerek müthiş bir okuma yeteneğine sahip, ama şiir okumak bir şekilde kendisi için ikinci plana düştü, ayrıca şöhreti de ağır geldi kendisine, bende soğudum 2,3 yıldır takip etmiyorum sizin de dediğiniz gibi eskiden başkaydı, her insan gibi Bedirhan Gökçe de değişti, maalesef olumsuz anlamda.. bahsettiğiniz eski kayıtları bana iletebilirseniz çok memnun olurum, (Rapidshare den olabilir).
Bilmukabele..:
19 Mart, 2007, 12:58antalya Yazmış:
beyza…beyaz,en beyaz ve yaşanan herşeyin tek rengi olsa keşke beyza….
19 Mart, 2007, 20:02şairin diğer şiirlerini de günışığına çıkarmasını bekliyoruz . zira böylesine derin , böylesine güzel mısralar sadece defter arasındaki küçük kağıtlarda kalmamalı. gönlünüze sağlık sayın Bilir…
saygılar…